"ve siz" Analizi


Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 138 sonuç bulundu.
50 - 100 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
50 A'raf 74. Ayet (7:74:8) وَبَوَّاَكُمْ وبواكم ve bevve-ekum ve sizi yerleştirdi ب و أ
Diyanet İşleri (Yeni) “Hatırlayın ki Allah Âd kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup evler yapıyorsunuz. Artık Allah’ın nimetlerini anın da yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.”
51 A'raf 129. Ayet (7:129:17) وَيَسْتَخْلِفَكُمْ ويستخلفكم ve yestaḣlifekum ve sizi hakim kılar خ ل ف
Diyanet İşleri (Yeni) Dediler ki: “Sen bize gelmeden önce de bize işkence edildi, geldikten sonra da.” Mûsâ, “Umulur ki, Rabbiniz düşmanınızı helâk edecek ve sizi bu yerde (Mısır’da) egemen kılıp, nasıl davranacağınıza bakacaktır” dedi.
52 Enfal 20. Ayet (8:20:0) وَاَنْتُمْ وانتم ve entum ve siz اَنْتُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’a ve Resûlüne itaat edin ve (Kur’an’ı) dinlediğiniz hâlde ondan yüz çevirmeyin.
53 Enfal 24. Ayet (8:24:0) وَاَنَّهُٓ وانه ve ennehu ve siz  أَنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah’ın ve Resûlü’nün çağrısına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Yine bilin ki, O’nun huzurunda toplanacaksınız.
54 Enfal 26. Ayet (8:26:0) وَاَيَّدَكُمْ وايدكم ve eyyedekum ve sizi destekledi أ ي د
Diyanet İşleri (Yeni) O vakti hatırlayın ki siz yeryüzünde güçsüz ve zayıf idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz.[247] Derken Allah sizi barındırdı, yardımıyla destekledi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı ki şükredesiniz.
55 Enfal 26. Ayet (8:26:0) وَرَزَقَكُمْ ورزقكم ve razekakum ve sizi besledi ر ز ق
Diyanet İşleri (Yeni) O vakti hatırlayın ki siz yeryüzünde güçsüz ve zayıf idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz.[247] Derken Allah sizi barındırdı, yardımıyla destekledi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı ki şükredesiniz.
56 Enfal 27. Ayet (8:27:0) وَاَنْتُمْ وانتم ve entum ve siz اَنْتُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’a ve Peygamber’e hainlik etmeyin. Bile bile kendi (aranızdaki) emanetlerinize de hainlik etmeyin.
57 Enfal 44. Ayet (8:44:0) وَيُقَلِّلُكُمْ ويقللكم ve yukallilukum ve sizi de azaltıyordu ق ل ل
Diyanet İşleri (Yeni) Hani karşılaştığınız zaman onları gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ki Allah, olacak bir işi gerçekleştirsin. Bütün işler Allah’a döndürülür.
58 Enfal 60. Ayet (8:60:0) وَعَدُوَّكُمْ وعدوكم ve ’aduvvekum ve sizin düşmanınızı ع د و
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Onlarla Allah’ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve bunlardan başka sizin bilmediğiniz fakat Allah’ın bildiği diğer düşmanları korkutursunuz. Allah yolunda her ne harcarsanız karşılığı size tam olarak ödenir. Size zulmedilmez.
59 Enfal 60. Ayet (8:60:0) وَاَنْتُمْ وانتم ve entum ve siz اَنْتُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Onlarla Allah’ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve bunlardan başka sizin bilmediğiniz fakat Allah’ın bildiği diğer düşmanları korkutursunuz. Allah yolunda her ne harcarsanız karşılığı size tam olarak ödenir. Size zulmedilmez.
60 Tevbe 14. Ayet (9:14:0) وَيَنْصُرْكُمْ وينصركم ve yensurkum ve sizi üstün getirsin ن ص ر
Diyanet İşleri (Yeni) 14,15. Onlarla savaşın ki, Allah onlara sizin ellerinizle azap etsin, onları rezil etsin, onlara karşı size yardım etsin, mü’min topluluğun gönüllerini ferahlatsın ve onların kalplerindeki öfkeyi gidersin. Allah, dilediğinin tövbesini kabul eder. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
61 Tevbe 69. Ayet (9:69:0) وَخُضْتُمْ وخضتم ve ḣudtum ve siz de daldınız خ و ض
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey münafıklar!), siz de tıpkı sizden öncekiler gibisiniz: Onlar sizden daha güçlü, malları ve çocukları daha fazlaydı. Onlar paylarına düşenden faydalanmışlardı. Sizden öncekilerin, paylarına düşenden faydalandığı gibi siz de payınıza düşenden öylece faydalandınız ve onların daldığı gibi, siz de (dünya zevkine) daldınız. İşte onların dünyada da ahirette de amelleri boşa gitmiştir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
62 Yunus 16. Ayet (10:16:0) اَدْرٰيكُمْ ادريكم edrâkum ve size hiç bildirmezdi د ر ي
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Eğer Allah dileseydi, ben size onu okumazdım, Allah da size onu bildirmezdi. Ben sizin aranızda bundan (Kur’an’ın inişinden) önce (kırk yıllık) bir ömür yaşadım. Hiç düşünmüyor musunuz?”
63 Yunus 23. Ayet (10:23:0) فَنُنَبِّئُكُمْ فننبئكم fe-nunebbiukum ve size bildiririz ن ب أ
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat onları kurtarınca, bir de bakarsın ki yeryüzünde haksız yere taşkınlık yapıyorlar. Ey İnsanlar! Sizin taşkınlığınız, sırf kendi aleyhinizedir. (Bununla) sadece dünya hayatının yararını elde edersiniz. Sonunda dönüşünüz bizedir. (Biz de) bütün yaptıklarınızı size haber vereceğiz.
64 Yunus 29. Ayet (10:29:0) وَبَيْنَكُمْ وبينكم ve beynekum ve sizin aranızda ب ي ن
Diyanet İşleri (Yeni) “Şimdi ise sizin bize tapınmanızdan habersiz olduğumuza dair sizinle bizim aramızda şâhit olarak Allah yeter.”
65 Yunus 41. Ayet (10:41:0) وَلَكُمْ ولكم ve lekum ve sizedir لَكُم
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer onlar seni yalanlarlarsa, de ki: “Benim işim bana aittir; sizin işiniz de size. Siz benim yaptığımdan uzaksınız; ben de sizin yapmakta olduğunuz şeylerden uzağım (sorumlu değilim).”
66 Yunus 59. Ayet (10:59:0) فَجَعَلْتُمْ فجعلتم fe-ce’altum ve sizin kıldığınızı ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Allah’ın size indirdiği; sizin de, bir kısmını helâl, bir kısmını haram kıldığınız rızıklar hakkında ne dersiniz?” De ki: “Bunun için Allah mı size izin verdi, yoksa Allah’a iftira mı ediyorsunuz?”
67 Yunus 71. Ayet (10:71:0) وَتَذْك۪ير۪ي وتذكيري ve teżkîrî ve size hatırlatmam ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Nûh’un haberini onlara oku. Hani o, bir vakit kavmine şöyle demişti: “Ey kavmim! Eğer benim konumum ve Allah’ın âyetleriyle öğüt vermem size ağır geliyorsa, (biliniz ki) ben sadece Allah’a dayanıp güvenmişim. Artık siz de (bana) ne yapacağınızı ortaklarınızla beraber kararlaştırın ki, işiniz size dert olmasın! Bundan sonra bana hükmünüzü uygulayın; bana mühlet de vermeyin!
68 Hûd 56. Ayet (11:56:6) وَرَبِّكُمْۜ وربكم ve rabbikum ve sizin Rabbiniz olan ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) “İşte ben, hem benim, hem sizin Rabbiniz olan Allah’a dayandım. Yeryüzünde bulunan hiçbir canlı yoktur ki, Allah, onun perçeminden tutmuş olmasın.[275] Şüphesiz Rabbim dosdoğru bir yol üzerindedir.”
69 Hûd 61. Ayet (11:61:19) وَاسْتَعْمَرَكُمْ واستعمركم vesta’merakum ve size ömür sürdürdü ع م ر
Diyanet İşleri (Yeni) Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i peygamber gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka hiçbir ilâhınız yok. O, sizi yeryüzünden (topraktan) yarattı ve sizi oranın imarında görevli (ve buna donanımlı) kıldı.[276] Öyle ise O’ndan bağışlanma dileyin; sonra da O’na tövbe edin. Şüphesiz Rabbim yakındır ve dualara cevap verendir.
70 İbrahim 10. Ayet (14:10:14) وَيُؤَخِّرَكُمْ ويؤخركم ve yuaḣḣirakum ve sizi ertelemek için أ خ ر
Diyanet İşleri (Yeni) Peygamberleri dedi ki: “Gökleri ve yeri yaratan Allah hakkında şüphe mi var? (Hâlbuki) O, günahlarınızı bağışlamak ve sizi belli bir zamana kadar ertelemek için sizi (imana) çağırıyor. Onlar, “Siz de bizim gibi sadece birer insansınız. Bizi babalarımızın taptıklarından alıkoymak istiyorsunuz. Öyleyse bize apaçık bir delil getirin” dediler.
71 İbrahim 14. Ayet (14:14:1) وَلَنُسْكِنَنَّكُمُ ولنسكننكم ve lenuskinennekumu ve sizi yerleştireceğiz س ك ن
Diyanet İşleri (Yeni) “Onlardan sonra sizi elbette o yere yerleştireceğiz. Bu, makamımdan korkan ve tehdidimden sakınan kimseler içindir.”
72 İbrahim 34. Ayet (14:34:1) وَاٰتٰيكُمْ واتيكم ve âtâkum ve size verdi أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) O, istediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah’ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız. Şüphesiz insan çok zalimdir, çok nankördür.
73 Nahl 6. Ayet (16:6:1) وَلَكُمْ ولكم ve lekum ve sizin için vardır لَكُم
Diyanet İşleri (Yeni) Onları akşamleyin getirirken, sabahleyin salıverirken de sizin için bir güzellik (ve zevk) vardır.
74 Nahl 72. Ayet (16:72:13) وَرَزَقَكُمْ ورزقكم ve razekakum ve sizi besledi ر ز ق
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, size kendi cinsinizden eşler var etti. Eşlerinizden de oğullar ve torunlar verdi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı. Öyleyken onlar batıla inanıyorlar da Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar?
75 Nahl 93. Ayet (16:93:14) وَلَتُسْـَٔلُنَّ ولتسـلن ve letus-elunne ve siz mutlaka sorulacaksınız س أ ل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yapmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.
76 Nahl 94. Ayet (16:94:17) وَلَكُمْ ولكم ve lekum ve sizin için vardır لَكُم
Diyanet İşleri (Yeni) Yeminlerinizi aranızda hile ve fesat sebebi yapmayın. Sonra sağlamca bastıktan sonra ayak(larınız) kayar da Allah yolundan sapmanız sebebiyle kötü azabı tadarsınız. (Ahirette de) sizin için büyük bir azap vardır.
77 İsrâ 6. Ayet (17:6:6) وَاَمْدَدْنَاكُمْ وامددناكم ve emdednâkum ve sizi destekledik م د د
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra onlara karşı size tekrar egemenlik verdik. Mallar ve çocuklarla sizi güçlendirdik; sayınızı daha da çoğalttık.
78 İsrâ 69. Ayet (17:69:13) فَيُغْرِقَكُمْ فيغرقكم fe-yuġrikakum ve sizi boğmayacağından غ ر ق
Diyanet İşleri (Yeni) Yahut sizi tekrar denize döndürüp üstünüze, kasıp kavuran bir fırtına yollayarak nankörlüğünüz sebebiyle sizi boğmasından, sonra da bize karşı kendiniz için arka çıkacak bir yardımcı bulamama (durumun)dan güvende misiniz?
79 Meryem 36. Ayet (19:36:4) وَرَبُّكُمْ وربكم ve rabbukum ve sizin Rabbinizdir ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz, Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse (yalnız) O’na kulluk edin. Bu, dosdoğru bir yoldur.
80 Tâhâ 71. Ayet (20:71:18) وَلَاُصَلِّبَنَّكُمْ ولاصلبنكم ve le-usallibennekum ve sizi asacağım ص ل ب
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun, “Demek, ben size izin vermeden önce ona (Mûsâ’ya) inandınız ha! Şüphe yok, o size sihiri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi andolsun, sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve mutlaka sizi hurma dallarına asacağım. Hangimizin azabı daha şiddetli ve daha kalıcıymış, mutlaka göreceksiniz.”
81 Tâhâ 80. Ayet (20:80:8) وَوٰعَدْنَاكُمْ ووعدناكم ve vâ’adnâkum ve size va'dettik و ع د
Diyanet İşleri (Yeni) (Allah, şöyle dedi:) “Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık, size Tûr’un sağ yanını va’dettik ve size kudret helvası ile bıldırcın indirdik.”
82 Enbiyâ 35. Ayet (21:35:5) وَنَبْلُوكُمْ ونبلوكم ve neblûkum ve sizi imtihan ederiz ب ل و
Diyanet İşleri (Yeni) Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz.
83 Hacc 30. Ayet (22:30:11) وَاُحِلَّتْ واحلت ve uhillet ve size helal kılınmıştır ح ل ل
Diyanet İşleri (Yeni) Bu böyle. Kim Allah’ın hükümlerine saygı gösterirse, bu, Rabbi katında kendisi için bir hayırdır. Haramlığı size okunanların (bildirilenlerin) dışında[376] bütün hayvanlar size helâl kılındı. Artık putlara tapma pisliğinden kaçının, yalan sözden kaçının.
84 Hacc 78. Ayet (22:78:29) وَتَكُونُوا وتكونوا ve tekûnû ve sizin olmanız için ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Allah uğrunda hakkıyla cihad edin. O, sizi seçti ve dinde üzerinize hiçbir güçlük yüklemedi. Babanız İbrahim’in dinine uyun. Allah, sizi hem daha önce, hem de bu Kur’an’da müslüman diye isimlendirdi ki, Peygamber size şahit (ve örnek) olsun, siz de insanlara şahit (ve örnek) olasınız.[380] Artık namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve Allah’a sarılın. O, sizin sahibinizdir. O, ne güzel sahip, ne güzel yardımcıdır!
85 Mü'minûn 21. Ayet (23:21:10) وَلَكُمْ ولكم ve lekum ve sizin için لَكُم
Diyanet İşleri (Yeni) Hayvanlarda sizin için elbette bir ibret vardır. Onların içlerindeki sütten size içiririz. Onlarda sizin için daha birçok faydalar da vardır ve onlardan yersiniz de.
86 Mü'minûn 110. Ayet (23:110:6) وَكُنْتُمْ وكنتم ve kuntum ve siz ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Siz ise onlarla alay ediyordunuz. O kadar ki onlar size beni anmayı unutturdu. Onlara hep gülüyordunuz.
87 Mü'minûn 115. Ayet (23:115:5) وَاَنَّكُمْ وانكم ve ennekum ve sizin  أَنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) “Sizi boşuna yarattığımızı ve bize tekrar döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?”
88 Nûr 54. Ayet (24:54:12) وَعَلَيْكُمْ وعليكم ve ’aleykum ve sizin sorumluluğunuz عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) “Allah’a itaat edin, peygambere itaat edin” de. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki ona yüklenen sorumluluğu ancak ona ait; size yüklenen görevin sorumluluğu da yalnızca size aittir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yola erersiniz. Peygambere düşen ancak apaçık bir tebliğdir.
89 Şu'arâ 155. Ayet (26:155:6) وَلَكُمْ ولكم ve lekum ve sizin vardır لَكُم
Diyanet İşleri (Yeni) Salih, şöyle dedi: “İşte bir dişi deve! Onun (belli bir gün) su içme hakkı var, sizin de belli bir gün su içme hakkınız vardır.”
90 Neml 62. Ayet (27:62:8) وَيَجْعَلُكُمْ ويجعلكم ve yec’alukum ve sizi yapan ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Yahut kendisine dua ettiği zaman zorda kalmışa cevap veren ve başa gelen kötülüğü kaldıran, sizi yeryüzünün halifeleri kılan mı? Allah ile birlikte başka ilâh mı var!? Ne kadar az düşünüyorsunuz!
91 Kasas 55. Ayet (28:55:9) وَلَكُمْ ولكم ve lekum ve sizindir لَكُم
Diyanet İşleri (Yeni) Boş sözü işittikleri vakit ondan yüz çevirirler ve, “Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz de size. Selâm olsun size (bizden size zarar gelmez). Biz cahilleri istemeyiz” derler.
92 Ahzab 27. Ayet (33:27:1) وَاَوْرَثَكُمْ واورثكم ve evraśekum ve size miras verdi و ر ث
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, sizi onların topraklarına, yurtlarına, mallarına ve henüz ayak basmadığınız topraklara varis kıldı. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
93 Ahzab 28. Ayet (33:28:14) وَاُسَرِّحْكُنَّ واسرحكن ve userrihkunne ve sizi salayım س ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Peygamber! Hanımlarına de ki: “Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size mut’a[438] vereyim ve sizi güzelce bırakayım.”
94 Ahzab 33. Ayet (33:33:24) وَيُطَهِّرَكُمْ ويطهركم ve yutahhirakum ve sizi temizlemek ط ه ر
Diyanet İşleri (Yeni) Evlerinizde oturun. Önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekâtı verin. Allah’a ve Resûlüne itaat edin. Ey Peygamberin ev halkı! Allah, sizden ancak günah kirini gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.
95 Fâtır 37. Ayet (35:37:19) وَجَٓاءَكُمُ وجاءكم ve câekumu ve size geldi ج ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar cehennemde, “Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar ki dünyada iken işlemekte olduğumuzdan başka ameller, salih ameller işleyelim” diye bağrışırlar. (Onlara şöyle denilir:) “Sizi, düşünüp öğüt alacak kimsenin düşünüp öğüt alabileceği kadar yaşatmadık mı? Size uyarıcı da gelmişti. Öyle ise tadın azabı. Çünkü zalimler için hiçbir yardımcı yoktur.”
96 Yâsîn 18. Ayet (36:18:9) وَلَيَمَسَّنَّكُمْ وليمسنكم ve leyemessennekum ve size dokunur م س س
Diyanet İşleri (Yeni) Dediler ki: “Şüphesiz biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer vazgeçmezseniz, sizi mutlaka taşlarız ve bizim tarafımızdan size elem dolu bir azap dokunur.”
97 Sâffât 18. Ayet (37:18:3) وَاَنْتُمْ وانتم ve entum ve siz اَنْتُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Evet, hem de siz aşağılanmış kimseler olarak (diriltileceksiniz).”
98 Zümer 6. Ayet (39:6:15) يَخْلُقُكُمْ يخلقكم yaḣlukukum ve sizi yaratmaktadır خ ل ق
Diyanet İşleri (Yeni) O, sizi bir tek nefisten yarattı. Sonra ondan[466] eşini var etti. Sizin için hayvanlardan (erkek ve dişi olarak) sekiz eş yarattı.[467] Sizi annelerinizin karnında bir yaratılıştan öbürüne geçirerek üç (kat) karanlık içinde oluşturuyor. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Mülk (mutlak hâkimiyet) yalnız O’nundur. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde, nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?
99 Zümer 55. Ayet (39:55:14) وَاَنْتُمْ وانتم ve entum ve siz اَنْتُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) 55,56. Farkında olmadan azap size ansızın gelmeden önce, Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun ki, kişi, “Allah’ın yanında, işlediğim kusurlardan dolayı vay hâlime! Gerçekten ben alay edenlerden idim” demesin.