| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Fatiha 7. Ayet (1:7:9) | الضَّٓالّ۪ينَ | الضالين | ddâllîn(e) | sapmışların | ض ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 6,7. Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil. | |||||
| 2 | Mâide 12. Ayet (5:12:43) | ضَلَّ | ضل | dalle | sapmış olur | ض ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, Allah İsrailoğullarından sağlam söz almıştı. Onlardan on iki temsilci -başkan- seçmiştik. Allah, şöyle demişti: “Sizinle beraberim. Andolsun eğer namazı kılar, zekâtı verir ve elçilerime inanır, onları desteklerseniz, (fakirlere gönülden yardımda bulunarak) Allah’a güzel bir borç verirseniz, elbette sizin kötülüklerinizi örterim ve andolsun sizi, içinden ırmaklar akan cennetlere koyarım. Ama bundan sonra sizden kim inkâr ederse, mutlaka o, dümdüz yoldan sapmıştır.” | |||||
| 3 | Mâide 60. Ayet (5:60:24) | وَاَضَلُّ | واضل | ve edallu | ve daha çok sapmışlardır | ض ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? Onlar, Allah’ın lânetlediği ve gazabına uğrattığı, içlerinden maymunlar ve domuzlar çıkardığı kimseler ile şeytanlara tapan kimselerdir. İşte bunların yeri daha kötüdür ve onlar doğru yoldan daha çok sapmışlardır.” | |||||
| 4 | Mâide 77. Ayet (5:77:16) | ضَلُّوا | ضلوا | dallû | sapmış | ض ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Ey Kitap ehli! Hakkın dışına çıkarak dininizde aşırı gitmeyin. Daha önce sapmış, birçoklarını da saptırmış ve dümdüz yoldan da şaşmış bir milletin arzu ve keyiflerine uymayın.” | |||||
| 5 | En'am 140. Ayet (6:140:17) | ضَلُّوا | ضلوا | dallû | sapmışlardır | ض ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Beyinsizlikleri yüzünden bilgisizce çocuklarını öldürenler, Allah’ın kendilerine verdiği rızkı -Allah’a iftira ederek- haram sayanlar, mutlaka ziyan etmişlerdir. Gerçekten onlar sapmışlardır. Doğru yolu bulmuş da değillerdir. | |||||
| 6 | A'raf 149. Ayet (7:149:0) | ضَلُّواۙ | ضلوا | dallû | sapmış olduklarını | ض ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İsrailoğulları (yaptıklarına) pişman olup, gerçekten sapmış olduklarını görünce, “Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa, mutlaka ziyana uğrayanlardan oluruz” dediler. | |||||
| 7 | Sebe' 50. Ayet (34:50:5) | اَضِلُّ | اضل | edillu | sapmış olurum | ض ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Ben eğer sapmışsam, ancak kendi aleyhime sapmış olurum. Eğer hidayete ermişsem, bu da Rabbimin bana vahyettiği sayesindedir. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, kuluna çok yakındır.” | |||||
| 8 | Sâffât 71. Ayet (37:71:2) | ضَلَّ | ضل | dalle | sapmıştı | ض ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, onlardan önce, evvelkilerin çoğu da sapmıştı. | |||||
| 9 | Zümer 41. Ayet (39:41:13) | يَضِلُّ | يضل | yadillu | sapmış olur | ض ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Biz sana Kitab’ı (Kur’an’ı) insanlar için, hak olarak indirdik. Kim doğru yola girerse, kendisi için girmiş olur. Kim de saparsa, ancak kendi aleyhine sapar. Sen onlara vekil değilsin. | |||||
| 10 | Mümtehine 1. Ayet (60:1:47) | ضَلَّ | ضل | dalle | sapmıştır | ض ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır. | |||||
| 11 | Tahrim 4. Ayet (66:4:6) | صَغَتْ | صغت | saġat | sapmış olmasından | ص غ و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey peygamber’in eşleri!) Eğer siz ikiniz Allah’a tövbe ederseniz, ne iyi. Çünkü kalpleriniz kaydı. Eğer Peygamber’e karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır, Cebrail de, salih mü’minler de. Bunlardan sonra melekler de ona arka çıkarlar. | |||||
| 12 | Kalem 7. Ayet (68:7:6) | ضَلَّ | ضل | dalle | sapmıştır | ض ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapan kişiyi daha iyi bilir. O, hidayete erenleri de daha iyi bilir. | |||||