"ve hiye" Analizi

Arapça Okunuşu ve benzeşen aramasında 10 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 259. Ayet (2:259:6) وَهِيَ وهي ve hiye o kimse هِيَ
Diyanet İşleri (Yeni) Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, “Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?” demişti. Bunun üzerine, Allah onu öldürüp yüzyıl ölü bıraktı, sonra diriltti ve ona sordu: “Ne kadar (ölü) kaldın?” O, “Bir gün veya bir günden daha az kaldım” diye cevap verdi. Allah, şöyle dedi: “Hayır, yüz sene kaldın. Böyle iken yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamış. Bir de eşeğine bak! (Böyle yapmamız) seni insanlara ibret belgesi kılmamız içindir. (Eşeğin) kemikler(in)e de bak, nasıl onları bir araya getiriyor, sonra onlara nasıl et giydiriyoruz?” Kendisine bütün bunlar apaçık belli olunca, şöyle dedi: “Şimdi, biliyorum ki; şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.”[74]
2 Hûd 42. Ayet (11:42:1) وَهِيَ وهي ve hiye (Gemi) هِيَ
Diyanet İşleri (Yeni) Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu. Nûh, ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna, “Yavrucuğum, bizimle beraber sen de bin, inkârcılarla birlikte olma” diye seslendi.
3 Hûd 102. Ayet (11:102:7) وَهِيَ وهي ve hiye ve o هِيَ
Diyanet İşleri (Yeni) Zulme sapmış memleketlerin halkını yakaladığında, Rabbinin yakalaması işte böyledir! Şüphesiz O’nun yakalaması can yakıcı ve şiddetlidir.
4 Kehf 42. Ayet (18:42:10) وَهِيَ وهي ve hiye ve o هِيَ
Diyanet İşleri (Yeni) Derken bütün serveti helâk edildi. (Yıkılmış) çardakları üzerine çökmüş hâldeki bağına yaptığı harcamalar karşısında ellerini oğuşturuyor ve şöyle diyordu: “Keşke Rabbime hiçbir kimseyi ortak koşmasaydım..”
5 Hacc 45. Ayet (22:45:5) وَهِيَ وهي ve hiye o هِيَ
Diyanet İşleri (Yeni) Halkı zulmetmekteyken helâk ettiğimiz, böylece duvarları, çökmüş çatılarının üzerine yıkılmış nice memleketler, nice kullanılmaz kuyular, nice muhteşem saraylar vardır!
6 Hacc 48. Ayet (22:48:6) وَهِيَ وهي ve hiye o هِيَ
Diyanet İşleri (Yeni) Zalim oldukları hâlde, mühlet verdiğim, sonra da kendilerini azabımla yakaladığım nice memleket halkları vardır. Dönüş yalnız banadır.
7 Neml 88. Ayet (27:88:5) وَهِيَ وهي ve hiye o هِيَ
Diyanet İşleri (Yeni) Dağları görürsün, onları hareketsiz sanırsın. Hâlbuki onlar bulutların geçişi gibi hareket ederler. Bunu, her şeyi sağlam ve yerli yerince yapan Allah yapmıştır. Şüphesiz O, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
8 Yâsîn 78. Ayet (36:78:10) وَهِيَ وهي ve hiye şu هِيَ
Diyanet İşleri (Yeni) Bir de kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek getirdi. Dedi ki: “Çürümüşlerken kemikleri kim diriltecek?”
9 Fussilet 11. Ayet (41:11:5) وَهِيَ وهي ve hiye ve o هِيَ
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra duman hâlinde bulunan göğe yöneldi; ona ve yeryüzüne, “İsteyerek veya istemeyerek gelin” dedi. İkisi de, “İsteyerek geldik” dediler.
10 Mülk 7. Ayet (67:7:7) وَهِيَ وهي ve hiye ve o هِيَ
Diyanet İşleri (Yeni) Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı korkunç uğultuyu işitirler.