| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Âl-i İmran 41. Ayet (3:41:20) | وَالْاِبْكَارِ۟ | والابكار | vel-ibkâr(i) | ve sabah | ب ك ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Zekeriya, “Rabbim! (çocuğum olacağına dair) bana bir alâmet ver” dedi. Allah da şöyle dedi: “Senin için alâmet, insanlarla üç gün konuşamaman, ancak işaretleşebilmendir. Ayrıca Rabbini çok an, sabah akşam tesbih et.” | |||||
| 2 | Kasas 10. Ayet (28:10:1) | وَاَصْبَحَ | واصبح | ve asbeha | ve sabahladı | ص ب ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ’nın anasının kalbi bomboş kaldı. Eğer biz (çocuğu ile ilgili sözümüze) inancını koruması için kalbine güç vermeseydik, neredeyse bunu açıklayacaktı. | |||||
| 3 | Sâd 18. Ayet (38:18:7) | وَالْاِشْرَاقِۙ | والاشراق | vel-işrâk(i) | ve sabah | ش ر ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 18,19. Kendisiyle birlikte tesbih etsinler diye biz, dağları ve toplanıp gelen kuşları Dâvûd’un emrine verdik. Onların her biri Allah’a yönelmişlerdi. | |||||
| 4 | Müddessir 34. Ayet (74:34:1) | وَالصُّبْحِ | والصبح | ve ssubhi | ve sabaha | ص ب ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 32,33,34,35,36,37. Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir. | |||||
| 5 | Tekvîr 18. Ayet (81:18:1) | وَالصُّبْحِ | والصبح | ve-ssubhi | ve sabaha | ص ب ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, aydınlandığı zaman sabaha ki, | |||||