| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 130. Ayet (2:130:18) | الصَّالِح۪ينَ | الصالحين | ssâlihîn(e) | salihlerdendir | ص ل ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendini bilmeyenden başka İbrahim’in dininden kim yüz çevirir? Andolsun, biz İbrahim’i bu dünyada seçkin kıldık. Şüphesiz o ahirette de iyilerdendir. | |||||
| 2 | Âl-i İmran 39. Ayet (3:39:20) | الصَّالِح۪ينَ | الصالحين | ssâlihîn(e) | iyiler- | ص ل ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Zekeriya mabedde namaz kılarken melekler ona, “Allah sana, kendisinden gelen bir kelimeyi (İsa’yı) doğrulayıcı, efendi, nefsine hâkim ve salihlerden bir peygamber olarak Yahya’yı müjdeler” diye seslendiler. | |||||
| 3 | Âl-i İmran 46. Ayet (3:46:7) | الصَّالِح۪ينَ | الصالحين | ssâlihîn(e) | ve iyilerden olacaktır | ص ل ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “O, beşikte de, yetişkin çağında da insanlarla konuşacak, salihlerden olacaktır.”[89] | |||||
| 4 | Âl-i İmran 114. Ayet (3:114:15) | الصَّالِح۪ينَ | الصالحين | ssâlihîn(e) | iyiler- | ص ل ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, Allah’a ve ahiret gününe inanırlar. İyiliği emrederler. Kötülükten men ederler, hayır işlerinde birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar salihlerdendir. | |||||
| 5 | Nisâ 69. Ayet (4:69:15) | وَالصَّالِح۪ينَۚ | والصالحين | vessâlihîn(e) | ve Salihlerle | ص ل ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim Allah’a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar, Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddîklarla, şehidlerle ve iyi kimselerle birliktedirler. Bunlar ne güzel arkadaştır. | |||||
| 6 | Mâide 84. Ayet (5:84:16) | الصَّالِح۪ينَ | الصالحين | ssâlihîn(e) | iyi | ص ل ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Rabbimizin, bizi salihler topluluğuyla beraber (cennete) koymasını umarken, Allah’a ve bize gelen gerçeğe ne diye inanmayalım?” | |||||
| 7 | En'am 85. Ayet (6:85:7) | الصَّالِح۪ينَۙ | الصالحين | ssâlihîn(e) | salihler- | ص ل ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Zekeriya’yı, Yahya’yı, İsa’yı, İlyas’ı doğru yola erdirmiştik. Bunların hepsi salih kimselerden idi. | |||||
| 8 | A'raf 196. Ayet (7:196:0) | الصَّالِح۪ينَ | الصالحين | ssâlihîn(e) | iyileri | ص ل ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Çünkü benim velim, Kitab’ı (Kur’an’ı) indiren Allah’tır. O, bütün salihlere velilik eder. | |||||
| 9 | Tevbe 75. Ayet (9:75:0) | الصَّالِح۪ينَ | الصالحين | ssâlihîn(e) | yararlı insanlar- | ص ل ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İçlerinden, “Eğer Allah bize lütuf ve kereminden verirse, mutlaka bol bol sadaka veririz ve mutlaka salihlerden oluruz” diye Allah’a söz verenler de vardır. | |||||
| 10 | Yusuf 101. Ayet (12:101:21) | بِالصَّالِح۪ينَ | بالصالحين | bi-ssâlihîn(e) | iyilere | ص ل ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbim! Gerçekten bana mülk verdin ve bana sözlerin yorumunu öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünyada ve ahirette sen benim velimsin. Benim canımı müslüman olarak al ve beni iyilere kat.” | |||||
| 11 | Nahl 122. Ayet (16:122:9) | الصَّالِح۪ينَۜ | الصالحين | ssâlihîn(e) | iyilerdendir | ص ل ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ona dünyada iyilik verdik. Şüphesiz o, ahirette de salihlerdendir. | |||||
| 12 | Enbiyâ 75. Ayet (21:75:6) | الصَّالِح۪ينَ۟ | الصالحين | ssâlihîn(e) | -Salihler | ص ل ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onu rahmetimizin içine soktuk. Çünkü o, gerçekten salih kimselerdendi. | |||||
| 13 | Enbiyâ 86. Ayet (21:86:6) | الصَّالِح۪ينَ | الصالحين | ssâlihîn(e) | Salihlerdendi | ص ل ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onları da rahmetimizin içine soktuk. Şüphesiz onlar salih kimselerdendi. | |||||
| 14 | Şu'arâ 83. Ayet (26:83:6) | بِالصَّالِح۪ينَۙ | بالصالحين | bi-ssâlihîn(e) | Salihler arasına | ص ل ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat.” | |||||
| 15 | Neml 19. Ayet (27:19:24) | الصَّالِح۪ينَ | الصالحين | ssâlihîn(e) | iyi | ص ل ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Süleyman, onun bu sözüne tebessüm ile gülerek dedi ki: “Ey Rabbim! Beni; bana ve ana-babama verdiğin nimetlere şükretmeye ve razı olacağın salih ameller işlemeye sevk et ve beni rahmetinle salih kullarının arasına kat!” | |||||
| 16 | Kasas 27. Ayet (28:27:29) | الصَّالِح۪ينَ | الصالحين | ssâlihîn(e) | iyiler- | ص ل ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şu’ayb, “Ben, sekiz yıl bana çalışmana karşılık, şu iki kızımdan birisini sana nikâhlamak istiyorum. Eğer sen bunu on yıla tamamlarsan, o da senden olur. Ben seni zora koşmak da istemiyorum. İnşaallah beni salih kimselerden bulacaksın” dedi. | |||||
| 17 | Ankebut 9. Ayet (29:9:7) | الصَّالِح۪ينَ | الصالحين | ssâlihîn(e) | salihler | ص ل ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman edip de salih amel işleyenler var ya, biz onları mutlaka salihler (iyiler) arasına sokacağız. | |||||
| 18 | Ankebut 27. Ayet (29:27:18) | الصَّالِح۪ينَ | الصالحين | ssâlihîn(e) | iyilerdendir | ص ل ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ona (İbrahim’e) İshak’ı ve Yakub’u bahşettik. Onun soyundan gelenlere peygamberlik ve kitab verdik. Ayrıca ona dünyada mükâfatını da verdik. Şüphesiz o, ahirette de salih kimselerdendir. | |||||
| 19 | Sâffât 100. Ayet (37:100:5) | الصَّالِح۪ينَ | الصالحين | ssâlihîn(e) | iyilerden (bir çocuk) | ص ل ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ey Rabbim! Bana salihlerden olacak bir çocuk bağışla.” | |||||
| 20 | Sâffât 112. Ayet (37:112:5) | الصَّالِح۪ينَ | الصالحين | ssâlihîn(e) | iyiler- | ص ل ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz onu salihlerden bir peygamber olarak İshak ile de müjdeledik. | |||||
| 21 | Münafikun 10. Ayet (63:10:20) | الصَّالِح۪ينَ | الصالحين | ssâlihîn(e) | iyiler- | ص ل ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Herhangi birinize ölüm gelip de, “Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!” demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayın. | |||||
| 22 | Kalem 50. Ayet (68:50:5) | الصَّالِح۪ينَ | الصالحين | ssâlihîn(e) | salihler- | ص ل ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Fakat böyle olmadı.) Rabbi onu (peygamber olarak) seçti ve salih kimselerden kıldı. | |||||