| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Zümer 47. Ayet (39:47:18) | وَبَدَا | وبدا | ve bedâ | ve karşılarına çıkmıştır | ب د و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer yeryüzünde bulunan her şey tümüyle ve onlarla beraber bir o kadarı da zulmedenlerin olsa, kıyamet günü kötü azaptan kurtulmak için elbette onları verirlerdi. Artık, hiç hesap etmedikleri şeyler Allah tarafından karşılarına çıkmıştır. | |||||
| 2 | Zümer 48. Ayet (39:48:1) | وَبَدَا | وبدا | ve bedâ | ve görünmüştür | ب د و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Dünyada) kazandıkları şeylerin kötülükleri karşılarına çıkmış, alay etmekte oldukları şey onları kuşatmıştır. | |||||
| 3 | Câsiye 33. Ayet (45:33:1) | وَبَدَا | وبدا | ve bedâ | ve göründü | ب د و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yaptıklarının kötülükleri karşılarına dikilmiş ve alay edip durdukları şey, kendilerini kuşatıvermiştir. | |||||
| 4 | Mümtehine 4. Ayet (60:4:23) | وَبَدَا | وبدا | ve bedâ | ve belirmiştir | ب د و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim’de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, “Biz sizden ve Allah’ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir” demişlerdi. Yalnız İbrahim’in, babasına, “Senin için mutlaka bağışlama dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez” sözü başka. Onlar şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.”[538] | |||||