"tek" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 145 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Neml 82. Ayet (27:82:11) اَنَّ ان enne elbetteki  أَنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) (Kıyametin kopacağına dair) o söz başlarına gelince, onlar için yerden kendilerine bir dâbbe (canlı bir yaratık) çıkarırız. O, onlara insanların âyetlerimize kesin olarak inanmadıklarını söyler.
2 Âl-i İmran 13. Ayet (3:13:13) وَاُخْرٰى واخرى ve uḣrâ öteki de أ خ ر
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz, karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için bir ibret vardır: Bir topluluk Allah yolunda çarpışıyordu. Öteki ise kâfirdi. (Onları) göz bakışıyla kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allah da dilediğini yardımıyla destekliyordu. Basireti olanlar için bunda elbette ibret vardır.[85]
3 Nisâ 102. Ayet (4:102:20) اُخْرٰى اخرى uḣrâ öteki أ خ ر
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Cephede sen de onların (mü’minlerin) arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın vakit, içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silâhlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında (bir rekât kıldıklarında) arkanıza (düşman karşısına) geçsinler. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin, seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silâhlarını yanlarına alsınlar. İnkâr edenler arzu ederler ki, silâhlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Yağmurdan zahmet çekerseniz, ya da hasta olursanız, silâhlarınızı bırakmanızda size bir beis yoktur. Bununla birlikte ihtiyatlı olun (tedbirinizi alın). Şüphesiz Allah, inkârcılara alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.[130]
4 Mâide 27. Ayet (5:27:16) الْاٰخَرِۜ الاخر l-âḣari ötekinden أ خ ر
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Onlara, Âdem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, “Andolsun seni mutlaka öldüreceğim” demişti. Öteki, “Allah, ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan kabul eder” demişti.
5 Yusuf 36. Ayet (12:36:12) الْاٰخَرُ الاخر l-âḣaru öteki de أ خ ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onunla beraber zindana iki delikanlı daha girdi. Biri, “Ben rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm” dedi. Diğeri, “Ben de rüyamda başımın üzerinde, kuşların yediği bir ekmek taşıdığımı gördüm. Bize bunun yorumunu haber ver. Şüphesiz biz seni iyilik yapanlardan görüyoruz” dedi.
6 Şu'arâ 64. Ayet (26:64:3) الْاٰخَر۪ينَۚ الاخرين l-âḣarîn(e) ötekileri أ خ ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ötekileri de oraya yaklaştırdık.
7 Şu'arâ 66. Ayet (26:66:3) الْاٰخَر۪ينَۜ الاخرين l-âḣarîn(e) ötekilerini أ خ ر
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra ötekileri suda boğduk.
8 Şu'arâ 172. Ayet (26:172:3) الْاٰخَر۪ينَۚ الاخرين âḣarîn(e) ötekilerini أ خ ر
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra diğerlerini helâk ettik.
9 Sâffât 82. Ayet (37:82:3) الْاٰخَر۪ينَ الاخرين l-âḣarîn(e) ötekilerini أ خ ر
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra biz, diğerlerini suda boğduk.
10 Sâffât 136. Ayet (37:136:3) الْاٰخَر۪ينَ الاخرين l-âḣarîn(e) ötekileri أ خ ر
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra da diğerlerini yok ettik.
11 Sâd 7. Ayet (38:7:6) الْاٰخِرَةِۚ الاخرة l-âḣirati öteki أ خ ر
Diyanet İşleri (Yeni) 6,7,8. İçlerinden ileri gelenler, “Gidin, ilâhlarınıza tapmaya devam edin. İşte bu istenen şeydir. Biz bunu son dinde (en son dinî inanışlarda) duymadık. Bu ancak bir uydurmadır. O zikir (Kur’an) içimizden ona mı indirildi?” diyerek kalkıp gittiler. Hayır, onlar benim Zikrimden (Kur’an’dan) şüphe içindedirler. Hayır, henüz azabımı tatmadılar.
12 Zümer 42. Ayet (39:42:17) الْاُخْرٰٓى الاخرى l-uḣrâ ötekilerini أ خ ر
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, (ölen) insanların ruhlarını öldüklerinde, ölmeyenlerinkini de uykularında alır. Ölümüne hükmettiklerinin ruhlarını tutar, diğerlerini belli bir süreye (ömürlerinin sonuna) kadar bırakır. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.
13 Hucurât 9. Ayet (49:9:12) الْاُخْرٰى الاخرى l-uḣrâ öteki أ خ ر
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer inananlardan iki grup birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltin. Eğer biri ötekine karşı haddi aşarsa, Allah’ın buyruğuna dönünceye kadar haddi aşan tarafa karşı savaşın. Eğer (Allah’ın emrine) dönerse, artık aralarını adaletle düzeltin ve (onlara) adaletli davranın. Çünkü Allah, adaletli davrananları sever.
14 Necm 20. Ayet (53:20:3) الْاُخْرٰى الاخرى l-uḣrâ öteki أ خ ر
Diyanet İşleri (Yeni) 19,20. Lât ve Uzza’ya ve diğer üçüncüsü Menat’a ne dersiniz?[511]
15 Necm 47. Ayet (53:47:4) الْاُخْرٰىۙ الاخرى l-uḣrâ tekrar أ خ ر
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz tekrar diriltmek de O’na aittir.
16 Zuhruf 48. Ayet (43:48:9) اُخْتِهَاۘ اختها uḣtihâ öteki- أ خ و
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara gösterdiğimiz her bir mucize önceki benzerinden daha büyüktü. Doğru yola dönsünler diye, onları azaba uğrattık.
17 Mü'minûn 24. Ayet (23:24:26) الْاَوَّل۪ينَۚ الاولين l-evvelîn(e) geçmişteki أ و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Bunun üzerine kendi kavminden inkâr eden ileri gelenler şöyle dediler: “Bu ancak sizin gibi bir beşerdir, size üstünlük taslamak istiyor. Eğer Allah dileseydi, bir melek gönderirdi. Biz önceki atalarımızdan böyle bir şey duymadık.”
18 Bakara 87. Ayet (2:87:14) وَاَيَّدْنَاهُ وايدناه ve eyyednâhu ve onu destekledik أ ي د
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa’ya mucizeler verdik. Onu Ruhu’l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Size herhangi bir peygamber, hoşunuza gitmeyen bir şey getirdikçe, kibirlenip (onların) bir kısmını yalanlayıp bir kısmını da öldürmediniz mi?
19 Bakara 253. Ayet (2:253:19) وَاَيَّدْنَاهُ وايدناه ve eyyednâhu ve onu destekledik أ ي د
Diyanet İşleri (Yeni) İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah’ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa’ya ise açık deliller verdik ve onu Ruhu’l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Eğer Allah dileseydi, bunların arkasından gelen (millet)ler, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra, birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat ayrılığa düştüler. Onlardan inananlar da vardı, inkâr edenler de. Yine Allah dileseydi, birbirlerini öldürmezlerdi. Lâkin Allah dilediğini yapar.[69]
20 Âl-i İmran 13. Ayet (3:13:20) يُؤَيِّدُ يؤيد yueyyidu destekler أ ي د
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz, karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için bir ibret vardır: Bir topluluk Allah yolunda çarpışıyordu. Öteki ise kâfirdi. (Onları) göz bakışıyla kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allah da dilediğini yardımıyla destekliyordu. Basireti olanlar için bunda elbette ibret vardır.[85]
21 Mâide 110. Ayet (5:110:14) اَيَّدْتُكَ ايدتك eyyedtuke seni desteklemiştim أ ي د
Diyanet İşleri (Yeni) O gün Allah, şöyle diyecek: “Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu’l-Kudüs (Cebrail) ile desteklemiştim. Beşikte iken de, yetişkin iken de insanlara konuşuyordun.[164] Hani, sana kitabı, hikmeti, Tevrat’ı, İncil’i de öğretmiştim.[165] Hani iznimle çamurdan kuş şekline benzer bir şey yapıyordun da içine üflüyordun, benim iznimle hemen bir kuş oluyordu.[166] Yine benim iznimle doğuştan körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Hani benim iznimle ölüleri de (hayata) çıkarıyordun. Hani sen, İsrailoğullarına açık mucizeler getirdiğin zaman, ben seni onlardan kurtarmıştım da onlardan inkâr edenler, “Bu, ancak açık bir büyüdür” demişlerdi.
22 Enfal 26. Ayet (8:26:0) وَاَيَّدَكُمْ وايدكم ve eyyedekum ve sizi destekledi أ ي د
Diyanet İşleri (Yeni) O vakti hatırlayın ki siz yeryüzünde güçsüz ve zayıf idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz.[247] Derken Allah sizi barındırdı, yardımıyla destekledi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı ki şükredesiniz.
23 Enfal 62. Ayet (8:62:0) اَيَّدَكَ ايدك eyyedeke seni destekledi أ ي د
Diyanet İşleri (Yeni) 62,63. Eğer seni aldatmak isterlerse bilmiş ol ki sana yetecek Allah’tır. O, seni bizzat kendi yardımıyla ve mü’minlerle destekleyen ve onların kalplerini uzlaştırandır. Şayet yeryüzündeki şeyleri tümüyle harcasaydın, sen onların kalplerini uzlaştıramazdın. Fakat, Allah onların arasını uzlaştırdı. Şüphesiz O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
24 Tevbe 40. Ayet (9:40:0) وَاَيَّدَهُ وايده ve eyyedehu ve onu destekledi أ ي د
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer siz ona (Peygamber’e) yardım etmezseniz, (biliyorsunuz ki) inkâr edenler onu iki kişiden biri olarak (Mekke’den) çıkardıkları zaman, ona bizzat Allah yardım etmişti. Hani onlar mağarada bulunuyorlardı. Hani o arkadaşına, “Üzülme, çünkü Allah bizimle beraber” diyordu. Allah da onun üzerine güven duygusu ve huzur indirmiş, sizin kendilerini görmediğiniz birtakım ordularla onu desteklemiş, böylece inkâr edenlerin sözünü alçaltmıştı. Allah’ın sözü ise en yücedir. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
25 Mücadele 22. Ayet (58:22:27) وَاَيَّدَهُمْ وايدهم ve eyyedehum ve onları desteklemiştir أ ي د
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğun, babaları, oğulları, kardeşleri yahut kendi soy-sopları olsalar bile, Allah’a ve peygamberine düşman olan kimselere sevgi beslediğini göremezsin. İşte Allah onların kalplerine imanı yazmış ve onları kendi katından bir ruh ile desteklemiştir. Onları, içlerinden ırmaklar akan ve içlerinde ebedî kalacakları cennetlere sokacaktır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte onlar, Allah’ın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, Allah’ın tarafında olanlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
26 Saf 14. Ayet (61:14:30) فَاَيَّدْنَا فايدنا fe-eyyednâ biz de destekledik أ ي د
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’ın yardımcıları olun.[544] Nasıl ki Meryem oğlu İsa da havarilere, “Allah’a giden yolda benim yardımcılarım kimdir?” demişti. Havariler de, “Biz Allah’ın yardımcılarıyız” demişlerdi. Bunun üzerine İsrailoğullarından bir kesim inanmış, bir kesim de inkâr etmişti. Nihayet biz inananları, düşmanlarına karşı destekledik. Böylece üstün geldiler.[545]
27 Kamer 43. Ayet (54:43:4) اُو۬لٰٓئِكُمْ اولئكم ulâikum ötekileriniz- أُولَٰئِكَ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Mekkeliler!) Sizin kâfirleriniz onlardan daha mı hayırlı? Yoksa sizin için kitaplarda bir berat mı var?
28 En'am 3. Ayet (6:3:2) اللّٰهُ الله (A)llâhu (tek) Allah'tır اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Hâlbuki O, göklerde de Allah’tır, yerde de. Sizin gizlinizi de bilir, açığa vurduğunuzu da. Sizin daha ne kazanacağınızı da bilir.
29 Bakara 56. Ayet (2:56:2) بَعَثْنَاكُمْ بعثناكم be’aśnâkum sizi tekrar diriltmiştik ب ع ث
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.
30 A'raf 14. Ayet (7:14:5) يُبْعَثُونَ يبعثون yub’aśûn(e) tekrar dirilecekleri ب ع ث
Diyanet İşleri (Yeni) Şeytan dedi ki: “(Öyle ise) bana insanların tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver.”
31 Hicr 36. Ayet (15:36:6) يُبْعَثُونَ يبعثون yub’aśûn(e) tekrar dirilecekleri ب ع ث
Diyanet İşleri (Yeni) İblis: “Rabbim! Öyle ise onların tekrar diriltilecekleri güne kadar bana mühlet ver” dedi.
32 Mü'minûn 37. Ayet (23:37:10) بِمَبْعُوث۪ينَۖ بمبعوثين bi-meb’ûśîn(e) tekrar diriltilecek ب ع ث
Diyanet İşleri (Yeni) “Hayat, bu dünya hayatından ibarettir. Ölürüz ve yaşarız. Biz tekrar diriltilecek değiliz.”
33 Mücadele 6. Ayet (58:6:2) يَبْعَثُهُمُ يبعثهم yeb’aśuhumu tekrar dirilteceği ب ع ث
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın onları hep birden diriltip yaptıklarını kendilerine haber vereceği günü hatırla. Allah onları sayıp zaptetmiş, onlarsa bunları unutmuşlardır. Allah, her şeye şahittir.
34 Mücadele 18. Ayet (58:18:2) يَبْعَثُهُمُ يبعثهم yeb’aśuhumu tekrar diriltir ب ع ث
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın onları hep birden dirilteceği, onların da (kendilerini kurtaracak) bir iş üzerinde olduklarını sanarak size yemin ettikleri gibi Allah’a da yemin edecekleri günü düşün! İyi bilin ki, onlar yalancıların ta kendileridir.
35 Mutaffifîn 4. Ayet (83:4:5) مَبْعُوثُونَۙ مبعوثون meb’ûśûn(e) tekrar diriltileceklerini ب ع ث
Diyanet İşleri (Yeni) 4,5,6. Onlar, büyük bir gün; insanların, âlemlerin Rabbinin huzurunda duracakları gün için diriltileceklerini sanmıyorlar mı?
36 Sâd 22. Ayet (38:22:14) بَعْضٍ بعض ba’din ötekinin ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Hani Dâvûd’un yanına girmişlerdi de Dâvûd onlardan korkmuştu. Onlar, “Korkma! Biz, iki davacı grubuz. Birimiz diğerine haksızlık etmiştir. Aramızda adaletle hükmet. Zulmetme ve bizi hak yola ilet” dediler.
37 Zuhruf 32. Ayet (43:32:15) بَعْضٍ بعض ba’din ötekiler ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için, (çeşitli alanlarda) kimini kimine, derece derece üstün kıldık. Rabbinin rahmeti, onların biriktirdikleri (dünyalık) şeylerden daha hayırlıdır.
38 Hacc 60. Ayet (22:60:9) بُغِيَ بغي buġiye tekrar saldırılırsa ب غ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Bu böyle. Bir de kim kendisine verilen eziyetin dengiyle karşılık verir de sonra yine kendisine zulmedilirse, elbette Allah ona yardım eder. Hiç şüphesiz ki Allah çok affedendir, çok bağışlayandır.
39 Mâide 3. Ayet (5:3:56) مُتَجَانِفٍ متجانف mutecânifin istekle yönelmeden ج ن ف
Diyanet İşleri (Yeni) Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş, yüksekten düşerek ölmüş, boynuzlanarak ölmüş ve yırtıcı hayvan tarafından parçalanmış hayvanlar ile dikili taşlar[142] üzerinde boğazlanan hayvanlar, bir de fal oklarıyla kısmet aramanız[143] size haram kılındı. İşte bütün bunlar fısk (Allah’a itaatten kopmak)tır. Bugün kâfirler dininizden (onu yok etmekten) ümitlerini kestiler. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı seçtim.[144] Kim şiddetli açlık durumunda zorda kalır, günaha meyletmeksizin (haram etlerden) yerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
40 Ra'd 14. Ayet (13:14:9) يَسْتَج۪يبُونَ يستجيبون yestecîbûne isteklerini karşılayamazlar ج و ب
Diyanet İşleri (Yeni) Gerçek dua ancak O’nadır. O’ndan başka yalvardıkları ise onların isteklerine ancak, ağzına ulaşmayacağı hâlde, ulaşsın diye avuçlarını suya uzatan kimsenin isteğine suyun cevap verdiği kadar cevap verirler. Kâfirlerin duası daima boşa çıkar.[291]
41 Hacc 6. Ayet (22:6:5) الْحَقُّ الحق l-hakku tek gerçektir ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Bu böyle. Çünkü Allah, hakkın ta kendisidir. Şüphesiz O, ölüleri diriltir ve O, her şeye hakkıyla kadirdir.
42 Nûh 18. Ayet (71:18:4) وَيُخْرِجُكُمْ ويخرجكم ve yuḣricukum ve tekrar çıkaracaktır خ ر ج
Diyanet İşleri (Yeni) ‘Sonra sizi yine oraya döndürecek ve kesinlikle sizi (yeniden) çıkaracaktır.’
43 Rum 25. Ayet (30:25:11) دَعْوَةً دعوة da’veten bir tek da'vetle د ع و
Diyanet İşleri (Yeni) Emriyle göğün ve yerin (kendi düzenlerinde) durması da O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Sonra sizi yerden (kalkmaya) bir çağırdı mı, bir de bakarsınız ki (dirilmiş olarak) çıkıyorsunuz.
44 Nûh 26. Ayet (71:26:10) دَيَّارًا ديارا deyyârâ(n) tek kişi د و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Nûh, şöyle dedi: “Ey Rabbim! Kâfirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma!”
45 Bakara 230. Ayet (2:230:18) يَتَرَاجَعَٓا يتراجعا yeterâce’â tekrar birbirlerine dönmelerinde ر ج ع
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer erkek karısını (üçüncü defa) boşarsa, kadın, onun dışında bir başka kocayla nikâhlanmadıkça ona helâl olmaz. (Bu koca da) onu boşadığı takdirde, onlar (kadın ile ilk kocası) Allah’ın koyduğu ölçüleri gözetebileceklerine inanıyorlarsa tekrar birbirlerine dönüp evlenmelerinde bir günah yoktur. İşte bunlar Allah’ın, anlayan bir toplum için açıkladığı ölçüleridir.
46 Târık 8. Ayet (86:8:3) رَجْعِه۪ رجعه rac’ihi onu tekrar döndürmeye ر ج ع
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Allah’ın onu, öldükten sonra tekrar diriltmeye de gücü yeter.
47 A'raf 53. Ayet (7:53:25) نُرَدُّ نرد nuraddu tekrar geri döndürülür müyüz ki ر د د
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar ise ancak, (“Görelim bakalım!” diyerek) Kur’an’ın bildirdiği sonucu (te’vilini) bekliyorlar. Onun bildirdiği sonuç gelip çattığı gün, önceden onu unutmuş olanlar derler ki: “Gerçekten Rabbimizin peygamberleri hakkı getirmişler. Şimdi bizim için şefaatçılar var mı ki bize şefaat etseler veya (dünyaya) döndürülsek de yaptıklarımızdan başkasını yapsak?” Gerçekten onlar kendilerine yazık etmişlerdir. (İlâh diye) uydurdukları (putlar) da onları yüzüstü bırakarak uzaklaşıp kaybolmuşlardır.
48 Kasas 7. Ayet (28:7:18) رَٓادُّوهُ رادوه râddûhu onu tekrar geri vereceğiz ر د د
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ’nın annesine, “Onu emzir, başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman onu denize (Nil’e) bırak, korkma, üzülme. Çünkü biz onu sana döndüreceğiz ve onu peygamberlerden kılacağız” diye ilham ettik.
49 Yusuf 20. Ayet (12:20:9) الزَّاهِد۪ينَ۟ الزاهدين zzâhidîn(e) isteksiz ز ه د
Diyanet İşleri (Yeni) Onu ucuz bir fiyata, birkaç dirheme sattılar. Zaten ona değer vermiyorlardı.[284]
50 Bakara 108. Ayet (2:108:4) تَسْـَٔلُوا تسـلوا tes-elû istekte bulunmayı س أ ل
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa daha önce Mûsâ’nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru yoldan sapmış olur.