| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 137. Ayet (2:137:10) | تَوَلَّوْا | تولوا | tevellev | dönerlerse | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer onlar böyle sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, gerçekten doğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse onlar elbette derin bir ayrılığa düşmüş olurlar. Allah, onlara karşı seni koruyacaktır. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. | |||||
| 2 | Bakara 246. Ayet (2:246:48) | تَوَلَّوْا | تولوا | tevellev | yüz çevirdiler | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ’dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi (ne yaptılar)? Hani, peygamberlerinden birine, “Bize bir hükümdar gönder de Allah yolunda savaşalım” demişlerdi. O, “Ya üzerinize savaş farz kılındığı hâlde, savaşmayacak olursanız?” demişti. Onlar, “Yurdumuzdan çıkarılmış, çocuklarımızdan uzaklaştırılmış olduğumuz hâlde Allah yolunda niye savaşmayalım” diye cevap vermişlerdi. Ama onlara savaş farz kılınınca içlerinden pek azı hariç, yüz çevirdiler. Allah, zalimleri hakkıyla bilendir. | |||||
| 3 | Âl-i İmran 20. Ayet (3:20:20) | تَوَلَّوْا | تولوا | tevellev | dönerlerse | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Seninle tartışmaya girişirlerse, de ki: “Ben, bana uyanlarla birlikte kendi özümü Allah’a teslim ettim.” Kendilerine kitap verilenlere ve ümmîlere[86] de ki: “Siz de İslâm’ı kabul ettiniz mi?” Eğer İslâm’a girerlerse hidayete ermiş olurlar. Yok, eğer yüz çevirirlerse sana düşen şey ancak tebliğ etmektir. Allah, kullarını hakkıyla görendir. | |||||
| 4 | Âl-i İmran 32. Ayet (3:32:6) | تَوَلَّوْا | تولوا | tevellev | dönerlerse | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Allah’a ve Peygamber’e itaat edin.” Eğer yüz çevirirlerse şüphe yok ki Allah kâfirleri sevmez. | |||||
| 5 | Âl-i İmran 63. Ayet (3:63:2) | تَوَلَّوْا | تولوا | tevellev | dönerlerse | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer yüz çevirirlerse, şüphesiz ki Allah fesat çıkaranları çok iyi bilir. | |||||
| 6 | Âl-i İmran 64. Ayet (3:64:28) | تَوَلَّوْا | تولوا | tevellev | yüz çevirirlerse | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin: Yalnız Allah’a ibadet edelim. O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah’ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilâh edinmesin.” Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, deyin ki: “Şahit olun, biz müslümanlarız.”[93] | |||||
| 7 | Âl-i İmran 155. Ayet (3:155:3) | تَوَلَّوْا | تولوا | tevellev | yüz çevirip giden | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden yüz çevirip kaçanları, şeytan ancak yaptıkları bazı hatalardan dolayı yoldan kaydırmak istemişti. Ama yine de Allah onları affetti. Kuşkusuz Allah çok bağışlayandır, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir). | |||||
| 8 | Nisâ 89. Ayet (4:89:18) | تَوَلَّوْا | تولوا | tevellev | yüz çevirirlerse | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Arzu ettiler ki kendilerinin küfre saptıkları gibi siz de sapasınız da beraber olasınız. Bu sebeple, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse, onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan ne bir dost edinin, ne de bir yardımcı. | |||||
| 9 | Mâide 43. Ayet (5:43:9) | يَتَوَلَّوْنَ | يتولون | yetevellevne | dönüyorlar | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yanlarında, içinde Allah’ın hükmü bulunan Tevrat varken nasıl oluyor da seni hakem yapıyorlar, sonra bunun ardından verdiğin hükümden yüz çeviriyorlar? İşte onlar (kendi kitaplarına da, sana da) inanmış değillerdir. | |||||
| 10 | Mâide 49. Ayet (5:49:20) | تَوَلَّوْا | تولوا | tevellev | dönerlerse | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Aralarında, Allah’ın indirdiği ile hükmet. Onların arzularına uyma ve Allah’ın sana indirdiğinin bir kısmından (Kur’an’ın bazı hükümlerinden) seni şaşırtmalarından sakın. Eğer yüz çevirirlerse, bil ki şüphesiz Allah, bazı günahları sebebiyle onları bir musibete çarptırmak istiyor. İnsanlardan birçoğu muhakkak ki yoldan çıkmışlardır. | |||||
| 11 | Mâide 80. Ayet (5:80:4) | يَتَوَلَّوْنَ | يتولون | yetevellevne | dostluk ettiklerini | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlardan birçoğunun inkâr edenleri dost edindiklerini görürsün. Andolsun ki kendileri için önceden (ahirete) gönderdikleri şey; Allah’ın onlara gazap etmesi ne kötüdür! Onlar azap içinde ebedî kalıcıdırlar. | |||||
| 12 | Enfal 20. Ayet (8:20:0) | تَوَلَّوْا | تولوا | tevellev | dönmeyin | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a ve Resûlüne itaat edin ve (Kur’an’ı) dinlediğiniz hâlde ondan yüz çevirmeyin. | |||||
| 13 | Enfal 23. Ayet (8:23:0) | لَتَوَلَّوْا | لتولوا | letevellev | yine dönerlerdi | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, onlarda bir hayır (hakka yöneliş) olduğunu bilseydi, elbette onlara işittirirdi. Onlara işittirseydi dahi mutlaka yine yüz çevirerek dönüp giderlerdi. | |||||
| 14 | Enfal 40. Ayet (8:40:0) | تَوَلَّوْا | تولوا | tevellev | dönerlerse | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer yüz çevirirlerse bilin ki Allah sizin dostunuzdur. O, ne güzel dosttur; O, ne güzel yardımcıdır! | |||||
| 15 | Tevbe 50. Ayet (9:50:0) | وَيَتَوَلَّوْا | ويتولوا | ve yetevellev | döner(gider)ler | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sana bir iyilik gelirse, bu onları üzer. Eğer başına bir musîbet gelirse, “Biz tedbirimizi önceden almıştık” derler ve sevinerek dönüp giderler. | |||||
| 16 | Tevbe 74. Ayet (9:74:0) | يَتَوَلَّوْا | يتولوا | yetevellev | dönerlerse | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bir şey söylemediklerine dair Allah’a yemin ediyorlar. Hâlbuki o küfür sözünü söylediler ve (sözde) müslüman olduktan sonra inkâr ettiler. Ayrıca başaramadıkları şeye (peygamberi öldürmeye) de yeltendiler. Sırf, Allah ve Resûlü kendi lütfu ile onları zengin kıldığı için intikam almaya kalktılar. Eğer tövbe ederlerse, kendileri için hayırlı olur. Şayet yüz çevirirlerse, Allah onları dünyada ve ahirette elem dolu bir azaba çarptıracaktır. Artık onlar için yeryüzünde ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır. | |||||
| 17 | Tevbe 76. Ayet (9:76:0) | وَتَوَلَّوْا | وتولوا | ve tevellev | ve döndüler | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Fakat Allah, lütuf ve kereminden onlara verince, onda cimrilik ettiler ve yüz çevirerek dönüp gittiler. | |||||
| 18 | Tevbe 92. Ayet (9:92:0) | تَوَلَّوْا | تولوا | tevellev | dönen | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerini bindirip (cepheye) sevk edesin diye sana geldikleri zaman, senin, “Sizi bindirebileceğim bir şey bulamıyorum” dediğin; bu uğurda harcayacakları bir şey bulamadıklarından dolayı üzüntüden gözleri yaş döke döke geri dönen kimselere de bir sorumluluk yoktur. | |||||
| 19 | Tevbe 129. Ayet (9:129:0) | تَوَلَّوْا | تولوا | tevellev | yüz çevirirlerse | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer yüz çevirirlerse de ki: “Bana Allah yeter. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Ben ancak O’na tevekkül ettim. O, yüce Arş’ın sahibidir.” | |||||
| 20 | Hûd 3. Ayet (11:3:19) | تَوَلَّوْا | تولوا | tevellev | yüz çevirirseniz | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra da O’na tövbe edin ki sizi belirlenmiş bir süreye (ömrünüzün sonuna) kadar güzel bir şekilde yararlandırsın ve her fazilet sahibine faziletinin karşılığını versin. Eğer yüz çevirirseniz, ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum. | |||||
| 21 | Hûd 52. Ayet (11:52:17) | تَتَوَلَّوْا | تتولوا | tetevellev | yüz çevirmeyin | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ey kavmim! Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O’na tövbe edin ki, üzerinize bol bol yağmur göndersin ve gücünüze güç katsın. Günahkârlar olarak yüz çevirmeyin.” | |||||
| 22 | Hûd 57. Ayet (11:57:2) | تَوَلَّوْا | تولوا | tevellev | yüz çevirirseniz | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Eğer yüz çevirirseniz; bilin ki ben, benimle gönderileni size tebliğ ettim. Rabbim (dilerse) sizden başka bir kavmi sizin yerinize getirir ve siz O’na bir zarar veremezsiniz. Şüphesiz Rabbim, her şeyi koruyup gözetendir.” | |||||
| 23 | Nahl 82. Ayet (16:82:2) | تَوَلَّوْا | تولوا | tevellev | yüz çevirirlerse | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Muhammed! Eğer yüz çevirirlerse, artık sana düşen açık bir tebliğden ibarettir. | |||||
| 24 | Nahl 100. Ayet (16:100:5) | يَتَوَلَّوْنَهُ | يتولونه | yetevellevnehu | onu dost tutan(lar) | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şeytanın hâkimiyeti, sadece onu dost edinenler ve Allah’a ortak koşanlar üzerindedir. | |||||
| 25 | Enbiyâ 109. Ayet (21:109:2) | تَوَلَّوْا | تولوا | tevellev | yüz çevirirlerse | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer yüz çevirirlerse, de ki: “(Bana emrolunanı, ayırım yapmadan) size eşit olarak bildirdim. Tehdit edildiğiniz şey yakın mı yoksa uzak mı, bilmiyorum.” | |||||
| 26 | Nûr 54. Ayet (24:54:7) | تَوَلَّوْا | تولوا | tevellev | dönerseniz | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Allah’a itaat edin, peygambere itaat edin” de. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki ona yüklenen sorumluluğu ancak ona ait; size yüklenen görevin sorumluluğu da yalnızca size aittir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yola erersiniz. Peygambere düşen ancak apaçık bir tebliğdir. | |||||
| 27 | Sâffât 90. Ayet (37:90:1) | فَتَوَلَّوْا | فتولوا | fe-tevellev | bunun üzerine kaçtılar | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunun üzerine arkalarını dönüp ondan uzaklaştılar.[458] | |||||
| 28 | Duhân 14. Ayet (44:14:2) | تَوَلَّوْا | تولوا | tevellev | yüz çevirdiler | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra ondan yüz çevirdiler ve “Bu bir öğretilmiş, bu bir deli!” dediler. | |||||
| 29 | Muhammed 38. Ayet (47:38:23) | تَتَوَلَّوْا | تتولوا | tetevellev | yüz çevirecek olursanız | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte sizler, Allah yolunda harcamaya çağrılıyorsunuz. Ama içinizden cimrilik yapanlar var. Kim cimrilik yaparsa ancak kendi zararına cimrilik yapmış olur. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, siz ise fakirsiniz. Eğer O’ndan yüz çevirecek olursanız, yerinize başka bir toplum getirir de onlar sizin gibi olmazlar. | |||||
| 30 | Fetih 16. Ayet (48:16:21) | تَتَوَلَّوْا | تتولوا | tetevellev | dönerseniz | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bedevîlerin (savaştan) geri bırakılanlarına de ki: “Siz, güçlü kuvvetli bir kavme karşı teslim oluncaya kadar savaşmaya çağrılacaksınız. Eğer itaat ederseniz, Allah size güzel bir mükâfat verir. Ama önceden döndüğünüz gibi yine dönerseniz, Allah sizi elem dolu bir azaba uğratır.” | |||||
| 31 | Mücadele 14. Ayet (58:14:5) | تَوَلَّوْا | تولوا | tevellev | dost edinen(leri) | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmez misin? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler. | |||||
| 32 | Mümtehine 9. Ayet (60:9:16) | تَوَلَّوْهُمْۚ | تولوهم | tevellevhum | dost olmanızdan | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, sizi ancak, sizinle din konusunda savaşan, sizi yurtlarınızdan çıkaran ve çıkarılmanız için destek verenleri dost edinmekten men eder. Kim onları dost edinirse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir. | |||||
| 33 | Mümtehine 13. Ayet (60:13:6) | تَتَوَلَّوْا | تتولوا | tetevellev | dostluk etmeyin | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Kendilerine Allah’ın gazap ettiği, kabirlerdeki kâfirlerin ümit kestikleri gibi tamamen ahiretten ümitlerini kesmiş[542] bir toplumu dost edinmeyin. | |||||
| 34 | Teğabun 6. Ayet (64:6:11) | وَتَوَلَّوْا | وتولوا | ve tevellev | ve yüz çevirdiler | و ل ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu, peygamberlerinin, onlara apaçık mucizeler getirmeleri ve onların da, “(Bizim gibi) insanlar mı bizi doğru yola iletecekmiş?” deyip de inkâr etmeleri ve yüz çevirmeleri sebebiyledir. Allah da hiçbir şeye muhtaç olmadığını göstermiştir. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, övgüye lâyıktır. | |||||