| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 74. Ayet (2:74:1) | ثُمَّ | ثم | śumme | sonra yine | ثُمَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki yarılır da içinden sular çıkar. Taş da vardır ki, Allah korkusuyla (yerinden kopup) düşer. Allah, yaptıklarınızdan hiçbir zaman habersiz değildir. | |||||
| 2 | Mâide 71. Ayet (5:71:11) | ثُمَّ | ثم | śümme | sonra yine | ثُمَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Bu yaptıklarında) bir belâ olmayacağını sandılar da kör ve sağır kesildiler. Sonra (tövbe ettiler), Allah da onların tövbesini kabul etti. Sonra yine onlardan çoğu kör ve sağır kesildiler. Allah, onların yaptıklarını hakkıyla görendir. | |||||
| 3 | En'am 46. Ayet (6:46:21) | ثُمَّ | ثم | śümme | sonra yine | ثُمَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Ne dersiniz, eğer Allah sizin kulağınızı ve gözlerinizi alır, kalplerinizi de mühürlerse, Allah’tan başka onu size (geri) getirecek ilâh kimmiş?” Bak, biz âyetleri değişik biçimlerde nasıl açıklıyoruz, sonra onlar nasıl yüz çeviriyorlar? | |||||
| 4 | Kehf 89. Ayet (18:89:1) | ثُمَّ | ثم | śumme | sonra yine | ثُمَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra yine (doğuya doğru) bir yol tuttu. | |||||
| 5 | Kehf 92. Ayet (18:92:1) | ثُمَّ | ثم | śumme | sonra yine | ثُمَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra yine bir yol tuttu. | |||||
| 6 | Enbiyâ 65. Ayet (21:65:1) | ثُمَّ | ثم | śumme | sonra yine | ثُمَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra eski inanç ve inatlarına döndüler ve, “Andolsun, bunların konuşmayacağını sen de bilirsin” dediler. | |||||
| 7 | Mücadele 8. Ayet (58:8:8) | ثُمَّ | ثم | śümme | sonra yine | ثُمَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gizlice konuşmaktan menedilip de, menedildikleri şeyi işleyen ve günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde Allah’ın seni selâmlamadığı selâmla selâmlıyorlar. İçlerinden de, “Söylediklerimizden dolayı Allah bize azap etse ya!” diyorlar. Cehennem onlara yeter! Oraya girecekler. Ne kötü varış yeridir orası![530] | |||||
| 8 | İnfitâr 18. Ayet (82:18:1) | ثُمَّ | ثم | śumme | sonra yine | ثُمَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Evet, hesap ve ceza gününün ne olduğunu sen ne bileceksin? | |||||