| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | A'raf 6. Ayet (7:6:3) | اُرْسِلَ | ارسل | ursile | elçi gönderilmiş | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerine peygamber gönderilenlere mutlaka soracağız.[212] Peygamberlere de elbette soracağız.[213] | |||||
| 2 | A'raf 75. Ayet (7:75:21) | اُرْسِلَ | ارسل | ursile | gönderilene | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, küçük görülüp ezilen inanmışlara, “Siz, Salih’in, Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu (sahiden) biliyor musunuz?” dediler. Onlar da, “Biz şüphesiz onunla gönderilene inananlarız” dediler. | |||||
| 3 | A'raf 134. Ayet (7:134:20) | وَلَنُرْسِلَنَّ | ولنرسلن | ve lenursilenne | ve mutlaka göndereceğiz | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Üzerlerine azap çökünce, “Ey Mûsâ! Rabbinin sana verdiği söz uyarınca bizim için dua et. Eğer azabı üzerimizden kaldırırsan, mutlaka sana inanacağız ve İsrailoğullarını seninle birlikte elbette göndereceğiz” dediler. | |||||
| 4 | Yusuf 66. Ayet (12:66:3) | اُرْسِلَهُ | ارسله | ursilehu | onu asla göndermem | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Babaları, “Kuşatılıp çaresiz durumda kalmanız hariç, onu bana geri getireceğinize dair Allah adına sağlam bir söz vermedikçe, onu sizinle göndermeyeceğim” dedi. Ona güvencelerini verdiklerinde, “Allah söylediklerimize vekildir” dedi. | |||||
| 5 | İsrâ 59. Ayet (17:59:4) | نُرْسِلَ | نرسل | nursile | göndermekten | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bizi, (Kureyş’in istediği) mucizeleri göndermekten, ancak, öncekilerin onları yalanlamış olması alıkoydu. (Nitekim) Semûd kavmine o dişi deveyi açık bir mucize olarak verdik de onlar bu yüzden zalim oldular. Oysa biz mucizeleri sırf korkutmak için göndeririz. | |||||
| 6 | İsrâ 68. Ayet (17:68:8) | يُرْسِلَ | يرسل | yursile | göndermeyeceğinden | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Peki, karada sizi yere geçirmesinden, yahut üzerinize taşlar savuran kasırga göndermesinden, sonra da kendinize bir vekil bulamamaktan güvende misiniz? | |||||
| 7 | İsrâ 69. Ayet (17:69:8) | فَيُرْسِلَ | فيرسل | fe-yursile | salarak | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yahut sizi tekrar denize döndürüp üstünüze, kasıp kavuran bir fırtına yollayarak nankörlüğünüz sebebiyle sizi boğmasından, sonra da bize karşı kendiniz için arka çıkacak bir yardımcı bulamama (durumun)dan güvende misiniz? | |||||
| 8 | Kehf 40. Ayet (18:40:8) | وَيُرْسِلَ | ويرسل | ve yursile | ve gönderir | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 39,40. “Bağına girdiğinde ‘Mâşaallah! Kuvvet yalnız Allah’ındır’ deseydin ya!. Eğer benim malımı ve çocuklarımı kendininkilerden daha az görüyorsan, belki Rabbim bana, senin bağından daha iyisini verir. Seninkinin üzerine de gökten bir afet indirir de bağ kupkuru ve yalçın bir toprak hâline geliverir.” | |||||
| 9 | Enbiyâ 5. Ayet (21:5:13) | اُرْسِلَ | ارسل | ursile | gönderildikleri | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, “Hayır, bunlar karma karışık yalancı düşlerdir. Hayır, onu kendisi uydurdu; hayır, o bir şairdir. Eğer böyle değilse, önceki peygamberlerin (mucizelerle) gönderildikleri gibi o da bize bir mucize getirsin” dediler. | |||||
| 10 | Şu'arâ 27. Ayet (26:27:5) | اُرْسِلَ | ارسل | ursile | gönderilen | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Firavun, “Bu size gönderilen peygamberiniz, şüphesiz delidir” dedi. | |||||
| 11 | Neml 35. Ayet (27:35:2) | مُرْسِلَةٌ | مرسلة | mursiletun | göndereyim | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ben onlara bir hediye gönderip, elçilerin ne haber ile döneceklerine bakacağım.” | |||||
| 12 | Rum 46. Ayet (30:46:4) | يُرْسِلَ | يرسل | yursile | göndermesidir | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rüzgârları, yağmurun müjdecileri olarak göndermesi, Allah’ın (varlık ve kudretinin) delillerindendir. O, bunu, size rahmetinden tattırmak, emriyle gemilerin yol alması, O’nun lütfundan rızkınızı aramanız ve şükretmeniz için yapar. | |||||
| 13 | Fâtır 2. Ayet (35:2:13) | مُرْسِلَ | مرسل | mursile | salıverecek | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, insanlar için ne rahmet açarsa, artık onu tutacak (engelleyecek) yoktur. Neyi de tutarsa, bundan sonra onu gönderecek yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 14 | Şûrâ 51. Ayet (42:51:14) | يُرْسِلَ | يرسل | yursile | gönderir | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, bir insanla ancak vahiy yoluyla, yahut perde arkasından konuşur. Yahut bir elçi gönderip, izniyle ona dilediğini vahyeder. Şüphesiz O yücedir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 15 | Zâriyât 33. Ayet (51:33:1) | لِنُرْسِلَ | لنرسل | li-nursile | salalım diye | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 32,33,34. Onlar şöyle dediler: “Biz suçlu bir kavme (Lût’un kavmine), üzerlerine çamurdan, pişirilmiş ve Rabbinin katında haddi aşanlar için belirlenmiş taşlar yağdırmak için gönderildik.” | |||||
| 16 | Mülk 17. Ayet (67:17:7) | يُرْسِلَ | يرسل | yursile | göndermeyeceğinden | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yahut göktekinin, üzerinize taş yağdıran rüzgâr göndermeyeceğinden mi emin oldunuz? O zaman, uyarım nasılmış bileceksiniz! | |||||