| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Ra'd 31. Ayet (13:31:34) | تُص۪يبُهُمْ | تصيبهم | tusîbuhum | isabet etmesi | ص و ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı, ya da ölülerin konuşturulacağı bir Kur’an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu). Fakat bütün emir yalnız Allah’ındır. İman edenler anlamadılar mı ki, Allah dileseydi bütün insanları doğru yola eriştirirdi. Allah’ın sözü yerine gelinceye kadar, inkâr edenlere yaptıkları işler sebebiyle devamlı olarak, ya büyük bir felaket gelecek veya o felaket yurtlarının yakınına inecektir. Şüphesiz Allah, verdiği sözden dönmez. | |||||
| 2 | Hucurât 6. Ayet (49:6:11) | تُص۪يبُوا | تصيبوا | tusîbû | yoksa kötülük edersiniz | ص و ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın. | |||||