| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Nisâ 54. Ayet (4:54:16) | وَاٰتَيْنَاهُمْ | واتيناهم | ve âteynâhum | ve onlara verdik | أ ت ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa, insanları; Allah’ın lütfundan kendilerine verdiği şey dolayısıyla kıskanıyorlar mı? Şüphesiz biz, İbrahim ailesine de kitap ve hikmet vermişizdir. Onlara büyük bir hükümranlık da vermiştik.[122] | |||||
| 2 | Mâide 46. Ayet (5:46:13) | وَاٰتَيْنَاهُ | واتيناه | ve âteynâhu | ve ona verdik | أ ت ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O peygamberlerin izleri üzere Meryem oğlu İsa’yı, önündeki Tevrat’ı doğrulayıcı olarak gönderdik. Ona, içerisinde hidayet ve nur bulunan, önündeki Tevrat’ı doğrulayan, Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için doğru yola iletici ve bir öğüt olarak İncil’i verdik. | |||||
| 3 | Hicr 81. Ayet (15:81:1) | وَاٰتَيْنَاهُمْ | واتيناهم | ve âteynâhum | ve onlara verdik | أ ت ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz, onlara âyetlerimizi vermiştik de onlardan yüz çevirmişlerdi. | |||||
| 4 | Nahl 122. Ayet (16:122:1) | وَاٰتَيْنَاهُ | واتيناه | ve âteynâhu | ve ona vermiştik | أ ت ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ona dünyada iyilik verdik. Şüphesiz o, ahirette de salihlerdendir. | |||||
| 5 | Kehf 84. Ayet (18:84:6) | وَاٰتَيْنَاهُ | واتيناه | ve âteynâhu | ve ona verdik | أ ت ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz onu yeryüzünde kudret sahibi kıldık ve kendisine her konuda (amacına ulaşabileceği) bir yol verdik. | |||||
| 6 | Meryem 12. Ayet (19:12:6) | وَاٰتَيْنَاهُ | واتيناه | ve âteynâhu | ve ona verdik | أ ت ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 12,13,14. (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) “Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl” dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah’tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi. | |||||
| 7 | Enbiyâ 84. Ayet (21:84:8) | وَاٰتَيْنَاهُ | واتيناه | ve âteynâhu | ve ona verdik | أ ت ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz de onun duasını kabul edip kendisinde dert namına ne varsa gidermiştik. Tarafımızdan bir rahmet ve kullukta bulunanlar için de bir ibret olmak üzere ona ailesini ve onlarla beraber bir mislini daha vermiştik. | |||||
| 8 | Kasas 76. Ayet (28:76:9) | وَاٰتَيْنَاهُ | واتيناه | ve âteynâhu | ve ona vermiştik | أ ت ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Kârûn, Mûsâ’nın kavmindendi. Onlara karşı azgınlık etti. Biz ona, anahtarlarını (bile taşımak) güçlü bir topluluğa ağır gelecek hazineler verdik. Hani, kavmi kendisine şöyle demişti: “Böbürlenme! Çünkü Allah, böbürlenip şımaranları sevmez.” | |||||
| 9 | Ankebut 27. Ayet (29:27:10) | وَاٰتَيْنَاهُ | واتيناه | ve âteynâhu | ve ona verdik | أ ت ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ona (İbrahim’e) İshak’ı ve Yakub’u bahşettik. Onun soyundan gelenlere peygamberlik ve kitab verdik. Ayrıca ona dünyada mükâfatını da verdik. Şüphesiz o, ahirette de salih kimselerdendir. | |||||
| 10 | Sâffât 117. Ayet (37:117:1) | وَاٰتَيْنَاهُمَا | واتيناهما | ve âteynâhumâ | ve onlara verdik | أ ت ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz onlara (hükümlerimizi) açıklayan Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik. | |||||
| 11 | Sâd 20. Ayet (38:20:3) | وَاٰتَيْنَاهُ | واتيناه | ve âteynâhu | ve kendisine vermiştik | أ ت ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz Davud’un mülkünü güçlendirdik, ona hikmet ve hakla batılı ayıran söz (hüküm verme) yeteneği verdik. | |||||
| 12 | Duhân 33. Ayet (44:33:1) | وَاٰتَيْنَاهُمْ | واتيناهم | ve âteynâhum | ve onlara verdik | أ ت ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan mûcizeler verdik. | |||||
| 13 | Câsiye 17. Ayet (45:17:1) | وَاٰتَيْنَاهُمْ | واتيناهم | ve âteynâhum | ve onlara verdik | أ ت ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara din işi konusunda açık deliller verdik. Ama onlar ancak kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki hasetten dolayı ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, hakkında ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kıyamet günü, aralarında hüküm verecektir. | |||||
| 14 | Hadîd 27. Ayet (57:27:10) | وَاٰتَيْنَاهُ | واتيناه | ve âteynâhu | ve ona verdik | أ ت ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra bunların peşinden ard arda peygamberlerimizi gönderdik. Onların arkasından da Meryem oğlu İsa’yı gönderdik, ona İncil’i verdik ve kendisine uyanların kalplerine şefkat ve merhamet duygusu koyduk. (Kendiliklerinden) icat ettikleri ruhbanlığa[528] gelince; biz onu onlara farz kılmamıştık. Allah’ın rızasını kazanmak için onu kendileri icat etmişlerdi. Fakat ona da gereği gibi uymadılar. Biz de içlerinden iman edenlere mükâfatlarını verdik. Fakat onlardan birçoğu da fasık kimselerdir. | |||||