| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Yunus 15. Ayet (10:15:0) | يُوحٰٓى | يوحى | yûhâ | vahyedilene | و ح ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âyetlerimiz kendilerine apaçık birer delil olarak okunduğunda, (öldükten sonra) bize kavuşmayı ummayanlar, “Ya (bize) bundan başka bir Kur’an getir veya onu değiştir” dediler. De ki: “Onu kendiliğimden değiştirmem benim için olacak şey değildir. Ben ancak bana vahyolunana uyarım. Eğer Rabbime isyan edecek olursam, elbette büyük bir günün azabından korkarım.” | |||||
| 2 | Yunus 109. Ayet (10:109:0) | يُوحٰٓى | يوحى | yûhâ | vahyedilen | و ح ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Sana vahyolunana uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır. | |||||
| 3 | Hûd 12. Ayet (11:12:5) | يُوحٰٓى | يوحى | yûhâ | vahyedilenin | و ح ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Belki de sen, (müşriklerin) “Ona bir hazine indirilseydi veya beraberinde bir melek gelseydi ya!” demelerinden dolayı sana vahyolunanlardan bir kısmını göz ardı edeceksin ve o yüzden göğsün daralacak. Fakat sen, ancak bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir. | |||||
| 4 | Kehf 27. Ayet (18:27:3) | اُو۫حِيَ | اوحي | ûhiye | vahyedilen | و ح ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbinin kitabından sana vahyedileni oku. O’nun kelimelerini değiştirecek hiçbir kimse yoktur. O’ndan başka asla bir sığınak da bulamazsın. | |||||
| 5 | Tâhâ 38. Ayet (20:38:6) | يُوحٰىۙ | يوحى | yûhâ | vahyedilen | و ح ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Hani annene ilham edilmesi gereken şeyleri ilham etmiştik:” | |||||
| 6 | Enbiyâ 7. Ayet (21:7:6) | نُوح۪ٓي | نوحي | nûhî | vahyedilen | و ح ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Senden önce de ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber gönderdik. Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun. | |||||
| 7 | Ankebut 45. Ayet (29:45:3) | اُو۫حِيَ | اوحي | ûhiye | vahyedileni | و ح ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah’ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah, yaptıklarınızı biliyor. | |||||
| 8 | Ahzab 2. Ayet (33:2:3) | يُوحٰٓى | يوحى | yûhâ | vahyedilen | و ح ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbinden sana vahyolunana uy. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. | |||||
| 9 | Zuhruf 43. Ayet (43:43:3) | اُو۫حِيَ | اوحي | ûhiye | vahyedilene | و ح ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Öyle ise sana vahyedilene sımsıkı sarıl. Şüphesiz sen doğru bir yol üzeresin. | |||||
| 10 | Ahkaf 9. Ayet (46:9:18) | يُوحٰٓى | يوحى | yûhâ | vahyedilen | و ح ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Ben türedi bir peygamber değilim.[491] Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben sadece bana vahyedilene uyarım. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.” | |||||
| 11 | Necm 4. Ayet (53:4:5) | يُوحٰىۙ | يوحى | yûhâ | kendisine vahyedilen | و ح ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Size okuduğu) Kur'an ancak kendisine bildirilen bir vahiydir. | |||||