"ve asla" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 40 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Nisâ 141. Ayet (4:141:30) وَلَنْ ولن ve len ve asla لَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar sizi gözetleyip duran kimselerdir. Eğer Allah tarafından size bir fetih (zafer) nasip olursa, “Biz sizinle beraber değil miydik?” derler. Şayet kâfirlerin (zaferden) bir payı olursa, “Size üstünlük sağlayıp sizi mü’minlerden korumadık mı?” derler. Allah, kıyamet günü aranızda hükmünü verecektir. Allah, mü’minlerin aleyhine kâfirlere hiçbir yol vermeyecektir.
2 Nisâ 145. Ayet (4:145:8) وَلَنْ ولن ve len ve asla لَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz ki münafıklar, cehennem ateşinin en aşağı tabakasındadırlar. Onlara hiçbir yardımcı da bulamazsın.
3 En'am 141. Ayet (6:141:26) وَلَا ولا velâ ve asla لَا
Diyanet İşleri (Yeni) O, çardaklı-çardaksız olarak bahçeleri, ürünleri, çeşit çeşit hurmalıkları ve ekinleri, zeytini ve narı (her biri) birbirine benzer ve (her biri) birbirinden farklı biçimde yaratandır.[196] Bunlar meyve verince meyvelerinden yiyin. Hasat günü de hakkını (öşürünü)[197] verin, fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.
4 Enfal 20. Ayet (8:20:0) وَلَا ولا ve lâ ve asla لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’a ve Resûlüne itaat edin ve (Kur’an’ı) dinlediğiniz hâlde ondan yüz çevirmeyin.
5 Enfal 21. Ayet (8:21:0) وَلَا ولا ve lâ ve asla لَا
Diyanet İşleri (Yeni) İşitmedikleri hâlde, “işittik” diyenler gibi de olmayın.
6 Tevbe 83. Ayet (9:83:0) وَلَنْ ولن ve len ve asla لَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer (bundan böyle) Allah seni onlardan bir zümrenin yanına döndürür de, onlar (sefere) çıkmak için senden izin isterlerse, de ki: “Artık siz benimle birlikte ebediyyen çıkmayacak ve benimle birlikte hiçbir düşmanla asla savaşmayacaksınız. Çünkü siz baştan yerinizde oturup kalmaya razı oldunuz. Şimdi de geri kalan (kadın ve çocuk)larla birlikte oturun.”
7 Nahl 85. Ayet (16:85:9) وَلَا ولا velâ ve asla  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) O zalimler, azabı gördükleri zaman artık onlardan azap hafifletilmez ve kendilerine mühlet de verilmez.
8 Nahl 91. Ayet (16:91:6) وَلَا ولا velâ ve asla لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Antlaşma yaptığınız zaman, Allah’a karşı verdiğiniz sözü yerine getirin. Allah’ı kendinize kefil kılarak pekiştirdikten sonra yeminlerinizi bozmayın. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı bilir.
9 Nahl 92. Ayet (16:92:1) وَلَا ولا velâ ve asla لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Bir topluluk diğer bir topluluktan daha (güçlü ve) çoktur diye yeminlerinizi aranızda bir hile ve fesat sebebi yaparak, ipliğini iyice eğirip büktükten sonra (tekrar) çözüp bozan kadın gibi olmayın. Allah, bununla sizi ancak imtihan eder. Hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri kıyamet günü size elbette açıklayacaktır.
10 Nahl 95. Ayet (16:95:1) وَلَا ولا velâ ve asla لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a verdiğiniz sözü az bir karşılığa değişmeyin. Eğer bilirseniz, şüphesiz Allah katında olan sizin için daha hayırlıdır.
11 İsrâ 29. Ayet (17:29:1) وَلَا ولا velâ ve asla  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın.[314]
12 İsrâ 32. Ayet (17:32:1) وَلَا ولا velâ ve asla لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur.
13 İsrâ 33. Ayet (17:33:1) وَلَا ولا velâ ve asla لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Haklı bir sebep olmadıkça, Allah’ın, öldürülmesini haram kıldığı cana kıymayın. Kim haksız yere öldürülürse, biz onun velisine yetki vermişizdir. Ancak o da (kısas yoluyla) öldürmede meşru ölçüleri aşmasın. Çünkü kendisine yardım edilmiştir.
14 İsrâ 34. Ayet (17:34:1) وَلَا ولا velâ ve asla لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Rüştüne erişinceye kadar, yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın, verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü söz (veren sözünden) sorumludur.
15 İsrâ 77. Ayet (17:77:8) وَلَا ولا velâ ve asla  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Senden önce gönderdiğimiz peygamberlerimiz hakkındaki kanun böyledir. Bizim kanunumuzda hiçbir değişme bulamazsın.
16 Kehf 20. Ayet (18:20:10) وَلَنْ ولن velen ve asla لَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) “Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse ya taşlayarak öldürürler, yahut kendi dinlerine döndürürler. O zaman da bir daha asla kurtuluşa eremezsiniz.”
17 Kehf 38. Ayet (18:38:5) وَلَٓا ولا velâ ve asla  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Fakat O Allah benim Rabbimdir. Ben Rabbime hiç kimseyi ortak koşmam.”
18 Kehf 110. Ayet (18:110:20) وَلَا ولا velâ ve asla  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ben de ancak sizin gibi bir insanım. (Ne var ki) bana, ‘Sizin ilâh’ınız ancak bir tek ilâhtır” diye vahyolunuyor. Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa yararlı bir iş yapsın ve Rabbine ibadette kimseyi ortak koşmasın.”
19 Tâhâ 40. Ayet (20:40:16) وَلَا ولا velâ ve asla  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve “size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?” diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin diye seni annene döndürdük.[357] (Sana baktı, büyüdün) ve (kazara) bir cana kıydın da biz seni kederden kurtardık, seni sıkı bir denemeden geçirdik (ve kaçıp Medyen’e gittin). Medyen halkı içinde yıllarca kaldın, sonra (peygamber olman için) takdir edilmiş bir zamanda (Tûr’a) geldin ey Mûsâ!”
20 Tâhâ 42. Ayet (20:42:5) وَلَا ولا velâ ve asla لَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Sen ve kardeşin mucizelerim ile (desteklenmiş olarak) gidin ve beni anmakta gevşeklik göstermeyin.”
21 Tâhâ 69. Ayet (20:69:12) وَلَا ولا velâ ve asla  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Sağ elindekini (değneğini) at ki, onların yaptıklarını yutsun. Şüphesiz yaptıkları bir sihirbaz hilesidir. Sihirbaz ise nereye varsa kurtuluşa eremez.”
22 Tâhâ 131. Ayet (20:131:1) وَلَا ولا velâ ve asla لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan bazı kesimlere, kendilerini sınamak için dünya hayatının süsü olarak verdiğimiz şeylere gözünü dikme. Rabbinin rızkı daha hayırlı ve daha kalıcıdır.
23 Nûr 2. Ayet (24:2:9) وَلَا ولا velâ ve asla لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüzer değnek vurun. Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah’ın dini(nin koymuş olduğu hükmü uygulama) konusunda onlara acıyacağınız tutmasın. Mü’minlerden bir topluluk da onların cezalandırılmasına şahit olsun.
24 Ankebut 36. Ayet (29:36:13) وَلَا ولا velâ ve asla لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Medyen’e de kardeşleri Şu’ayb’ı peygamber olarak gönderdik. Şu’ayb, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Ahiret gününe ümit besleyin ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın” dedi.
25 Ankebut 46. Ayet (29:46:1) وَلَا ولا velâ ve asla لَا
Diyanet İşleri (Yeni) İçlerinden zulmedenler hariç, Kitap ehli ile ancak en güzel bir yolla mücadele edin ve (onlara) şöyle deyin: “Biz, bize indirilene de, size indirilene de inandık. Bizim ilâhımız ve sizin ilâhınız birdir (aynı ilâhtır). Biz sadece O’na teslim olmuş kimseleriz.”
26 Rum 52. Ayet (30:52:5) وَلَا ولا velâ ve asla  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz, sen ölülere işittiremezsin. Dönüp gittikleri zaman çağrıyı sağırlara da işittiremezsin.
27 Lokman 33. Ayet (31:33:28) وَلَا ولا velâ ve asla لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Hiçbir babanın çocuğuna hiçbir yarar sağlayamayacağı, hiçbir çocuğun da babasına hiçbir yarar sağlayamayacağı günden korkun! Şüphesiz Allah’ın va’di gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. O aldatıcı şeytan da Allah hakkında sizi aldatmasın.
28 Secde 17. Ayet (32:17:1) فَلَا فلا felâ ve asla  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Hiç kimse, yapmakta olduklarına karşılık olarak, onlar için saklanan göz aydınlıklarını bilemez.
29 Ahzab 1. Ayet (33:1:6) وَلَا ولا velâ ve asla لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Peygamber! Allah’a karşı gelmekten sakın. Kâfirlere ve münafıklara itaat etme. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
30 Ahzab 23. Ayet (33:23:16) وَمَا وما ve mâ ve asla مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Mü’minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah’a verdikleri söze sâdık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehit olmuştur). Bir kısmı da (şehit olmayı) beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir.
31 Ahzab 48. Ayet (33:48:1) وَلَا ولا velâ ve asla لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Kâfirlere ve münafıklara itaat etme! Onların eziyetlerine aldırma ve Allah’a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.
32 Yâsîn 23. Ayet (36:23:14) وَلَا ولا velâ ve asla  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) “O’nu bırakıp da başka ilâhlar mı edineyim? Eğer Rahmân bana bir zarar vermek istese, onların şefaati bana hiçbir fayda sağlamaz ve beni kurtaramazlar.”
33 Sâd 44. Ayet (38:44:6) وَلَا ولا velâ ve asla لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Şöyle dedik: “Eline bir demet sap al ve onunla vur, yeminini bozma.”[465] Gerçekten biz Eyyûb’u sabreden bir kimse olarak bulduk. O ne güzel bir kuldu! O, Allah’a çok yönelen bir kimse idi.
34 Zuhruf 39. Ayet (43:39:1) وَلَنْ ولن ve len ve asla لَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara, “(Bu temenniniz) bugün size asla fayda vermez. Çünkü zulmettiniz. Hepiniz azapta ortaksınız” denir.
35 Ahkaf 35. Ayet (46:35:8) وَلَا ولا velâ ve asla  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) O hâlde, yüksek azim sahibi peygamberlerin sabretmesi gibi sabret. Onlar için acele etme. Onlar tehdit edildikleri azabı gördükleri gün, sanki dünyada gündüzün bir anından başka kalmadıklarını sanırlar. Bu bir duyurudur. Ancak yoldan çıkmış olan topluluk helâk edilir.
36 Muhammed 35. Ayet (47:35:10) وَلَنْ ولن velen ve asla لَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Sakın za’f göstermeyin. Üstün olduğunuz hâlde barışa çağırmayın. Allah sizinle beraberdir. Sizin amellerinizi asla eksiltmeyecektir.
37 Fetih 23. Ayet (48:23:8) وَلَنْ ولن ve len ve asla لَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın öteden beri işleyip duran kanunu (budur). Allah’ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın.
38 Münafikun 11. Ayet (63:11:1) وَلَنْ ولن velen ve asla لَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, eceli geldiğinde hiçbir kimseyi asla ertelemez. Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
39 Cin 12. Ayet (72:12:9) وَلَنْ ولن velen ve asla لَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) “Muhakkak ki biz Allah’ı yeryüzünde âciz bırakamayacağımızı, kaçarak da onu âciz bırakamayacağımızı anladık.”
40 Cin 22. Ayet (72:22:8) وَلَنْ ولن velen ve asla لَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Gerçekten beni Allah’a karşı hiç kimse asla koruyamaz ve yine asla O’ndan başka sığınacak kimse de bulamam.”