| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Mü'minûn 55. Ayet (23:55:7) | وَبَن۪ينَۙ | وبنين | ve benîn(e) | ve oğullar | ب ن ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 55,56. Kendilerine bol bol verdiğimiz mal ve evlatla onların iyiliğine koştuğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar farkına varmıyorlar! | |||||
| 2 | Şu'arâ 133. Ayet (26:133:3) | وَبَن۪ينَۙ | وبنين | ve benîn(e) | ve oğullar | ب ن ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 132,133,134. “Bildiğiniz her şeyi size veren, size hayvanlar, oğullar, bahçeler ve pınarlar veren Allah’a karşı gelmekten sakının.” | |||||
| 3 | Kalem 14. Ayet (68:14:5) | وَبَن۪ينَۜ | وبنين | ve benîn(e) | ve oğullar | ب ن ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 10,11,12,13,14. Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme. | |||||