| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 25. Ayet (2:25:9) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akan | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her rızık verilişinde, “Bu (tıpkı) daha önce (dünyada iken) bize verilen rızık!” diyecekler. Hâlbuki bu rızık onlara (dünyadakine) benzer olarak verilmiştir. Onlar için orada tertemiz eşler de vardır. Onlar orada ebedî kalacaklardır. | |||||
| 2 | Bakara 164. Ayet (2:164:11) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | taşıyıp giden | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden gemilerde, Allah’ın gökyüzünden indirip kendisiyle ölmüş toprağı dirilttiği yağmurda, yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgârları ve gökle yer arasındaki emre amade bulutları evirip çevirmesinde elbette düşünen bir topluluk için deliller vardır. | |||||
| 3 | Bakara 266. Ayet (2:266:10) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akan | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi olsun; himayeye muhtaç çocukları var iken ihtiyarlık gelip kendisine çatsın; derken bağı ateşli (yıldırımlı) bir kasırga vursun da orası yanıversin? Allah, düşünesiniz diye size âyetlerini böyle açıklıyor.[75] | |||||
| 4 | Âl-i İmran 15. Ayet (3:15:11) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akan | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Size, onlardan daha hayırlısını haber vereyim mi? Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için Rableri katında, içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve Allah’ın rızası vardır.” Allah, kullarını hakkıyla görendir. | |||||
| 5 | Âl-i İmran 136. Ayet (3:136:7) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akan | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte onların mükâfatı Rab’leri tarafından bağışlanma ve içinden ırmaklar akan cennetlerdir ki orada ebedî kalacaklardır. (Allah yolunda) çalışanların mükâfatı ne güzeldir! | |||||
| 6 | Âl-i İmran 195. Ayet (3:195:32) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akan | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rableri, onlara şu karşılığı verdi: “Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden hiçbir çalışanın amelini zayi etmeyeceğim. Sizler birbirinizdensiniz. Hicret edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet görenler, savaşanlar ve öldürülenlerin de andolsun, günahlarını elbette örteceğim. Allah katından bir mükâfat olmak üzere, onları içinden ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Mükâfatın en güzeli Allah katındadır.” | |||||
| 7 | Âl-i İmran 198. Ayet (3:198:7) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akan | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Fakat Rablerine karşı gelmekten sakınanlar için, Allah katından bir konaklama yeri olarak, içinde ebedî kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler vardır. Allah katında olan şeyler iyiler için daha hayırlıdır. | |||||
| 8 | Nisâ 13. Ayet (4:13:10) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akan | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte bu (hükümler) Allah’ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah’a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır. | |||||
| 9 | Nisâ 57. Ayet (4:57:7) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akan | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman edip salih ameller işleyenleri ise, içinden ırmaklar akan, içlerinde ebedî kalacakları cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları, koyu gölgeler altında bulunduracağız. | |||||
| 10 | Nisâ 122. Ayet (4:122:7) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akan | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman edip salih ameller işleyenleri de ebedî olarak kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur. Kimdir sözü Allah’ınkinden daha doğru olan? | |||||
| 11 | Mâide 12. Ayet (5:12:33) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akan | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, Allah İsrailoğullarından sağlam söz almıştı. Onlardan on iki temsilci -başkan- seçmiştik. Allah, şöyle demişti: “Sizinle beraberim. Andolsun eğer namazı kılar, zekâtı verir ve elçilerime inanır, onları desteklerseniz, (fakirlere gönülden yardımda bulunarak) Allah’a güzel bir borç verirseniz, elbette sizin kötülüklerinizi örterim ve andolsun sizi, içinden ırmaklar akan cennetlere koyarım. Ama bundan sonra sizden kim inkâr ederse, mutlaka o, dümdüz yoldan sapmıştır.” | |||||
| 12 | Mâide 85. Ayet (5:85:6) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akan | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dedikleri bu söze karşılık Allah onlara, devamlı kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetleri mükâfat olarak verdi. İşte bu, iyilik yapanların mükâfatıdır. | |||||
| 13 | Mâide 119. Ayet (5:119:10) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akan | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, şöyle diyecek: “Bugün, doğrulara, doğruluklarının yarar sağlayacağı gündür.” Onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler vardır. Allah, onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte bu büyük başarıdır. | |||||
| 14 | En'am 6. Ayet (6:6:22) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akar | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlardan önce nice nesilleri helâk ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkân ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur yağdırmıştık. Topraklarından nehirler akıttık. Sonra da günahları sebebiyle onları helâk ettik ve arkalarından başka bir nesil var ettik. | |||||
| 15 | A'raf 43. Ayet (7:43:7) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akmaktadır | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz onların kalplerinde kin namına ne varsa söküp attık. Altlarından da ırmaklar akar. “Hamd, bizi buna eriştiren Allah’a mahsustur. Eğer Allah’ın bizi eriştirmesi olmasaydı, biz hidayete ermiş olamazdık. Andolsun, Rabbimizin peygamberleri bize hakkı getirmişler” derler. Onlara, “İşte yaptığınız (iyi işler) sayesinde kendisine varis kılındığınız cennet!” diye seslenilir. | |||||
| 16 | Tevbe 72. Ayet (9:72:0) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akan | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara, ebedî olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde çok güzel köşkler va’detti. Allah’ın rızası ise, bunların hepsinden daha büyüktür. İşte bu büyük başarıdır. | |||||
| 17 | Tevbe 89. Ayet (9:89:0) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akan | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah onlara, içinde ebedî kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük başarıdır. | |||||
| 18 | Tevbe 100. Ayet (9:100:0) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akan | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İslâm’ı ilk önce kabul eden muhâcirler ve ensar ile, iyilikle onlara uyanlar var ya, Allah onlardan razı olmuş; onlar da O’ndan razı olmuşlardır. Allah, onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük başarıdır. | |||||
| 19 | Yunus 9. Ayet (10:9:0) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akar | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Fakat) iman edip salih ameller işleyenlere gelince, Rableri onları imanları sebebiyle, hidayete erdirir. Nimetlerle dolu cennetlerde altlarından ırmaklar akar. | |||||
| 20 | Hûd 42. Ayet (11:42:2) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | geçirirken | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu. Nûh, ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna, “Yavrucuğum, bizimle beraber sen de bin, inkârcılarla birlikte olma” diye seslendi. | |||||
| 21 | Ra'd 35. Ayet (13:35:6) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akar | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a karşı gelmekten sakınanlara va’dolunan cennetin durumu şudur: Onun içinden ırmaklar akar, yemişleri ve gölgeleri devamlıdır. İşte bu, Allah’a karşı gelmekten sakınanların sonudur. İnkâr edenlerin sonu ise ateştir. | |||||
| 22 | İbrahim 23. Ayet (14:23:7) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akan | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnanan ve salih ameller işleyenler, Rablerinin izniyle, ebedî kalacakları ve içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokulacaklardır. Oradaki esenlik dilekleri “selâm”dır. | |||||
| 23 | İbrahim 32. Ayet (14:32:19) | لِتَجْرِيَ | لتجري | li-tecriye | akıp gitmesi için | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, gökleri ve yeri yaratan, gökten yağmur indiren ve onunla size rızık olarak türlü meyveler çıkaran, emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri emrinize veren, nehirleri de hizmetinize sunandır. | |||||
| 24 | Nahl 31. Ayet (16:31:4) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akan | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İçinden nehirler akan Adn cennetlerine gireceklerdir. Kendileri için orada diledikleri her şey vardır. Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları böyle mükâfatlandırır. | |||||
| 25 | Kehf 31. Ayet (18:31:5) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akar | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte onlar için içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada tahtlar üzerine kurularak altın bileziklerle süslenecekler, ince ve kalın ipekten yeşil giysiler giyeceklerdir. O ne güzel karşılıktır! Cennet de ne güzel bir yaslanacak yerdir! | |||||
| 26 | Tâhâ 76. Ayet (20:76:3) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akan | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 75,76. Her kim de O’na salih ameller işlemiş bir mü’min olarak varırsa, işte onlar için en yüksek dereceler, içinden ırmaklar akan, içinde ebediyyen kalacakları Adn cennetleri vardır. İşte bu, günahlardan temizlenenlerin mükâfatıdır. | |||||
| 27 | Enbiyâ 81. Ayet (21:81:4) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akıp giderdi | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Süleyman’ın hizmetine de güçlü esen rüzgârı verdik. Rüzgâr, onun emriyle içinde bereketler yarattığımız yere eser giderdi. Biz, her şeyi hakkıyla bileniz. | |||||
| 28 | Hacc 14. Ayet (22:14:9) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akan | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Muhakkak ki Allah, iman edip salih ameller işleyenleri içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Şüphesiz Allah, dilediğini yapar. | |||||
| 29 | Hacc 23. Ayet (22:23:9) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akan | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Allah, iman edip salih ameller işleyenleri içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacak, orada altından bileziklerle, incilerle süsleneceklerdir. Oradaki giysileri ise ipektir. | |||||
| 30 | Hacc 65. Ayet (22:65:11) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akıp giden | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Görmüyor musun ki, Allah bütün yerdekileri ve emri uyarınca denizde akıp gitmekte olan gemileri sizin hizmetinize vermiştir. İzni olmaksızın yerin üzerine düşmesin diye göğü O tutuyor. Şüphesiz ki Allah, insanlara karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir. | |||||
| 31 | Furkan 10. Ayet (25:10:11) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akan | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dilerse sana bundan daha güzelini, içinden ırmaklar akan cennetleri verebilecek olan, sana saraylar kurabilecek olan Allah’ın şanı yücedir. | |||||
| 32 | Ankebut 58. Ayet (29:58:9) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akan | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman edip salih amel işleyenler var ya, onları içinden ırmaklar akan ve içinde ebedî kalacakları cennet köşklerine yerleştireceğiz. Çalışanların mükâfatı ne güzeldir! | |||||
| 33 | Rum 46. Ayet (30:46:10) | وَلِتَجْرِيَ | ولتجري | ve li-tecriye | ve yürümesi için | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rüzgârları, yağmurun müjdecileri olarak göndermesi, Allah’ın (varlık ve kudretinin) delillerindendir. O, bunu, size rahmetinden tattırmak, emriyle gemilerin yol alması, O’nun lütfundan rızkınızı aramanız ve şükretmeniz için yapar. | |||||
| 34 | Lokman 31. Ayet (31:31:5) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | gidiyor | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Görmedin mi ki, gemiler Allah’ın nimetiyle denizde akıp gitmektedir. Allah, bunu âyetlerinden bir kısmını size göstermek için yapmaktadır. Şüphesiz ki bunda hakkıyla sabreden, hakkıyla şükreden herkes için ibretler vardır. | |||||
| 35 | Yâsîn 38. Ayet (36:38:2) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akıp gider | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. Bu, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen Allah’ın takdiri (düzenlemesi)dir. | |||||
| 36 | Sâd 36. Ayet (38:36:4) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | eserdi | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz de rüzgârı onun buyruğuna verdik. Rüzgâr, onun emriyle dilediği yere hafif hafif eserdi. | |||||
| 37 | Zümer 20. Ayet (39:20:11) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akmaktadır | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Fakat Rabbine karşı gelmekten sakınanlar için (cennette) üst üste yapılmış ve altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur. Allah, va’dinden dönmez. | |||||
| 38 | Zuhruf 51. Ayet (43:51:14) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akıp giden | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Firavun, kavmine seslenerek dedi ki: “Ey kavmim! Mısır hükümdarlığı benim değil mi? Şu nehirler de benim altımdan akıyor (değil mi?) Hâlâ görmüyor musunuz?” | |||||
| 39 | Câsiye 12. Ayet (45:12:6) | لِتَجْرِيَ | لتجري | li-tecriye | akıp gitsin diye | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, içinde gemilerin, emriyle akıp gitmesi, O’nun lütfunu aramanız ve şükretmeniz için denizi sizin hizmetinize verendir. | |||||
| 40 | Muhammed 12. Ayet (47:12:9) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akan | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Allah, inanıp salih ameller işleyenleri, içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. İnkâr edenler ise (dünya zevklerinden) yararlanırlar ve hayvanların yediği gibi yerler. Onların kalacakları yer ateştir. | |||||
| 41 | Fetih 5. Ayet (48:5:5) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akan | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bütün bunlar Allah’ın; inanan erkek ve kadınları, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetlere koyması, onların kötülüklerini örtmesi içindir. İşte bu, Allah katında büyük bir başarıdır. | |||||
| 42 | Fetih 17. Ayet (48:17:19) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akan | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya güçlük yoktur. (Bunlar savaşa katılmak zorunda değillerdir.) Kim Allah’a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim de yüz çevirirse, onu elem dolu bir azaba uğratır. | |||||
| 43 | Kamer 14. Ayet (54:14:1) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akıp gidiyordu | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gemi, inkâr edilen kimseye (Nuh’a) bir mükâfat olarak gözetimimiz altında yüzüyordu. | |||||
| 44 | Rahman 50. Ayet (55:50:3) | تَجْرِيَانِۚ | تجريان | tecriyân(i) | akıp giden | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İçlerinde akan iki pınar vardır. | |||||
| 45 | Hadîd 12. Ayet (57:12:13) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akan | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mü’min erkeklerle mü’min kadınların nurlarının, önlerinde ve sağlarında koştuğunu göreceğin gün kendilerine şöyle denir: “Bugün size müjdelenen şey içlerinden ırmaklar akan, ebedî olarak kalacağınız cennetlerdir.” İşte bu büyük başarıdır. | |||||
| 46 | Mücadele 22. Ayet (58:22:32) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akan | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğun, babaları, oğulları, kardeşleri yahut kendi soy-sopları olsalar bile, Allah’a ve peygamberine düşman olan kimselere sevgi beslediğini göremezsin. İşte Allah onların kalplerine imanı yazmış ve onları kendi katından bir ruh ile desteklemiştir. Onları, içlerinden ırmaklar akan ve içlerinde ebedî kalacakları cennetlere sokacaktır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte onlar, Allah’ın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, Allah’ın tarafında olanlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. | |||||
| 47 | Saf 12. Ayet (61:12:6) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akan | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Bunu yapınız ki) Allah, günahlarınızı bağışlasın, sizi içinden ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koysun. İşte bu büyük başarıdır. | |||||
| 48 | Teğabun 9. Ayet (64:9:18) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akan | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Toplanma vakti için Allah'ın sizi toplayacağı günü düşün. O gün aldanışın ortaya çıkacağı gündür. Kim Allah'a inanır ve salih amel işlerse, Allah onun kötülüklerini örter ve onu içinden ırmaklar akan, ebedî kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır. | |||||
| 49 | Talak 11. Ayet (65:11:23) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akan | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman edip salih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah’ın apaçık âyetlerini okuyan bir peygamber gönderdi. Kim Allah’a inanır ve salih bir amel işlerse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere sokar. Allah, gerçekten ona güzel bir rızık vermiştir. | |||||
| 50 | Tahrim 8. Ayet (66:8:18) | تَجْر۪ي | تجري | tecrî | akan | ج ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a içtenlikle tövbe edin. Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Onların nurları önlerinden ve sağlarından aydınlatır, gider. “Ey Rabbimiz! Nûrumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü senin her şeye hakkıyla gücün yeter” derler. | |||||