| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 222. Ayet (2:222:25) | التَّوَّاب۪ينَ | التوابين | ttevvâbîne | tevbe edenleri | ت و ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sana kadınların ay hâlini sorarlar. De ki: “O bir ezadır (rahatsızlıktır). Ay hâlinde kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri vakit, Allah’ın size emrettiği yerden onlara yaklaşın. Şüphesiz Allah çok tövbe edenleri sever, çok temizlenenleri sever.”[64] | |||||
| 2 | Âl-i İmran 89. Ayet (3:89:3) | تَابُوا | تابوا | tâbû | tevbe eden | ت و ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ancak bundan sonra tövbe edip kendilerini düzeltenler müstesnadır. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 3 | Nisâ 146. Ayet (4:146:3) | تَابُوا | تابوا | tâbû | tevbe edenler | ت و ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ancak tövbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah’ın kitabına sarılanlar ve dinlerini Allah’a has kılanlar müstesnadır. Bunlar mü’minlerle beraberdirler. Allah, mü’minlere büyük bir mükâfat verecektir. | |||||
| 4 | Mâide 34. Ayet (5:34:3) | تَابُوا | تابوا | tâbû | tevbe eden(ler) | ت و ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ancak onları ele geçirmenizden önce tövbe edenler bunun dışındadırlar. Artık Allah’ın çok bağışlayıcı, çok merhamet edici olduğunu bilin. | |||||
| 5 | Tevbe 112. Ayet (9:112:0) | اَلتَّٓائِبُونَ | التائبون | ettâibûne | tevbe edenler | ت و ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunlar, tövbe edenler, ibâdet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar[262], rükû’ ve secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah’ın koyduğu sınırları hakkıyla koruyanlardır. Mü’minleri müjdele. | |||||
| 6 | Hûd 112. Ayet (11:112:5) | تَابَ | تاب | tâbe | tevbe eden | ت و ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Öyle ise emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Beraberindeki tövbe edenler de dosdoğru olsunlar. Hak ve adalet ölçülerini aşmayın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görür. | |||||
| 7 | Nahl 119. Ayet (16:119:9) | تَابُوا | تابوا | tâbû | tevbe edenler (için) | ت و ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra, şüphesiz ki Rabbin; cahillik sebebiyle kötülük yapan, sonra bunun ardından tövbe eden ve durumunu düzeltenlerden yanadır. Şüphesiz Rabbin bundan sonra da elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.[308] | |||||
| 8 | İsrâ 25. Ayet (17:25:11) | لِلْاَوَّاب۪ينَ | للاوابين | lil-evvâbîne | tevbe edenleri | أ و ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbiniz, içinizde olanı en iyi bilendir. Eğer siz iyi kişiler olursanız, şunu bilin ki Allah tövbeye yönelenleri çok bağışlayandır. | |||||
| 9 | Meryem 60. Ayet (19:60:3) | تَابَ | تاب | tâbe | tevbe eden | ت و ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 60,61. Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka. Onlar cennete, Rahmân’ın, kullarına gıyaben vaad ettiği “Adn” cennetlerine girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır. Şüphesiz O’nun va’di kesinlikle gerçekleşir. | |||||
| 10 | Tâhâ 82. Ayet (20:82:4) | تَابَ | تاب | tâbe | tevbe eden | ت و ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Şüphe yok ki ben, tövbe edip inanan ve salih ameller işleyen, sonra da doğru yol üzere devam eden kimse için son derece affediciyim.” | |||||
| 11 | Nûr 5. Ayet (24:5:3) | تَابُوا | تابوا | tâbû | tevbe eden(ler) | ت و ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ancak tövbe edip bundan sonra ıslah olanlar müstesna. Çünkü Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 12 | Furkan 70. Ayet (25:70:3) | تَابَ | تاب | tâbe | tevbe eden | ت و ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ancak tövbe edip de inanan ve salih amel işleyenler başka. Allah işte onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 13 | Mü'min 7. Ayet (40:7:22) | تَابُوا | تابوا | tâbû | tevbe eden(leri) | ت و ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Arş’ı taşıyanlar ve onun çevresinde bulunanlar (melekler) Rablerini hamd ederek tespih ederler, O’na inanırlar ve inananlar için (şöyle diyerek) bağışlanma dilerler: “Ey Rabbimiz! Senin rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O hâlde tövbe eden ve senin yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem azâbından koru.” | |||||
| 14 | Tahrim 5. Ayet (66:5:13) | تَٓائِبَاتٍ | تائبات | tâibâtin | tevbe eden | ت و ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir. | |||||