| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Zümer 59. Ayet (39:59:8) | وَكُنْتَ | وكنت | ve kunte | ve oldun | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Allah, şöyle diyecek:) “Hayır, öyle değil! Âyetlerim sana geldi de sen onları yalanladın, büyüklük tasladın ve inkârcılardan oldun.” | |||||
| 2 | Fussilet 23. Ayet (41:23:7) | فَاَصْبَحْتُمْ | فاصبحتم | fe-asbahtum | ve oldunuz | ص ب ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “İşte bu sizin, Rabbiniz hakkında beslediğiniz zannınızdır. O, sizi mahvetti de ziyâna uğrayanlardan oldunuz.” | |||||
| 3 | Câsiye 31. Ayet (45:31:10) | وَكُنْتُمْ | وكنتم | ve kuntum | ve oldunuz | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenlere gelince, onlara şöyle denir: “Âyetlerim size okunmuştu da sizler büyüklük taslamış ve günahkâr bir kavim olmuş değil miydiniz?” | |||||
| 4 | Fetih 12. Ayet (48:12:18) | وَكُنْتُمْ | وكنتم | ve kuntum | ve oldunuz | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey münafıklar!) Siz aslında, Peygamberin ve inananların bir daha ailelerine geri dönmeyeceklerini sanmıştınız. Bu, sizin gönüllerinize güzel gösterildi de kötü zanda bulundunuz ve helâki hak eden bir kavim oldunuz. | |||||