| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Mâide 12. Ayet (5:12:7) | وَبَعَثْنَا | وبعثنا | ve be’aśnâ | ve göndermiştik | ب ع ث |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, Allah İsrailoğullarından sağlam söz almıştı. Onlardan on iki temsilci -başkan- seçmiştik. Allah, şöyle demişti: “Sizinle beraberim. Andolsun eğer namazı kılar, zekâtı verir ve elçilerime inanır, onları desteklerseniz, (fakirlere gönülden yardımda bulunarak) Allah’a güzel bir borç verirseniz, elbette sizin kötülüklerinizi örterim ve andolsun sizi, içinden ırmaklar akan cennetlere koyarım. Ama bundan sonra sizden kim inkâr ederse, mutlaka o, dümdüz yoldan sapmıştır.” | |||||
| 2 | Mâide 46. Ayet (5:46:1) | وَقَفَّيْنَا | وقفينا | ve kaffeynâ | ve gönderdik | ق ف و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O peygamberlerin izleri üzere Meryem oğlu İsa’yı, önündeki Tevrat’ı doğrulayıcı olarak gönderdik. Ona, içerisinde hidayet ve nur bulunan, önündeki Tevrat’ı doğrulayan, Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için doğru yola iletici ve bir öğüt olarak İncil’i verdik. | |||||
| 3 | Mâide 70. Ayet (5:70:6) | وَاَرْسَلْنَٓا | وارسلنا | ve erselnâ | ve göndermiştik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, İsrailoğullarından sağlam söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Fakat her ne zaman bir Peygamber, onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir hükmü getirdiyse; onlardan bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler. | |||||
| 4 | En'am 61. Ayet (6:61:5) | وَيُرْسِلُ | ويرسل | ve yursilu | ve gönderir | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, kullarının üstünde mutlak hâkimiyet sahibidir. Üzerinize de koruyucu melekler gönderir.[178] Nihayet birinize ölüm geldiği vakit (görevli) elçilerimiz onun canını alır ve onlar görevlerinde asla kusur etmezler. | |||||
| 5 | A'raf 111. Ayet (7:111:4) | وَاَرْسِلْ | وارسل | ve ersil | ve gönder | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar şöyle dediler: “Mûsâ’yı ve kardeşini (bir süre) beklet (haklarında bir işlem yapma) ve şehirlere toplayıcılar yolla.” | |||||
| 6 | Ra'd 13. Ayet (13:13:7) | وَيُرْسِلُ | ويرسل | ve yursilu | ve gönderir | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gök gürlemesi O’na hamd ederek tespih eder. Melekler de O’nun korkusundan tespih ederler. O, yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar. Onlar ise Allah hakkında mücadele ediyorlar. Hâlbuki O, azabı çok şiddetli olandır. | |||||
| 7 | Hicr 22. Ayet (15:22:1) | وَاَرْسَلْنَا | وارسلنا | ve erselnâ | ve gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rüzgârları da aşılayıcı olarak gönderip yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz.[297] | |||||
| 8 | Kehf 40. Ayet (18:40:8) | وَيُرْسِلَ | ويرسل | ve yursile | ve gönderir | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 39,40. “Bağına girdiğinde ‘Mâşaallah! Kuvvet yalnız Allah’ındır’ deseydin ya!. Eğer benim malımı ve çocuklarımı kendininkilerden daha az görüyorsan, belki Rabbim bana, senin bağından daha iyisini verir. Seninkinin üzerine de gökten bir afet indirir de bağ kupkuru ve yalçın bir toprak hâline geliverir.” | |||||
| 9 | Mü'minûn 32. Ayet (23:32:1) | فَاَرْسَلْنَا | فارسلنا | fe-erselnâ | ve gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara, kendilerinden, “Allah’a kulluk edin, sizin O’ndan başka hiçbir ilâhınız yoktur, hâlâ O’na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” diye öğüt veren bir peygamber gönderdik. | |||||
| 10 | Şu'arâ 36. Ayet (26:36:4) | وَابْعَثْ | وابعث | veb’aś | ve gönder | ب ع ث |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dediler ki: "Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere de toplayıcı adamlar gönder." | |||||
| 11 | Fîl 3. Ayet (105:3:1) | وَاَرْسَلَ | وارسل | ve ersele | ve gönderdi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 3,4,5. Üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar atan sürü sürü kuşlar gönderdi. Nihayet onları yenilmiş ekin yaprakları hâline getirdi. | |||||