| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 129. Ayet (2:129:6) | يَتْلُوا | يتلوا | yetlû | okuyacak | ت ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara âyetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın. Şüphesiz, sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.” | |||||
| 2 | Bakara 145. Ayet (2:145:9) | تَبِعُوا | تبعوا | tebi’û | uyacak | ت ب ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, sen kendilerine kitap verilenlere her türlü mucizeyi getirsen de, onlar yine senin kıblene uymazlar. Sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onlar birbirlerinin kıblesine de uymazlar. Andolsun, eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, o takdirde sen de mutlaka zalimlerden olursun. | |||||
| 3 | Bakara 145. Ayet (2:145:13) | بِتَابِعٍ | بتابع | bi-tâbi’in | uyacak | ت ب ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, sen kendilerine kitap verilenlere her türlü mucizeyi getirsen de, onlar yine senin kıblene uymazlar. Sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onlar birbirlerinin kıblesine de uymazlar. Andolsun, eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, o takdirde sen de mutlaka zalimlerden olursun. | |||||
| 4 | Bakara 230. Ayet (2:230:22) | يُق۪يمَا | يقيما | yukîmâ | koruyacaklarına | ق و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer erkek karısını (üçüncü defa) boşarsa, kadın, onun dışında bir başka kocayla nikâhlanmadıkça ona helâl olmaz. (Bu koca da) onu boşadığı takdirde, onlar (kadın ile ilk kocası) Allah’ın koyduğu ölçüleri gözetebileceklerine inanıyorlarsa tekrar birbirlerine dönüp evlenmelerinde bir günah yoktur. İşte bunlar Allah’ın, anlayan bir toplum için açıkladığı ölçüleridir. | |||||
| 5 | Âl-i İmran 186. Ayet (3:186:5) | وَلَتَسْمَعُنَّ | ولتسمعن | ve letesme’unne | ve (sözler) duyacaksınız | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve Allah’a ortak koşanlardan üzücü birçok söz işiteceksiniz. Eğer sabreder ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız bilin ki, bunlar (yapmaya değer) azmi gerektiren işlerdendir. | |||||
| 6 | Ra'd 34. Ayet (13:34:14) | وَاقٍ | واق | vâk(in) | koruyacak (kimse) | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara dünya hayatında bir azap vardır. Ahiret azabı ise daha ağırdır ve onları Allah’ın azabından koruyacak kimse de yoktur. | |||||
| 7 | İsrâ 69. Ayet (17:69:22) | تَب۪يعًا | تبيعا | tebî’â(n) | izleyip koruyacak birini | ت ب ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yahut sizi tekrar denize döndürüp üstünüze, kasıp kavuran bir fırtına yollayarak nankörlüğünüz sebebiyle sizi boğmasından, sonra da bize karşı kendiniz için arka çıkacak bir yardımcı bulamama (durumun)dan güvende misiniz? | |||||
| 8 | Enbiyâ 42. Ayet (21:42:3) | يَكْلَؤُ۬كُمْ | يكلؤكم | yekleukum | sizi koruyacak? | ك ل أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) De ki: “(Size azab edecek olsa) gece ve gündüz Rahmân’ın azabından sizi kim koruyacak?” Öyle iken onlar Rablerinin zikrinden yüz çevirmekteler. | |||||
| 9 | Enbiyâ 43. Ayet (21:43:4) | تَمْنَعُهُمْ | تمنعهم | temne’uhum | onları koruyacak | م ن ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa bizim dışımızda onları koruyacak ilâhları mı var? O ilâh edindikleri nesneler kendilerine bile yardım edemezler. Zaten onlar bizden de yardım görmezler. | |||||
| 10 | Ahzab 17. Ayet (33:17:5) | يَعْصِمُكُمْ | يعصمكم | ya’simukum | sizi koruyacak | ع ص م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Eğer Allah size bir kötülük dilese, sizi Allah’tan koruyacak kimdir? Yahut size bir rahmet dilese, buna engel olacak kimdir?” Onlar kendilerine Allah’tan başka hiçbir dost ve hiçbir yardımcı bulamazlar. | |||||
| 11 | Sebe' 44. Ayet (34:44:5) | يَدْرُسُونَهَا | يدرسونها | yedrusûnehâ | okuyacakları | د ر س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Oysa biz onlara okuyup inceleyecekleri kitaplar vermedik. Onlara senden önce hiçbir uyarıcı da göndermedik. | |||||