| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 56. Ayet (2:56:2) | بَعَثْنَاكُمْ | بعثناكم | be’aśnâkum | sizi tekrar diriltmiştik | ب ع ث |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik. | |||||
| 2 | Bakara 230. Ayet (2:230:18) | يَتَرَاجَعَٓا | يتراجعا | yeterâce’â | tekrar birbirlerine dönmelerinde | ر ج ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer erkek karısını (üçüncü defa) boşarsa, kadın, onun dışında bir başka kocayla nikâhlanmadıkça ona helâl olmaz. (Bu koca da) onu boşadığı takdirde, onlar (kadın ile ilk kocası) Allah’ın koyduğu ölçüleri gözetebileceklerine inanıyorlarsa tekrar birbirlerine dönüp evlenmelerinde bir günah yoktur. İşte bunlar Allah’ın, anlayan bir toplum için açıkladığı ölçüleridir. | |||||
| 3 | Bakara 275. Ayet (2:275:39) | عَادَ | عاد | ‘âde | tekrar (ribaya) dönerse | ع و د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, “Alışveriş de faiz gibidir” demelerinden dolayıdır. Oysa Allah, alışverişi helâl, faizi haram kılmıştır. Bundan böyle kime Rabbinden bir öğüt gelir de (o öğüte uyarak) faizden vazgeçerse, artık önceden aldığı onun olur. Durumu da Allah’a kalmıştır. (Allah, onu affeder.) Kim tekrar (faize) dönerse, işte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî kalacaklardır. | |||||
| 4 | A'raf 14. Ayet (7:14:5) | يُبْعَثُونَ | يبعثون | yub’aśûn(e) | tekrar dirilecekleri | ب ع ث |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şeytan dedi ki: “(Öyle ise) bana insanların tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver.” | |||||
| 5 | A'raf 53. Ayet (7:53:25) | نُرَدُّ | نرد | nuraddu | tekrar geri döndürülür müyüz ki | ر د د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar ise ancak, (“Görelim bakalım!” diyerek) Kur’an’ın bildirdiği sonucu (te’vilini) bekliyorlar. Onun bildirdiği sonuç gelip çattığı gün, önceden onu unutmuş olanlar derler ki: “Gerçekten Rabbimizin peygamberleri hakkı getirmişler. Şimdi bizim için şefaatçılar var mı ki bize şefaat etseler veya (dünyaya) döndürülsek de yaptıklarımızdan başkasını yapsak?” Gerçekten onlar kendilerine yazık etmişlerdir. (İlâh diye) uydurdukları (putlar) da onları yüzüstü bırakarak uzaklaşıp kaybolmuşlardır. | |||||
| 6 | A'raf 89. Ayet (7:89:7) | عُدْنَا | عدنا | ‘udnâ | tekrar ona dönersek | ع و د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Allah, bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra eğer ona dönersek mutlaka Allah’a karşı yalan uydurmuş oluruz. Rabbimiz Allah’ın dilemesi olmadıkça, sizin dininize dönmemiz bizim için olacak şey değildir. Rabbimiz her şeyi ilmiyle kuşatmıştır. Biz yalnız Allah’a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında gerçekle hükmet. Çünkü sen hükmedenlerin en hayırlısısın.” | |||||
| 7 | Yunus 4. Ayet (10:4:0) | يُع۪يدُهُ | يعيده | yu’îduhu | onu tekrarlayan | ع و د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hepinizin dönüşü ancak O’nadır. Allah, bunu bir gerçek olarak va’detmiştir. Şüphesiz O, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra, iman edip salih ameller işleyenleri adaletle mükâfatlandırmak için onu (yaratmayı) tekrar eder. Kâfirlere gelince, inkâr etmekte olduklarından dolayı, onlar için kaynar sudan bir içki ve elem dolu bir azap vardır. | |||||
| 8 | Hicr 36. Ayet (15:36:6) | يُبْعَثُونَ | يبعثون | yub’aśûn(e) | tekrar dirilecekleri | ب ع ث |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İblis: “Rabbim! Öyle ise onların tekrar diriltilecekleri güne kadar bana mühlet ver” dedi. | |||||
| 9 | İsrâ 6. Ayet (17:6:4) | الْكَرَّةَ | الكرة | l-kerrate | tekrar | ك ر ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra onlara karşı size tekrar egemenlik verdik. Mallar ve çocuklarla sizi güçlendirdik; sayınızı daha da çoğalttık. | |||||
| 10 | İsrâ 51. Ayet (17:51:9) | يُع۪يدُنَاۜ | يعيدنا | yu’îdunâ | bizi tekrar döndürebilir | ع و د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Yahut aklınızca, diriltilmesi daha da imkânsız olan başka bir varlık olun, (yine de diriltileceksiniz.)” Diyecekler ki: “Peki bizi hayata tekrar kim döndürecek?” De ki: “Sizi ilk defa yaratan.” Bunun üzerine başlarını sana (alaylı bir tarzda) sallayacaklar ve “Ne zamanmış o?” diyecekler. De ki: “Yakın olsa gerek!” | |||||
| 11 | Hacc 60. Ayet (22:60:9) | بُغِيَ | بغي | buġiye | tekrar saldırılırsa | ب غ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu böyle. Bir de kim kendisine verilen eziyetin dengiyle karşılık verir de sonra yine kendisine zulmedilirse, elbette Allah ona yardım eder. Hiç şüphesiz ki Allah çok affedendir, çok bağışlayandır. | |||||
| 12 | Mü'minûn 37. Ayet (23:37:10) | بِمَبْعُوث۪ينَۖ | بمبعوثين | bi-meb’ûśîn(e) | tekrar diriltilecek | ب ع ث |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Hayat, bu dünya hayatından ibarettir. Ölürüz ve yaşarız. Biz tekrar diriltilecek değiliz.” | |||||
| 13 | Furkan 40. Ayet (25:40:16) | نُشُورًا | نشورا | nuşûrâ(n) | tekrar dirilip kalkmayı | ن ش ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, senin kavmin, belâ yağmuruna tutularak yok edilen kente uğramışlardır. Yoksa onu görmüyorlar mıydı (ki ibret almadılar)? Hayır! (Görüyorlardı fakat) tekrar dirilmeyi ummuyorlardı. | |||||
| 14 | Kasas 7. Ayet (28:7:18) | رَٓادُّوهُ | رادوه | râddûhu | onu tekrar geri vereceğiz | ر د د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ’nın annesine, “Onu emzir, başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman onu denize (Nil’e) bırak, korkma, üzülme. Çünkü biz onu sana döndüreceğiz ve onu peygamberlerden kılacağız” diye ilham ettik. | |||||
| 15 | Rum 27. Ayet (30:27:6) | يُع۪يدُهُ | يعيده | yu’îduhu | onu tekrarlar | ع و د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, başlangıçta yaratmayı yapan, sonra onu tekrarlayacak olandır. Bu, O’na göre (ilk yaratmadan) daha kolaydır.[424] Göklerde ve yerde en yüce ve eşsiz sıfatlar O’nundur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 16 | Ahkaf 27. Ayet (46:27:7) | وَصَرَّفْنَا | وصرفنا | ve sarrafnâ | ve tekrar tekrar açıkladık | ص ر ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz çevrenizdeki memleketleri de yok ettik. (Doğru yola) dönsünler diye âyetleri tekrar tekrar açıkladık. | |||||
| 17 | Necm 47. Ayet (53:47:4) | الْاُخْرٰىۙ | الاخرى | l-uḣrâ | tekrar | أ خ ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz tekrar diriltmek de O’na aittir. | |||||
| 18 | Mücadele 6. Ayet (58:6:2) | يَبْعَثُهُمُ | يبعثهم | yeb’aśuhumu | tekrar dirilteceği | ب ع ث |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın onları hep birden diriltip yaptıklarını kendilerine haber vereceği günü hatırla. Allah onları sayıp zaptetmiş, onlarsa bunları unutmuşlardır. Allah, her şeye şahittir. | |||||
| 19 | Mücadele 18. Ayet (58:18:2) | يَبْعَثُهُمُ | يبعثهم | yeb’aśuhumu | tekrar diriltir | ب ع ث |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın onları hep birden dirilteceği, onların da (kendilerini kurtaracak) bir iş üzerinde olduklarını sanarak size yemin ettikleri gibi Allah’a da yemin edecekleri günü düşün! İyi bilin ki, onlar yalancıların ta kendileridir. | |||||
| 20 | Nûh 18. Ayet (71:18:4) | وَيُخْرِجُكُمْ | ويخرجكم | ve yuḣricukum | ve tekrar çıkaracaktır | خ ر ج |
| Diyanet İşleri (Yeni) | ‘Sonra sizi yine oraya döndürecek ve kesinlikle sizi (yeniden) çıkaracaktır.’ | |||||
| 21 | Mutaffifîn 4. Ayet (83:4:5) | مَبْعُوثُونَۙ | مبعوثون | meb’ûśûn(e) | tekrar diriltileceklerini | ب ع ث |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 4,5,6. Onlar, büyük bir gün; insanların, âlemlerin Rabbinin huzurunda duracakları gün için diriltileceklerini sanmıyorlar mı? | |||||
| 22 | Târık 8. Ayet (86:8:3) | رَجْعِه۪ | رجعه | rac’ihi | onu tekrar döndürmeye | ر ج ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Allah’ın onu, öldükten sonra tekrar diriltmeye de gücü yeter. | |||||
| 23 | İnşirâh 7. Ayet (94:7:3) | فَانْصَبْۙ | فانصب | fensab | (tekrar) başla | ن ص ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul. | |||||