| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 22. Ayet (2:22:19) | تَجْعَلُوا | تجعلوا | tec’alû | koşmayın | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah’a ortaklar koşmayın. | |||||
| 2 | Bakara 30. Ayet (2:30:11) | اَتَجْعَلُ | اتجعل | etec’alu | mi yaratacaksın? | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani, Rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti. Onlar, “Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamdederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz.” demişler. Allah da, “Ben sizin bilmediğinizi bilirim” demişti. | |||||
| 3 | Bakara 224. Ayet (2:224:2) | تَجْعَلُوا | تجعلوا | tec’alû | kılmayın | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İyilik etmemek, takvaya sarılmamak, insanlar arasını ıslah etmemek yolundaki yeminlerinize Allah’ı siper yapmayın. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. | |||||
| 4 | Nisâ 144. Ayet (4:144:14) | تَجْعَلُوا | تجعلوا | tec’alû | vermek | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah’a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz? | |||||
| 5 | En'am 91. Ayet (6:91:26) | تَجْعَلُونَهُ | تجعلونه | tec’alûnehu | siz onu haline getirip | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler.[183] Çünkü, “Allah, hiç kimseye hiçbir şey indirmedi” dediler.[184] De ki: “Mûsâ’nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği, parça parça kâğıtlar hâline koyup ortaya çıkardığınız, pek çoğunu ise gizlediğiniz; (kendisiyle) sizin de, babalarınızın da bilmediği şeylerin size öğretildiği Kitab’ı kim indirdi?” (Ey Muhammed!) “Allah” (indirdi) de, sonra bırak onları, içine daldıkları batakta oynayadursunlar. | |||||
| 6 | A'raf 47. Ayet (7:47:10) | تَجْعَلْنَا | تجعلنا | tec’alnâ | bizi bulundurma | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gözleri cehennemlikler tarafına çevrildiği zaman, “Ey Rabbimiz! Bizi zalim toplumla beraber kılma” derler. | |||||
| 7 | A'raf 150. Ayet (7:150:0) | تَجْعَلْن۪ي | تجعلني | tec’alnî | beni tutma | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ, kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, “Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?” dedi. (Öfkesinden) levhaları attı ve kardeşinin saçından tuttu, onu kendine doğru çekmeye başladı. (Kardeşi) “Ey anam oğlu” dedi, “Kavim beni güçsüz buldu. Az kalsın beni öldürüyorlardı. Sen de bana böyle davranarak düşmanları sevindirme. Beni o zalimler topluluğu ile bir tutma.” | |||||
| 8 | Yunus 85. Ayet (10:85:0) | تَجْعَلْنَا | تجعلنا | tec’alnâ | bizi kılma | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar da şöyle dediler: “Biz yalnız Allah’a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz, bizi zalimler topluluğunun baskı ve şiddetine maruz bırakma!” | |||||
| 9 | İsrâ 22. Ayet (17:22:2) | تَجْعَلْ | تجعل | tec’al | edinme | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah ile birlikte başka bir tanrı edinme, yoksa kınanmış ve yalnızlığa itilmiş olarak kalırsın. | |||||
| 10 | İsrâ 29. Ayet (17:29:2) | تَجْعَلْ | تجعل | tec’al | yapma | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın.[314] | |||||
| 11 | İsrâ 39. Ayet (17:39:9) | تَجْعَلْ | تجعل | tec’al | edinme | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunlar, Rabbinin sana vahyettiği bazı hikmetlerdir. Allah ile birlikte başka ilâh edinme. Sonra kınanmış ve Allah’ın rahmetinden kovulmuş olarak cehenneme atılırsın. | |||||
| 12 | Kehf 94. Ayet (18:94:17) | تَجْعَلَ | تجعل | tec’ale | yapman | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dediler ki: “Ey Zülkarneyn! Ye’cüc ve Me’cüc (adlı kavimler) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktadırlar. Onlarla bizim aramıza bir engel yapman karşılığında sana bir vergi verelim mi?”[335] | |||||
| 13 | Mü'minûn 94. Ayet (23:94:3) | تَجْعَلْن۪ي | تجعلني | tec’alnî | beni bırakma | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 93,94. De ki: “Ey Rabbim! Onlara yöneltilen tehditleri bana mutlaka göstereceksen, beni o zalim milletin içinde bulundurma.” | |||||
| 14 | Nûr 63. Ayet (24:63:2) | تَجْعَلُوا | تجعلوا | tec’alû | bir tutmayın | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey inananlar!) Peygamberin (sizi) çağırmasını aranızda birbirinizi çağırmanız gibi tutmayın. İçinizden biribirini siper ederek sıvışıp gidenleri Allah gerçekten bilir. Artık onun emrine muhalefet edenler, başlarına bir belânın gelmesinden veya elem dolu bir azaba uğramaktan sakınsınlar. | |||||
| 15 | Fussilet 9. Ayet (41:9:9) | وَتَجْعَلُونَ | وتجعلون | ve tec’alûne | ve koşuyorsunuz | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Siz mi yeri iki günde (iki evrede) yaratanı inkâr ediyor ve O’na ortaklar koşuyorsunuz? O, âlemlerin Rabbidir.” | |||||
| 16 | Zâriyât 51. Ayet (51:51:2) | تَجْعَلُوا | تجعلوا | tec’alû | uydurmayın | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah ile beraber başka bir ilâh edinmeyin. Gerçekten ben, size, Allah tarafından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım. | |||||
| 17 | Vâkı'a 82. Ayet (56:82:1) | وَتَجْعَلُونَ | وتجعلون | ve tec’alûne | ve kılıyorsunuz? | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 81,82. Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz ve Allah’ın verdiği rızka O’nu yalanlayarak mı şükrediyorsunuz? | |||||
| 18 | Haşr 10. Ayet (59:10:14) | تَجْعَلْ | تجعل | tec’al | bırakma | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlardan sonra gelenler ise şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin tutturma! Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen çok esirgeyicisin, çok merhametlisin.”[534] | |||||
| 19 | Mümtehine 5. Ayet (60:5:3) | تَجْعَلْنَا | تجعلنا | tec’alnâ | bizi yapma | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ey Rabbimiz! Bizi, inkâr edenlerin zulmüne uğratma. Bizi bağışla. Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.” | |||||