"suçlular" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 39 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 En'am 55. Ayet (6:55:6) الْمُجْرِم۪ينَ۟ المجرمين l-mucrimîn(e) suçluların ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Suçluların yolu da açığa çıksın diye âyetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.
2 En'am 123. Ayet (6:123:7) مُجْرِم۪يهَا مجرميها mucrimîhâ (oranın) suçluları ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) İşte böyle, her memlekette günahkârları oranın ileri gelenleri kıldık ki oralarda hilekârlık etsinler. Hâlbuki onlar hilekârlığı ancak kendilerine yaparlar. Ama farkında olmuyorlar.
3 A'raf 40. Ayet (7:40:23) الْمُجْرِم۪ينَ المجرمين l-mucrimîn(e) suçluları ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Âyetlerimizi yalanlayanlar ve o âyetlere uymayı kibirlerine yediremeyenler var ya, onlara göklerin kapıları açılmaz. Onlar, deve iğne deliğinden geçinceye kadar cennete de giremezler![215] Biz suçluları işte böyle cezalandırırız.
4 A'raf 84. Ayet (7:84:8) الْمُجْرِم۪ينَ۟ المجرمين l-mucrimîn(e) suçluların ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Onların üstüne bir azap yağmuru yağdırdık.”[221] Bak, suçluların akıbeti nasıl oldu.
5 Enfal 8. Ayet (8:8:0) الْمُجْرِمُونَۚ المجرمون l-mucrimûn(e) suçlular ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Bu, suçlular hoşlanmasa da Allah’ın hakkı ortaya çıkarması ve batılı ortadan kaldırması içindi.
6 Yunus 13. Ayet (10:13:0) الْمُجْرِم۪ينَ المجرمين l-mucrimîn(e) suçlular ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri hâlde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helâk ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz suçlu toplumu böyle cezalandırırız.
7 Yunus 17. Ayet (10:17:0) الْمُجْرِمُونَ المجرمون l-mucrimûn(e) suçlular ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Artık, Allah’a karşı yalan uydurandan veya O'nun âyetlerini yalanlayandan daha zâlim kimdir? Şüphe yok ki (böyle) suçlular asla kurtuluşa ermezler.
8 Yunus 50. Ayet (10:50:0) الْمُجْرِمُونَ المجرمون l-mucrimûn(e) suçlular ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Söyleyin bakalım, O’nun azabı size geceleyin veya gündüzün (ansızın) gelecek olsa, suçlular bunun hangisini acele isterler?!” (Bunların hiçbiri istenecek bir şey değildir.)
9 Yunus 82. Ayet (10:82:0) الْمُجْرِمُونَ۟ المجرمون l-mucrimûn(e) suçlular ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Suçluların hoşuna gitmese de, Allah, hakkı sözleriyle gerçekleştirecektir.”
10 Hûd 52. Ayet (11:52:18) مُجْرِم۪ينَ مجرمين mucrimîn(e) suçlular olarak ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) “Ey kavmim! Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O’na tövbe edin ki, üzerinize bol bol yağmur göndersin ve gücünüze güç katsın. Günahkârlar olarak yüz çevirmeyin.”
11 Yusuf 110. Ayet (12:110:19) الْمُجْرِم۪ينَ المجرمين l-mucrimîn(e) suçlular ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Nihayet peygamberler ümitlerini kesecek hâle gelip yalanlandıklarını düşündükleri sırada, onlara yardımımız geldi de, böylece dilediğimiz kimseler kurtuluşa erdirildi. Azabımız ise, suçlular topluluğundan geri çevrilemez.
12 İbrahim 49. Ayet (14:49:2) الْمُجْرِم۪ينَ المجرمين l-mucrimîne suçluları ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) O gün, suçluları zincirlere vurulmuş olarak görürsün.
13 Hicr 12. Ayet (15:12:5) الْمُجْرِم۪ينَۙ المجرمين l-mucrimîn(e) suçluların ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Aynı şekilde (onların tutumlarına uygun olarak) biz onu suçluların kalbine sokarız.[296]
14 Kehf 49. Ayet (18:49:4) الْمُجْرِم۪ينَ المجرمين l-mucrimîne suçluların ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Kitap ortaya konur. Suçluları, kitabın içindekilerden korkuya kapılmış görürsün. “Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük, büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!” derler. Onlar bütün yaptıklarını karşılarında bulurlar. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.
15 Kehf 53. Ayet (18:53:2) الْمُجْرِمُونَ المجرمون l-mucrimûne suçlular ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Suçlular (o gün) ateşi görünce, onun içine düşeceklerini iyice anlayacaklar ve ondan kurtuluş yolu da bulamayacaklardır.
16 Meryem 86. Ayet (19:86:2) الْمُجْرِم۪ينَ المجرمين l-mucrimîne suçluları da ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) 85,86. Allah’a karşı gelmekten sakınanları Rahmân’ın huzurunda bir elçiler heyeti gibi toplayacağımız, suçluları da suya koşan susuz develer gibi cehenneme sevk edeceğimiz günü düşün!
17 Tâhâ 102. Ayet (20:102:6) الْمُجْرِم۪ينَ المجرمين l-mucrimîne suçluları ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) O gün günahkârları, (gözleri korkudan donup) gömgök kesilmiş olarak haşredeceğiz.
18 Furkan 22. Ayet (25:22:7) لِلْمُجْرِم۪ينَ للمجرمين lil-mucrimîne suçlulara ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat melekleri görecekleri gün, işte o gün suçlulara hiçbir müjde yoktur. “Eyvah! Biz Allah’ın rahmetinden tamamen uzaklaştırılmışız”[391] diyecekler.
19 Furkan 31. Ayet (25:31:7) الْمُجْرِم۪ينَۜ المجرمين l-mucrimîn(e) suçlular- ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Biz, işte böyle, her peygamber için suçlulardan bir düşman yarattık. Yol gösterici ve yardım edici olarak Rabbin yeter.
20 Şu'arâ 99. Ayet (26:99:4) الْمُجْرِمُونَ المجرمون l-mucrimûn(e) suçlulardan ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) “Bizi ancak (önderlerimiz olan) suçlular saptırdı.”
21 Şu'arâ 200. Ayet (26:200:5) الْمُجْرِم۪ينَۜ المجرمين l-mucrimîn(e) suçluların ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) İşte böylece biz onu (Kur’an’ı) suçluların kalbine soktuk.[402]
22 Neml 69. Ayet (27:69:9) الْمُجْرِم۪ينَ المجرمين l-mucrimîn(e) suçluların ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Yeryüzünde dolaşın da suçluların sonunun nasıl olduğuna bir bakın.”
23 Kasas 17. Ayet (28:17:9) لِلْمُجْرِم۪ينَ للمجرمين lil-mucrimîn(e) suçlulara ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) “Rabbim! Bana verdiğin nimetle asla suçlulara arka çıkmayacağım” dedi.
24 Kasas 78. Ayet (28:78:28) الْمُجْرِمُونَ المجرمون l-mucrimûn(e) suçlulara ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Kârûn, “Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir” dedi. O, Allah’ın kendinden önceki nesillerden, ondan daha kuvvetli ve daha çok mal biriktirmiş kimseleri helâk etmiş olduğunu bilmiyor muydu? Suçlulukları kesinleşmiş olanlara günahları konusunda soru sorulmaz (Çünkü Allah hepsini bilir).
25 Rum 12. Ayet (30:12:5) الْمُجْرِمُونَ المجرمون l-mucrimûn(e) suçlular ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Kıyametin kopacağı günde, suçlular hayal kırıklığı içinde ümitsizliğe düşeceklerdir.
26 Rum 55. Ayet (30:55:5) الْمُجْرِمُونَۙ المجرمون l-mucrimûne suçlular ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Kıyametin kopacağı gün suçlular, (dünyada) bir andan fazla kalmadıklarına yemin ederler. Onlar (dünyada haktan) işte böyle döndürülüyorlardı.
27 Secde 12. Ayet (32:12:4) الْمُجْرِمُونَ المجرمون l-mucrimûne suçluları ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Suçlular, Rablerinin huzurunda boyunlarını büküp, “Rabbimiz! (Gerçeği) gördük ve işittik. Artık şimdi bizi (dünyaya) döndür ki, salih amel işleyelim. Biz artık kesin olarak inanmaktayız” dedikleri vakit, (onları) bir görsen!
28 Secde 22. Ayet (32:22:12) الْمُجْرِم۪ينَ المجرمين l-mucrimîne suçlular- ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Kim, Rabbinin âyetleri kendisine hatırlatıldıktan sonra onlardan yüz çevirenden daha zalimdir? Şüphesiz ki biz suçlulardan intikam alıcıyız.
29 Yâsîn 59. Ayet (36:59:4) الْمُجْرِمُونَ المجرمون l-mucrimûn(e) suçlular ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) (Allah, şöyle der:) “Ey suçlular! Ayrılın bu gün!”
30 Sâffât 34. Ayet (37:34:4) بِالْمُجْرِم۪ينَ بالمجرمين bilmucrimîn(e) suçlulara ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) İşte biz suçlulara böyle yaparız.
31 Zuhruf 74. Ayet (43:74:2) الْمُجْرِم۪ينَ المجرمين l-mucrimîne suçlular ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz suçlular cehennem azabında devamlı kalacaklardır.
32 Câsiye 31. Ayet (45:31:12) مُجْرِم۪ينَ مجرمين mucrimîn(e) suçlulardan ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenlere gelince, onlara şöyle denir: “Âyetlerim size okunmuştu da sizler büyüklük taslamış ve günahkâr bir kavim olmuş değil miydiniz?”
33 Kamer 47. Ayet (54:47:2) الْمُجْرِم۪ينَ المجرمين l-mucrimîne suçlular ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz suçlular (müşrikler) sapıklık ve ateşler içindedirler.
34 Rahman 41. Ayet (55:41:2) الْمُجْرِمُونَ المجرمون l-mucrimûne suçlular ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Suçlular simalarından tanınır da, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.
35 Rahman 43. Ayet (55:43:6) الْمُجْرِمُونَۢ المجرمون l-mucrimûn(e) suçluların ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) İşte bu suçluların yalanladıkları cehennemdir.
36 Kalem 35. Ayet (68:35:3) كَالْمُجْرِم۪ينَۜ كالمجرمين kel-mucrimîn(e) suçlular gibi ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Biz müslümanları suçlular gibi kılar mıyız?
37 Müddessir 41. Ayet (74:41:2) الْمُجْرِم۪ينَۙ المجرمين l-mucrimîn(e) suçluların ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) 40,41,42. Onlar cennetlerdedirler. Birbirlerine suçlular hakkında sorular sorarlar ve dönüp onlara şöyle derler: “Sizi Sekar’a (cehenneme) ne soktu?”
38 Mürselât 18. Ayet (77:18:3) بِالْمُجْرِم۪ينَ بالمجرمين bil-mucrimîn(e) suçlulara ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Biz suçlulara işte böyle yaparız.
39 Mürselât 46. Ayet (77:46:5) مُجْرِمُونَ مجرمون mucrimûn(e) suçlularsınız ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Ey inkâr edenler! (Dünyada) yiyin ve birazcık yararlanın! Şüphesiz sizler suçlularsınız.