"ve için" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 17 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 60. Ayet (2:60:20) وَاشْرَبُوا واشربوا ve-şrabû ve için ش ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) Hani, Mûsâ kavmi için su dilemişti. Biz de, “Asanı kayaya vur” demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı bilmişti. “Allah’ın rızkından yiyin, için. Yalnız, yeryüzünde bozgunculuk yaparak fesat çıkarmayın” demiştik.
2 Bakara 187. Ayet (2:187:32) وَاشْرَبُوا واشربوا ve-şrabû ve için ش ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı.[51] Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz.[52] Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşarak) kendinize zulmetmekte olduğunuzu bildi de tövbenizi kabul edip sizi affetti. Artık eşlerinize yaklaşın ve Allah’ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu şeyi arayın. Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun. Bununla birlikte siz mescitlerde itikâfta iken eşlerinize yaklaşmayın. Bunlar, Allah’ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. Allah, kendine karşı gelmekten sakınsınlar diye, âyetlerini insanlara böylece açıklar.
3 Mâide 80. Ayet (5:80:16) وَفِي وفي vefî ve içinde فِي
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan birçoğunun inkâr edenleri dost edindiklerini görürsün. Andolsun ki kendileri için önceden (ahirete) gönderdikleri şey; Allah’ın onlara gazap etmesi ne kötüdür! Onlar azap içinde ebedî kalıcıdırlar.
4 En'am 25. Ayet (6:25:11) وَف۪ٓي وفي ve fî ve içine فِي
Diyanet İşleri (Yeni) İçlerinden, (Kur’an okurken) seni dinleyenler de var. Onu anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler (gereriz), kulaklarına ağırlık koyarız.[173] Her türlü mucizeyi görseler de onlara inanmazlar. Hatta tartışmak üzere sana geldiklerinde inkâr edenler, “Bu (Kur’an) evvelkilerin masallarından başka bir şey değil” derler.
5 A'raf 31. Ayet (7:31:10) وَاشْرَبُوا واشربوا ve-şrabû ve için ش ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Âdemoğulları! Her mescitte ziynetinizi takının (güzel ve temiz giyinin). Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.
6 Tevbe 47. Ayet (9:47:0) وَف۪يكُمْ وفيكم ve fîkum ve içinizde de vardı فِي
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer onlar da sizin içinizde (sefere) çıksalardı, size bozgunculuktan başka bir katkıları olmayacak ve sizi fitneye düşürmek için aranızda koşuşturacaklardı. Aranızda onları dinleyecek kişiler de vardı. Allah, zalimleri hakkıyla bilendir.
7 Hûd 70. Ayet (11:70:8) وَاَوْجَسَ واوجس ve evcese ve içine düştü و ج س
Diyanet İşleri (Yeni) Ellerini yemeğe uzatmadıklarını görünce, onları yadırgadı ve onlardan dolayı içinde bir korku duydu. Dediler ki: “Korkma, çünkü biz Lût kavmine gönderildik.”
8 Nahl 70. Ayet (16:70:5) وَمِنْكُمْ ومنكم ve minkum ve içinizden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, sizi yarattı. Sonra sizi öldürecek. İçinizden kimileri de, bilgili olduktan sonra hiçbir şeyi bilmesin diye ömrünün en düşkün çağına ulaştırılır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (her şeye) hakkıyla gücü yetendir.
9 Kehf 18. Ayet (18:18:20) وَلَمُلِئْتَ ولملئت ve lemuli/te ve içine dolardı م ل أ
Diyanet İşleri (Yeni) Uykuda oldukları hâlde, sen onları uyanık sanırsın. Biz onları sağa sola çeviriyorduk. Köpekleri de mağaranın girişinde iki kolunu uzatmış (yatmakta idi.) Onları görseydin, mutlaka onlardan yüz çevirip kaçardın ve gördüklerin yüzünden için korku ile dolardı.
10 Kehf 57. Ayet (18:57:20) وَف۪ٓي وفي vefî ve içine فِي
Diyanet İşleri (Yeni) Kim, kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren ve elleriyle yaptığını unutandan daha zalimdir? Şüphesiz biz, onu anlamamaları için, kalplerine perdeler gerdik, kulaklarına da ağırlıklar koyduk. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayet bulamazlar.[329]
11 Hacc 5. Ayet (22:5:42) وَمِنْكُمْ ومنكم ve minkum ve içinizden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra bir “alaka”dan[372], sonra da yaratılışı belli belirsiz bir “mudga”dan[373] yarattık ki size (kudretimizi) apaçık anlatalım. Dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde durduruyoruz. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyor, sonra da (akıl, temyiz ve kuvvette) tam gücünüze ulaşmanız için (sizi kemale erdiriyoruz.) İçinizden ölenler olur. Yine içinizden bir kısmı da ömrün en düşkün çağına ulaştırılır ki, bilirken hiçbir şey bilmez hâle gelsin. Yeryüzünü de ölü, kupkuru görürsün. Biz, onun üzerine yağmur indirdiğimiz zaman kıpırdar, kabarır ve her türden iç açıcı çift çift bitkiler bitirir.
12 Hacc 5. Ayet (22:5:45) وَمِنْكُمْ ومنكم ve minkum ve içinizden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra bir “alaka”dan[372], sonra da yaratılışı belli belirsiz bir “mudga”dan[373] yarattık ki size (kudretimizi) apaçık anlatalım. Dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde durduruyoruz. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyor, sonra da (akıl, temyiz ve kuvvette) tam gücünüze ulaşmanız için (sizi kemale erdiriyoruz.) İçinizden ölenler olur. Yine içinizden bir kısmı da ömrün en düşkün çağına ulaştırılır ki, bilirken hiçbir şey bilmez hâle gelsin. Yeryüzünü de ölü, kupkuru görürsün. Biz, onun üzerine yağmur indirdiğimiz zaman kıpırdar, kabarır ve her türden iç açıcı çift çift bitkiler bitirir.
13 Sebe' 16. Ayet (34:16:13) وَشَيْءٍ وشيء ve şey-in ve içinde ش ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat onlar yüz çevirdiler. Biz de üzerlerine Arim[444] selini gönderdik. Onların bahçelerini ekşi meyveli ağaçlar, acı ılgın ve biraz da sedir ağacı bulunan iki bahçeye çevirdik.
14 Mü'min 67. Ayet (40:67:21) وَمِنْكُمْ ومنكم ve minkum ve içinizden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) O, sizi (önce) topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra “alaka”dan[474] yaratan, sonra sizi (ana rahminden) çocuk olarak çıkaran, sonra olgunluk çağına ulaşmanız, sonra da ihtiyarlamanız için sizi yaşatandır. İçinizden önceden ölenler de vardır. Allah bunları, belli bir zamana erişmeniz ve düşünüp akıl erdirmeniz için yapar.
15 Tûr 19. Ayet (52:19:2) وَاشْرَبُوا واشربوا ve-şrabû ve için ش ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) 19,20. Onlara, “Dünya’da yapmakta olduklarınızın karşılığında, sıra sıra dizilmiş koltuklara dayanarak afiyetle yiyin için” denir. Biz, onlara, iri gözlü güzel hurileri eş olarak vermişizdir.
16 Hâkka 24. Ayet (69:24:2) وَاشْرَبُوا واشربوا ve-şrabû ve için ش ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) (Onlara şöyle denir:) “Geçmiş günlerde yaptıklarınıza karşılık, afiyetle yiyin, için.
17 Mürselât 43. Ayet (77:43:2) وَاشْرَبُوا واشربوا veşrabû ve için ش ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) Yapmakta olduğunuz şeylere karşılık afiyetle yiyin için.”