| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 50. Ayet (2:50:10) | تَنْظُرُونَ | تنظرون | tenzurûn(e) | görüyordunuz | ن ظ ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk. | |||||
| 2 | Bakara 55. Ayet (2:55:15) | تَنْظُرُونَ | تنظرون | tenzurûn(e) | bunu görüyordunuz | ن ظ ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani siz, “Ey Mûsâ! Biz Allah’ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız” demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı. | |||||
| 3 | Âl-i İmran 143. Ayet (3:143:12) | تَنْظُرُونَ۟ | تنظرون | tenzurûn(e) | bakıp duruyorsunuz | ن ظ ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, siz ölümle karşılaşmadan önce onu temenni ediyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz. | |||||
| 4 | Vâkı'a 84. Ayet (56:84:3) | تَنْظُرُونَۙ | تنظرون | tenzurûn(e) | bakıp durursunuz | ن ظ ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Oysa siz o zaman bakıp durursunuz. | |||||