"ve minhu" Analizi

Arapça Okunuşu ve benzeşen aramasında 27 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 78. Ayet (2:78:1) وَمِنْهُمْ ومنهم ve minhum onların içinde vardır مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Bunların bir de ümmî[26] takımı vardır; Kitab’ı (Tevrat’ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.
2 Bakara 201. Ayet (2:201:1) وَمِنْهُمْ ومنهم ve minhum ve onlardan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan, “Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru” diyenler de vardır.
3 Bakara 253. Ayet (2:253:40) وَمِنْهُمْ ومنهم ve minhum ve onlardan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah’ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa’ya ise açık deliller verdik ve onu Ruhu’l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Eğer Allah dileseydi, bunların arkasından gelen (millet)ler, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra, birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat ayrılığa düştüler. Onlardan inananlar da vardı, inkâr edenler de. Yine Allah dileseydi, birbirlerini öldürmezlerdi. Lâkin Allah dilediğini yapar.[69]
4 Âl-i İmran 75. Ayet (3:75:10) وَمِنْهُمْ ومنهم ve minhum ve onlardan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Kitap ehlinden öylesi vardır ki, ona yüklerle mal emanet etsen, onu sana (eksiksiz) iade eder. Fakat onlardan öylesi de vardır ki, ona bir dinar emanet etsen, tepesine dikilip durmadıkça onu sana iade etmez. Bu da onların, “Ümmîlere karşı (yaptıklarımızdan) bize vebal yoktur” demelerinden dolayıdır. Onlar, bile bile Allah’a karşı yalan söylerler.[96]
5 Nisâ 55. Ayet (4:55:5) وَمِنْهُمْ ومنهم ve minhum onlardan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Böylece onlardan kimi ona iman etti, kimi de sırt çevirdi. (O iman etmeyenlere) çılgın ateş olarak cehennem yeter.
6 En'am 25. Ayet (6:25:1) وَمِنْهُمْ ومنهم ve minhum içlerinden vardır مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) İçlerinden, (Kur’an okurken) seni dinleyenler de var. Onu anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler (gereriz), kulaklarına ağırlık koyarız.[173] Her türlü mucizeyi görseler de onlara inanmazlar. Hatta tartışmak üzere sana geldiklerinde inkâr edenler, “Bu (Kur’an) evvelkilerin masallarından başka bir şey değil” derler.
7 A'raf 168. Ayet (7:168:0) وَمِنْهُمْ ومنهم ve minhum ve kimi de مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Biz onları yeryüzünde parça parça topluluklara ayırdık. Onlardan iyi kimseler vardır. İçlerinden öyle olmayanları da vardı. Belki dönüş yaparlar diye de onları güzellikler ve kötülükler ile sınadık.
8 Tevbe 49. Ayet (9:49:0) وَمِنْهُمْ ومنهم ve minhum ve içlerinden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan “Bana izin ver, beni fitneye (isyana) sevk etme” diyen de vardır. Bilesiniz ki onlar (böyle diyerek) fitnenin ta içine düştüler. Şüphesiz ki cehennem, kâfirleri elbette kuşatacaktır.
9 Tevbe 58. Ayet (9:58:0) وَمِنْهُمْ ومنهم ve minhum ve onlardan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) İçlerinden sadakalar konusunda sana dil uzatanlar da var. Kendilerine ondan bir pay verilirse, hoşnut olurlar; eğer kendilerine ondan bir pay verilmezse, hemen kızarlar.
10 Tevbe 61. Ayet (9:61:0) وَمِنْهُمُ ومنهم ve minhumu içlerinden bazıları مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yine onlardan peygamberi inciten ve “O (her söyleneni dinleyen) bir kulaktır” diyen kimseler de vardır. De ki: “O, sizin için bir hayır kulağıdır ki Allah’a inanır, mü’minlere inanır (güvenir). İçinizden inanan kimseler için bir rahmettir. Allah’ın Resûlünü incitenler için ise elem dolu bir azap vardır.”
11 Tevbe 75. Ayet (9:75:0) وَمِنْهُمْ ومنهم ve minhum ve onlardan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) İçlerinden, “Eğer Allah bize lütuf ve kereminden verirse, mutlaka bol bol sadaka veririz ve mutlaka salihlerden oluruz” diye Allah’a söz verenler de vardır.
12 Yunus 40. Ayet (10:40:0) وَمِنْهُمْ ومنهم ve minhum ve içlerinde vardır مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) İçlerinden öylesi var ki ona (Kur’an’a) inanır; yine onlardan öylesi de var ki ona inanmaz. Rabbin bozguncuları daha iyi bilendir.
13 Yunus 40. Ayet (10:40:0) وَمِنْهُمْ ومنهم ve minhum ve içlerinde vardır مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) İçlerinden öylesi var ki ona (Kur’an’a) inanır; yine onlardan öylesi de var ki ona inanmaz. Rabbin bozguncuları daha iyi bilendir.
14 Yunus 42. Ayet (10:42:0) وَمِنْهُمْ ومنهم ve minhum içlerinde vardır مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan sana kulak verenler de vardır. Fakat sağırlara, hele akılları da ermiyorsa, sen mi işittireceksin?
15 Yunus 43. Ayet (10:43:0) وَمِنْهُمْ ومنهم ve minhum ve onlardan vardır مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) İçlerinden sana bakanlar da vardır. Fakat körlere, hele gerçeği görmüyorlarsa, sen mi doğru yolu göstereceksin?
16 Nahl 10. Ayet (16:10:10) وَمِنْهُ ومنه ve minhu ve ondandır مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) O, gökten sizin için su indirendir. İçilecek su ondandır. Hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler de onunla meydana gelir.
17 Nahl 36. Ayet (16:36:16) وَمِنْهُمْ ومنهم ve minhum ve onlardan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun biz, her ümmete, “Allah’a kulluk edin, tâğûttan[303] kaçının” diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine de (kendi iradeleri sebebiyle) sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün.
18 Nûr 45. Ayet (24:45:12) وَمِنْهُمْ ومنهم ve minhum ve onlardan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, bütün canlıları sudan yarattı. İşte bunlardan bir kısmı karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayak üzerinde yürür, kimisi dört ayak üzerinde yürür. Allah, dilediğini yaratır. Çünkü Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
19 Nûr 45. Ayet (24:45:17) وَمِنْهُمْ ومنهم ve minhum ve onlardan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, bütün canlıları sudan yarattı. İşte bunlardan bir kısmı karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayak üzerinde yürür, kimisi dört ayak üzerinde yürür. Allah, dilediğini yaratır. Çünkü Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
20 Ankebut 40. Ayet (29:40:9) وَمِنْهُمْ ومنهم ve minhum ve onlardan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Bunların her birini kendi günahları yüzünden yakaladık. Onlardan taş yağmuruna tuttuklarımız var. Onlardan o korkunç sesin yakaladığı kimseler var. Onlardan yerin dibine geçirdiklerimiz var. Onlardan suda boğduklarımız var. Allah, onlara zulmediyor değildi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
21 Ankebut 40. Ayet (29:40:13) وَمِنْهُمْ ومنهم ve minhum ve onlardan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Bunların her birini kendi günahları yüzünden yakaladık. Onlardan taş yağmuruna tuttuklarımız var. Onlardan o korkunç sesin yakaladığı kimseler var. Onlardan yerin dibine geçirdiklerimiz var. Onlardan suda boğduklarımız var. Allah, onlara zulmediyor değildi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
22 Ankebut 40. Ayet (29:40:18) وَمِنْهُمْ ومنهم ve minhum ve onlardan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Bunların her birini kendi günahları yüzünden yakaladık. Onlardan taş yağmuruna tuttuklarımız var. Onlardan o korkunç sesin yakaladığı kimseler var. Onlardan yerin dibine geçirdiklerimiz var. Onlardan suda boğduklarımız var. Allah, onlara zulmediyor değildi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
23 Ahzab 23. Ayet (33:23:13) وَمِنْهُمْ ومنهم ve minhum ve onlardan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Mü’minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah’a verdikleri söze sâdık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehit olmuştur). Bir kısmı da (şehit olmayı) beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir.
24 Fâtır 32. Ayet (35:32:11) وَمِنْهُمْ ومنهم ve minhum ve kimi مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra biz, o kitabı kullarımızdan seçtiğimiz kimselere (Muhammed’in ümmetine) miras olarak verdik. Onlardan kendine zulmedenler vardır. Onlardan ortada olanlar vardır. Yine onlardan Allah’ın izniyle hayırlı işlerde öne geçenler vardır. İşte bu büyük lütuftur.
25 Fâtır 32. Ayet (35:32:13) وَمِنْهُمْ ومنهم ve minhum ve kimi de مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra biz, o kitabı kullarımızdan seçtiğimiz kimselere (Muhammed’in ümmetine) miras olarak verdik. Onlardan kendine zulmedenler vardır. Onlardan ortada olanlar vardır. Yine onlardan Allah’ın izniyle hayırlı işlerde öne geçenler vardır. İşte bu büyük lütuftur.
26 Mü'min 78. Ayet (40:78:10) وَمِنْهُمْ ومنهم ve minhum ve onlardan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da var. Hiçbir peygamber, Allah’ın izni olmadan bir mûcize getiremez. Allah’ın emri gelince de hak yerine getirilir. İşte o zaman bunu batıl sayanlar hüsrana uğrarlar.
27 Muhammed 16. Ayet (47:16:1) وَمِنْهُمْ ومنهم ve minhum ve onlardan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıktıkları zaman (alay ederek), kendilerine bilgi verilmiş olanlara, “Az önce ne söyledi?” derler. İşte bunlar, Allah’ın, kalplerini mühürlediği ve nefislerinin arzularına uyan kimselerdir.