"sizi" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 818 sonuç bulundu.
200 - 250 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
200 En'am 65. Ayet (6:65:16) يَلْبِسَكُمْ يلبسكم yelbisekum sizi birbirinize düşürüp ل ب س
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “O, size üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) bir azap göndermeğe, ya da sizi grup grup birbirinize düşürmeğe ve kiminizin şiddetini kiminize tattırmaya gücü yetendir.” Bak, anlasınlar diye, âyetleri değişik biçimlerde nasıl açıklıyoruz.
201 En'am 78. Ayet (6:78:18) تُشْرِكُونَ تشركون tuşrikûn(e) sizin ortak koştuğunuz ش ر ك
Diyanet İşleri (Yeni) Güneşi doğarken görünce de, “İşte benim Rabbim! Bu daha büyük” dedi. O da batınca (kavmine dönüp), “Ey kavmim! Ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım” dedi.
202 En'am 80. Ayet (6:80:12) تُشْرِكُونَ تشركون tuşrikûne sizin ortak koştuğunuz ش ر ك
Diyanet İşleri (Yeni) Kavmi onunla tartışmaya girişti. Dedi ki: “Beni doğru yola iletmişken, Allah hakkında benimle tartışmaya mı kalkışıyorsunuz? Hem sizin O’na ortak koştuklarınızdan ben korkmam; ancak Rabbimin bir şey dilemiş olması başka. Rabbimin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?”
203 En'am 81. Ayet (6:81:4) اَشْرَكْتُمْ اشركتم eşraktum sizin ortak koştuğunuz ش ر ك
Diyanet İşleri (Yeni) “Allah’ın, size, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O’na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden ne diye korkayım? Öyle ise iki taraftan hangisi güvende olmaya daha lâyıktır? Eğer biliyorsanız söyleyin.”
204 En'am 91. Ayet (6:91:35) اَنْتُمْ انتم entum ne sizin اَنْتُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler.[183] Çünkü, “Allah, hiç kimseye hiçbir şey indirmedi” dediler.[184] De ki: “Mûsâ’nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği, parça parça kâğıtlar hâline koyup ortaya çıkardığınız, pek çoğunu ise gizlediğiniz; (kendisiyle) sizin de, babalarınızın da bilmediği şeylerin size öğretildiği Kitab’ı kim indirdi?” (Ey Muhammed!) “Allah” (indirdi) de, sonra bırak onları, içine daldıkları batakta oynayadursunlar.
205 En'am 94. Ayet (6:94:5) خَلَقْنَاكُمْ خلقناكم ḣaleknâkum sizi yarattığımız خ ل ق
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geldiniz. Size verdiğimiz dünyalık nimetleri de arkanızda bıraktınız. Hani hakkınızda Allah’ın ortakları olduğunu zannettiğiniz şefaatçilerinizi de yanınızda görmüyoruz? Artık aranızdaki bağlar tamamen kopmuş ve (Allah’ın ortağı olduklarını) iddia ettikleriniz, sizi yüzüstü bırakıp kaybolmuşlardır.
206 En'am 94. Ayet (6:94:10) خَوَّلْنَاكُمْ خولناكم ḣavvelnâkum sizi hayaline daldırdığımız خ و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geldiniz. Size verdiğimiz dünyalık nimetleri de arkanızda bıraktınız. Hani hakkınızda Allah’ın ortakları olduğunu zannettiğiniz şefaatçilerinizi de yanınızda görmüyoruz? Artık aranızdaki bağlar tamamen kopmuş ve (Allah’ın ortağı olduklarını) iddia ettikleriniz, sizi yüzüstü bırakıp kaybolmuşlardır.
207 En'am 97. Ayet (6:97:4) لَكُمُ لكم lekumu sizin için لَكُمُ
Diyanet İşleri (Yeni) O, sayelerinde, kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır. Bilen bir toplum için âyetleri ayrı ayrı açıkladık.
208 En'am 98. Ayet (6:98:3) اَنْشَاَكُمْ انشاكم enşe-ekum sizi inşa eden ن ش أ
Diyanet İşleri (Yeni) O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz var. Biz anlayan bir toplum için âyetleri ayrı ayrı açıklamışızdır.
209 En'am 98. Ayet (6:98:7) فَمُسْتَقَرٌّ فمستقر fe-mustekarrun (sizin için) bir karar ق ر ر
Diyanet İşleri (Yeni) O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz var. Biz anlayan bir toplum için âyetleri ayrı ayrı açıklamışızdır.
210 En'am 104. Ayet (6:104:14) عَلَيْكُمْ عليكم ‘aleykum sizin üzerinize عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbinizden size gerçekleri gösteren deliller[188] geldi. Artık kim gözünü açar hakkı idrak ederse kendi yararına, kim de (hakkın karşısında) körlük ederse kendi zararınadır. Ben başınızda bekçi değilim.
211 En'am 119. Ayet (6:119:24) بِغَيْرِ بغير bi-ġayri olmaksızın غ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, yemek zorunda kaldıklarınız dışında size neleri haram kıldığını tek tek açıklamışken, üzerine adının anıldığı hayvanları yememenizin sebebi nedir.[191] Gerçekten birçokları nefislerinin arzularına uyarak bilmeden (halkı) saptırıyorlar. Şüphesiz senin Rabbin, haddi aşanları çok iyi bilir.
212 En'am 121. Ayet (6:121:16) لِيُجَادِلُوكُمْۚ ليجادلوكم li-yucâdilûkum sizinle mücadele etmelerini ج د ل
Diyanet İşleri (Yeni) Üzerine Allah adı anılmayan (hayvan)lardan yemeyin. Çünkü bu şekilde davranış fasıklıktır. Bir de şeytanlar kendi dostlarına sizinle mücadele etmeleri için mutlaka fısıldarlar. Onlara boyun eğerseniz şüphesiz siz de Allah’a ortak koşmuş olursunuz.[192]
213 En'am 130. Ayet (6:130:12) وَيُنْذِرُونَكُمْ وينذرونكم ve yunżirûnekum ve sizi uyaran ن ذ ر
Diyanet İşleri (Yeni) (O gün Allah, şöyle diyecektir:) “Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan ve bu gününüzün gelip çatacağı hakkında sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?” Onlar şöyle diyecekler: “Biz kendi aleyhimize şahitlik ederiz.” Dünya hayatı onları aldattı ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.
214 En'am 133. Ayet (6:133:7) يُذْهِبْكُمْ يذهبكم yużhibkum sizi uzaklaştırır ذ ه ب
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbin her bakımdan sınırsız zengindir, rahmet sahibidir. Sizi başka bir kavmin soyundan getirdiği gibi, dilerse sizi giderir (yok eder) ve sizden sonra da yerinize dilediğini getirir.
215 En'am 133. Ayet (6:133:14) اَنْشَاَكُمْ انشاكم enşe-ekum sizi yarattığı ن ش أ
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbin her bakımdan sınırsız zengindir, rahmet sahibidir. Sizi başka bir kavmin soyundan getirdiği gibi, dilerse sizi giderir (yok eder) ve sizden sonra da yerinize dilediğini getirir.
216 En'am 142. Ayet (6:142:14) لَكُمْ لكم lekum sizin için لَكُم
Diyanet İşleri (Yeni) Yine O, hayvanlardan da irili ufaklı var edendir.[198] Allah’ın size rızık olarak verdiğinden yiyin de şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.
217 En'am 144. Ayet (6:144:33) بِغَيْرِ بغير bi-ġayri olmaksızın غ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Yine (erkek ve dişi olarak) deveden iki, sığırdan da iki. De ki: “İki erkeği mi haram kıldı, iki dişiyi mi? Yoksa iki dişinin rahimlerinde bulunan (yavru)ları mı? Yoksa Allah size bunları haram ettiğinde, orada hazır mı idiniz!?” İnsanları bilgisizce saptırmak için Allah’a karşı yalan uyduran kimseden daha zalim kimdir? Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.[199]
218 En'am 145. Ayet (6:145:33) بَاغٍ باغ bâġin saldırmaksızın ب غ ي
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Bana vahyolunan Kur’an’da bir kimsenin yiyecekleri arasında leş, akıtılmış kan, domuz eti -ki o şüphesiz necistir- ya da Allah’tan başkası adına kesilmiş bir (murdar) hayvandan başka, haram kılınmış bir şey bulamıyorum. Fakat istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın kim bunlardan yeme zorunda kalırsa yiyebilir.” Şüphesiz Rabbin çok bağışlayandır, çok merhametlidir.[200]
219 En'am 145. Ayet (6:145:35) عَادٍ عاد ‘âdin sınırı aşmaksızın ع د و
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Bana vahyolunan Kur’an’da bir kimsenin yiyecekleri arasında leş, akıtılmış kan, domuz eti -ki o şüphesiz necistir- ya da Allah’tan başkası adına kesilmiş bir (murdar) hayvandan başka, haram kılınmış bir şey bulamıyorum. Fakat istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın kim bunlardan yeme zorunda kalırsa yiyebilir.” Şüphesiz Rabbin çok bağışlayandır, çok merhametlidir.[200]
220 En'am 151. Ayet (6:151:20) نَرْزُقُكُمْ نرزقكم nerzukukum sizi besliyoruz ر ز ق
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) De ki: “Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyi davranın. Fakirlik endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Sizi de onları da biz rızıklandırırız. (Zina ve benzeri) çirkinliklere, bunların açığına da gizlisine de yaklaşmayın.[203] Meşrû bir hak karşılığı olmadıkça, Allah’ın haram (dokunulmaz) kıldığı canı öldürmeyin.[204] İşte size Allah bunu emretti ki aklınızı kullanasınız.”
221 En'am 153. Ayet (6:153:10) بِكُمْ بكم bikum sizi بِكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) İşte bu, benim dosdoğru yolum. Artık ona uyun. Başka yollara uymayın. Yoksa o yollar sizi parça parça edip O’nun yolundan ayırır. İşte size bunları Allah sakınasınız diye emretti.
222 En'am 165. Ayet (6:165:3) جَعَلَكُمْ جعلكم ce’alekum sizi yapan ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) O, sizi yeryüzünde halifeler (oraya hâkim kimseler) yapan, size verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza derece derece üstün kılandır. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır. Şüphe yok ki O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
223 En'am 165. Ayet (6:165:11) لِيَبْلُوَكُمْ ليبلوكم li-yebluvekum sizi denemek için ب ل و
Diyanet İşleri (Yeni) O, sizi yeryüzünde halifeler (oraya hâkim kimseler) yapan, size verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza derece derece üstün kılandır. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır. Şüphe yok ki O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
224 A'raf 10. Ayet (7:10:2) مَكَّنَّاكُمْ مكناكم mekkennâkum biz sizi yerleştirdik م ك ن
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, size yeryüzünde imkân ve iktidar verdik.[214] Sizin için orada birçok geçim imkânları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!
225 A'raf 11. Ayet (7:11:2) خَلَقْنَاكُمْ خلقناكم ḣaleknâkum sizi yarattık خ ل ق
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, sizi yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra da meleklere, “Âdem için saygı ile eğilin” dedik. İblis’ten başka hepsi saygı ile eğildiler. O, saygı ile eğilenlerden olmadı.
226 A'raf 18. Ayet (7:18:11) مِنْكُمْ منكم minkum sizin مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, dedi ki: “Yerilmiş ve kovulmuş olarak çık oradan. Andolsun, onlardan sana kim uyarsa sizin, hepinizi cehenneme doldururum.”
227 A'raf 20. Ayet (7:20:13) نَهٰيكُمَا نهيكما nehâkumâ sizi men'etti ن ه ي
Diyanet İşleri (Yeni) Derken şeytan, kendilerinden gizlenmiş olan avret yerlerini onlara açmak için kendilerine vesvese verdi ve dedi ki: “Rabbiniz size bu ağacı ancak, melek olmayasınız, ya da (cennette) ebedî kalacaklardan olmayasınız diye yasakladı.”
228 A'raf 22. Ayet (7:22:18) اَنْهَكُمَا انهكما enhekumâ ben sizi men'etmedim mi? ن ه ي
Diyanet İşleri (Yeni) Bu sûretle onları kandırarak yasağa sürükledi. Ağaçtan tattıklarında kendilerine avret yerleri göründü. Derhal üzerlerini cennet yapraklarıyla örtmeye başladılar. Rab’leri onlara, “Ben size bu ağacı yasaklamadım mı? Şeytan size apaçık bir düşmandır, demedim mi?” diye seslendi.
229 A'raf 22. Ayet (7:22:26) لَكُمَا لكما lekumâ sizin için لَكُمَا
Diyanet İşleri (Yeni) Bu sûretle onları kandırarak yasağa sürükledi. Ağaçtan tattıklarında kendilerine avret yerleri göründü. Derhal üzerlerini cennet yapraklarıyla örtmeye başladılar. Rab’leri onlara, “Ben size bu ağacı yasaklamadım mı? Şeytan size apaçık bir düşmandır, demedim mi?” diye seslendi.
230 A'raf 24. Ayet (7:24:6) وَلَكُمْ ولكم ve lekum sizin içindir لَكُم
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, dedi ki: “Birbirinizin düşmanı olarak inin (oradan). Size yeryüzünde bir zamana kadar yerleşme ve yararlanma vardır.”
231 A'raf 27. Ayet (7:27:5) يَفْتِنَنَّكُمُ يفتننكم yeftinennekumu sizi bir belaya düşürmesin ف ت ن
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Âdemoğulları! Avret yerlerini kendilerine açmak için, elbiselerini soyarak ana babanızı cennetten çıkardığı gibi, şeytan sizi de saptırmasın. Çünkü o ve kabilesi, onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz, şeytanları, iman etmeyenlerin dostları kılmışızdır.
232 A'raf 27. Ayet (7:27:18) يَرٰيكُمْ يريكم yerâkum sizi görürler ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Âdemoğulları! Avret yerlerini kendilerine açmak için, elbiselerini soyarak ana babanızı cennetten çıkardığı gibi, şeytan sizi de saptırmasın. Çünkü o ve kabilesi, onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz, şeytanları, iman etmeyenlerin dostları kılmışızdır.
233 A'raf 27. Ayet (7:27:24) تَرَوْنَهُمْۜ ترونهم teravnehum sizin onları göremeyeceğiniz ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Âdemoğulları! Avret yerlerini kendilerine açmak için, elbiselerini soyarak ana babanızı cennetten çıkardığı gibi, şeytan sizi de saptırmasın. Çünkü o ve kabilesi, onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz, şeytanları, iman etmeyenlerin dostları kılmışızdır.
234 A'raf 29. Ayet (7:29:15) بَدَاَكُمْ بداكم bede-ekum ilkin sizi yarattığı ب د أ
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Rabbim adaleti emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi (O’na) doğrultun. Dini Allah’a has kılarak O’na ibadet edin. Sizi başlangıçta yarattığı gibi (yine O’na) döneceksiniz.”
235 A'raf 39. Ayet (7:39:6) لَكُمْ لكم lekum sizin لَكُم
Diyanet İşleri (Yeni) Öncekiler sonrakilere, “Sizin bize karşı bir üstünlüğünüz yoktur. Artık kazanmış olduğunuz şeylere karşılık, azabı tadın” derler.
236 A'raf 59. Ayet (7:59:12) لَكُمْ لكم lekum sizin لَكُم
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, Nûh’u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Şüphesiz ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum” dedi.
237 A'raf 62. Ayet (7:62:11) تَعْلَمُونَ تعلمون ta’lemûn(e) sizin bilmediğiniz ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) “Ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ediyorum ve size nasihat ediyorum. Sizin bilmediğiniz şeyleri de Allah tarafından gelen vahiy ile biliyorum.”
238 A'raf 63. Ayet (7:63:10) لِيُنْذِرَكُمْ لينذركم li-yunżirakum sizi uyarmak için ن ذ ر
Diyanet İşleri (Yeni) Sizi uyarması ve sizin de Allah’a karşı gelmekten sakınıp rahmete ulaşmanız için, içinizden bir adam aracılığı ile Rabbinizden size bir zikir (vahiy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı?
239 A'raf 65. Ayet (7:65:11) لَكُمْ لكم lekum sizin لَكُم
Diyanet İşleri (Yeni) Âd kavmine de kardeşleri Hûd’u peygamber olarak gönderdik. Onlara, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” dedi.
240 A'raf 68. Ayet (7:68:5) لَكُمْ لكم lekum sizin için لَكُم
Diyanet İşleri (Yeni) “Rabbimin vahyettiklerini size tebliğ ediyorum. Ben sizin için güvenilir bir nasihatçıyım.”
241 A'raf 69. Ayet (7:69:10) لِيُنْذِرَكُمْۜ لينذركم li-yunżirakum sizi uyarması için ن ذ ر
Diyanet İşleri (Yeni) “Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığıyla Rabbinizden size bir zikir (vahy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı? Hatırlayın ki, Allah sizi Nûh kavminden sonra onların yerine getirdi ve sizi yaratılış itibariyle daha güçlü kıldı. Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz.”
242 A'raf 69. Ayet (7:69:13) جَعَلَكُمْ جعلكم ce’alekum sizi yaptı ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) “Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığıyla Rabbinizden size bir zikir (vahy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı? Hatırlayın ki, Allah sizi Nûh kavminden sonra onların yerine getirdi ve sizi yaratılış itibariyle daha güçlü kıldı. Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz.”
243 A'raf 71. Ayet (7:71:13) اَنْتُمْ انتم entum sadece sizin اَنْتُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Hûd, “Artık size Rabbinizden bir azap ve öfke inmiştir. Allah’ın, haklarında hiçbir delil indirmediği, yalnızca sizin ve babalarınızın uydurduğu birtakım isimler (düzmece tanrılar) hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Öyleyse (başınıza geleceği) bekleyin! Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!” dedi.
244 A'raf 71. Ayet (7:71:23) مَعَكُمْ معكم me’akum sizinle beraber مَعَ
Diyanet İşleri (Yeni) Hûd, “Artık size Rabbinizden bir azap ve öfke inmiştir. Allah’ın, haklarında hiçbir delil indirmediği, yalnızca sizin ve babalarınızın uydurduğu birtakım isimler (düzmece tanrılar) hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Öyleyse (başınıza geleceği) bekleyin! Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!” dedi.
245 A'raf 73. Ayet (7:73:11) لَكُمْ لكم lekum sizin لَكُم
Diyanet İşleri (Yeni) Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka bir ilâh yoktur. Gerçekten size Rabbinizden (benim peygamber olduğumu gösterecek) açık bir delil geldi. İşte size bir mucize olarak Allah’ın şu devesi.. Bırakın onu da Allah’ın mülkünde yesin, içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar.”
246 A'raf 73. Ayet (7:73:33) فَيَأْخُذَكُمْ فيأخذكم fe-ye/ḣużekum yoksa sizi yakalar أ خ ذ
Diyanet İşleri (Yeni) Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka bir ilâh yoktur. Gerçekten size Rabbinizden (benim peygamber olduğumu gösterecek) açık bir delil geldi. İşte size bir mucize olarak Allah’ın şu devesi.. Bırakın onu da Allah’ın mülkünde yesin, içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar.”
247 A'raf 74. Ayet (7:74:3) جَعَلَكُمْ جعلكم ce’alekum sizi yaptı ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) “Hatırlayın ki Allah Âd kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup evler yapıyorsunuz. Artık Allah’ın nimetlerini anın da yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.”
248 A'raf 74. Ayet (7:74:8) وَبَوَّاَكُمْ وبواكم ve bevve-ekum ve sizi yerleştirdi ب و أ
Diyanet İşleri (Yeni) “Hatırlayın ki Allah Âd kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup evler yapıyorsunuz. Artık Allah’ın nimetlerini anın da yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.”
249 A'raf 76. Ayet (7:76:6) اٰمَنْتُمْ امنتم âmentum sizin inandığınızı أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Büyüklük taslayanlar, “Şüphesiz biz sizin inandığınız şeyi inkâr edenleriz” dediler.