"ve siz" Analizi


Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 138 sonuç bulundu.
100 - 150 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
100 Zümer 71. Ayet (39:71:23) وَيُنْذِرُونَكُمْ وينذرونكم ve yunżirûnekum ve sizi uyaran ن ذ ر
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenler grup grup cehenneme sevk edilirler. Cehenneme vardıklarında oranın kapıları açılır ve cehennem bekçileri onlara şöyle derler: “Size içinizden, Rabbinizin âyetlerini size okuyan ve bu gününüze kavuşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?” Onlar da, “Evet geldi” derler. Fakat inkârcılar hakkında azap sözü gerçekleşmiştir.
101 Mü'min 27. Ayet (40:27:6) وَرَبِّكُمْ وربكم ve rabbikum ve sizin de Rabbinize ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ da, “Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah’a sığınırım” dedi.
102 Mü'min 41. Ayet (40:41:8) وَتَدْعُونَن۪ٓي وتدعونني ve ted’ûnenî ve siz beni çağırıyorsunuz د ع و
Diyanet İşleri (Yeni) “Ey kavmim! Bu ne hâl? Ben sizi kurtuluşa çağırıyorum, siz ise beni ateşe çağırıyorsunuz.”
103 Mü'min 64. Ayet (40:64:9) وَصَوَّرَكُمْ وصوركم ve savverakum ve sizi şekillendirdi ص و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, yeryüzünü sizin için karar kılma yeri, göğü de binâ yapan; size şekil verip de şekillerinizi güzel kılan ve sizi temiz şeylerle rızıklandırandır. İşte Rabbiniz Allah! Âlemlerin Rabbi Allah ne yücedir!
104 Mü'min 64. Ayet (40:64:12) وَرَزَقَكُمْ ورزقكم ve razekakum ve sizi besledi ر ز ق
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, yeryüzünü sizin için karar kılma yeri, göğü de binâ yapan; size şekil verip de şekillerinizi güzel kılan ve sizi temiz şeylerle rızıklandırandır. İşte Rabbiniz Allah! Âlemlerin Rabbi Allah ne yücedir!
105 Mü'min 80. Ayet (40:80:1) وَلَكُمْ ولكم ve lekum ve sizin için vardır لَكُم
Diyanet İşleri (Yeni) Onlarda sizin için daha birçok faydalar da vardır. Gönüllerinizdeki ihtiyaçlara kendileri üzerinden ulaşasınız diye onları yaratmıştır. Onlarla ve gemilerle taşınırsınız.
106 Fussilet 31. Ayet (41:31:8) وَلَكُمْ ولكم ve lekum ve size vardır لَكُم
Diyanet İşleri (Yeni) 31,32. “Biz dünya hayatında da âhirette de sizin dostlarınızız. Çok bağışlayan ve çok merhametli olan Allah’tan bir ağırlama olarak, orada canlarınızın çektiği her şey var, istediğiniz her şey orada sizin için var.”
107 Fussilet 31. Ayet (41:31:13) وَلَكُمْ ولكم ve lekum ve size vardır لَكُم
Diyanet İşleri (Yeni) 31,32. “Biz dünya hayatında da âhirette de sizin dostlarınızız. Çok bağışlayan ve çok merhametli olan Allah’tan bir ağırlama olarak, orada canlarınızın çektiği her şey var, istediğiniz her şey orada sizin için var.”
108 Şûrâ 15. Ayet (42:15:24) وَلَكُمْ ولكم ve lekum ve size aittir لَكُم
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Bundan dolayı sen çağrıya devam et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların hevâ ve heveslerine uyma ve şöyle de: “Ben, Allah’ın indirdiği her kitaba inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah, hepimizi bir araya toplayacaktır. Dönüş de ancak O’nadır.”
109 Zuhruf 16. Ayet (43:16:6) وَاَصْفٰيكُمْ واصفيكم ve asfâkum ve size seçti ص ف و
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa, Allah, yarattıklarından kendisine kızlar edindi de, oğulları size mi seçip ayırdı?
110 Zuhruf 64. Ayet (43:64:5) وَرَبُّكُمْ وربكم ve rabbukum ve sizin Rabbiniz ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O’na kulluk edin, işte bu doğru bir yoldur.
111 Zuhruf 71. Ayet (43:71:13) وَاَنْتُمْ وانتم ve entum ve siz اَنْتُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar için altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Canlarının istediği ve gözlerinin hoşlandığı her şey oradadır. Siz orada ebedî olarak kalacaksınız.
112 Duhân 20. Ayet (44:20:4) وَرَبِّكُمْ وربكم ve rabbikum ve sizin Rabbiniz olana ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) “Şüphesiz ki ben, beni taşlamanızdan, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a sığındım.”
113 Câsiye 35. Ayet (45:35:7) وَغَرَّتْكُمُ وغرتكم ve ġarratkumu ve sizi aldattı غ ر ر
Diyanet İşleri (Yeni) “Bunun sebebi, Allah’ın âyetlerini alaya almanız ve dünya hayatının sizi aldatmasıdır.” Artık bugün ateşten çıkarılmazlar ve Allah’ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilmez.
114 Ahkaf 10. Ayet (46:10:8) وَكَفَرْتُمْ وكفرتم ve kefertum ve siz inkar ettiyseniz ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ne dersiniz? Şayet bu, Allah katından ise ve siz onu inkâr etmişseniz, İsrailoğullarından bir şahit de bunun benzerini (Tevrat’ta görerek) şahitlik edip inandığı hâlde, siz yine de büyüklük taslamışsanız (haksızlık etmiş olmaz mısınız?). Şüphesiz Allah, zâlimler topluluğunu doğru yola iletmez.”
115 Ahkaf 31. Ayet (46:31:12) وَيُجِرْكُمْ ويجركم ve yucirkum ve sizi korusun ج و ر
Diyanet İşleri (Yeni) “Ey kavmimiz! Allah’ın davetçisine uyun, ona iman edin ki, günahlarınızı bağışlasın ve sizi elem dolu bir azaptan kurtarsın.”
116 Muhammed 37. Ayet (47:37:3) فَيُحْفِكُمْ فيحفكم fe-yuhfikum ve sizi sıkıştırsaydı ح ف و
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer onları sizden isteyip de sizi zorlasaydı, cimrilik ederdiniz, O da kinlerinizi ortaya çıkarırdı.
117 Muhammed 38. Ayet (47:38:20) وَاَنْتُمُ وانتم ve entumu ve sizler اَنْتُم
Diyanet İşleri (Yeni) İşte sizler, Allah yolunda harcamaya çağrılıyorsunuz. Ama içinizden cimrilik yapanlar var. Kim cimrilik yaparsa ancak kendi zararına cimrilik yapmış olur. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, siz ise fakirsiniz. Eğer O’ndan yüz çevirecek olursanız, yerinize başka bir toplum getirir de onlar sizin gibi olmazlar.
118 Fetih 20. Ayet (48:20:16) وَيَهْدِيَكُمْ ويهديكم ve yehdiyekum ve sizi iletsin diye ه د ي
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, size, elde edeceğiniz birçok ganimetler vaad etmiştir. Şimdilik bunu size hemen vermiş ve insanların ellerini sizden çekmiştir. (Allah, böyle yaptı) ki, bunlar mü’minler için bir delil olsun, sizi de doğru bir yola iletsin.
119 Fetih 24. Ayet (48:24:6) وَاَيْدِيَكُمْ وايديكم ve eydiyekum ve sizin ellerinizi ي د ي
Diyanet İşleri (Yeni) O, Mekke’nin göbeğinde, sizi onlara karşı üstün kıldıktan sonra, onların ellerini sizden, sizin ellerinizi onlardan çekendir. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.
120 Fetih 25. Ayet (48:25:4) وَصَدُّوكُمْ وصدوكم ve saddûkum ve size engel olanlardır ص د د
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, inkâr edenler ve sizi Mescid-i Haram’ı ziyaretten ve (ibadet amacıyla) bekletilen kurbanlıkları yerlerine ulaşmaktan alıkoyanlardır. Eğer, oradaki henüz tanımadığınız inanmış erkeklerle, inanmış kadınları bilmeyerek ezmeniz ve böylece size bir eziyet gelecek olmasaydı, (Allah, Mekke’ye girmenize izin verirdi). Allah, dilediğini rahmetine koymak için böyle yapmıştır. Eğer, inananlarla inkârcılar birbirinden ayrılmış olsalardı, onlardan inkâr edenleri elem dolu bir azaba uğratırdık.
121 Hucurât 2. Ayet (49:2:21) وَاَنْتُمْ وانتم ve entum ve siz اَنْتُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Seslerinizi, Peygamber’in sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, Peygamber’e yüksek sesle bağırmayın, yoksa siz farkına varmadan işledikleriniz boşa gider.
122 Tûr 39. Ayet (52:39:4) وَلَكُمُ ولكم ve lekumu ve sizin (midir?) لَكُم
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa, kızlar O’na (Allah’a) da oğullar size mi?
123 Necm 61. Ayet (53:61:1) وَاَنْتُمْ وانتم ve entum ve siz اَنْتُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) 59,60,61. Şimdi siz gaflet içinde eğlenerek bu söze mi (Kur’an’a mı) şaşıyorsunuz, gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz?
124 Vâkı'a 7. Ayet (56:7:1) وَكُنْتُمْ وكنتم ve kuntum ve sizler olduğunuz (zaman) ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) 3,4,5,6,7. Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.
125 Vâkı'a 61. Ayet (56:61:5) وَنُنْشِئَكُمْ وننشئكم ve nunşiekum ve sizi yeniden inşa' edelim ن ش أ
Diyanet İşleri (Yeni) 60,61. Sizin yerinize benzerlerinizi getirmek ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden yaratmak üzere aranızda ölümü biz takdir ettik. (Bu konuda) bizim önümüze geçilmez.
126 Vâkı'a 84. Ayet (56:84:1) وَاَنْتُمْ وانتم ve entum ve siz de اَنْتُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Oysa siz o zaman bakıp durursunuz.
127 Hadîd 14. Ayet (57:14:12) وَغَرَّتْكُمُ وغرتكم ve ġarratkumu ve sizi aldattı غ ر ر
Diyanet İşleri (Yeni) (Münafıklar) mü’minlere şöyle seslenirler: “Biz de (dünyada) sizinle beraber değil miydik?” (Mü’minler de) derler ki: “Evet, fakat siz kendinizi yaktınız. Başımıza musibetler gelmesini gözlediniz, şüphe ettiniz. Allah’ın emri gelinceye kadar kuruntular sizi aldattı. O çok aldatıcı (şeytan) Allah hakkında da sizi aldattı.”
128 Hadîd 14. Ayet (57:14:18) وَغَرَّكُمْ وغركم ve ġarrakum ve sizi aldattı غ ر ر
Diyanet İşleri (Yeni) (Münafıklar) mü’minlere şöyle seslenirler: “Biz de (dünyada) sizinle beraber değil miydik?” (Mü’minler de) derler ki: “Evet, fakat siz kendinizi yaktınız. Başımıza musibetler gelmesini gözlediniz, şüphe ettiniz. Allah’ın emri gelinceye kadar kuruntular sizi aldattı. O çok aldatıcı (şeytan) Allah hakkında da sizi aldattı.”
129 Mümtehine 1. Ayet (60:1:8) وَعَدُوَّكُمْ وعدوكم ve ’aduvvekum ve sizin düşmanınızı ع د و
Diyanet İşleri (Yeni) Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır.
130 Mümtehine 1. Ayet (60:1:21) وَاِيَّاكُمْ واياكم ve iyyâkum ve sizi إِيَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır.
131 Mümtehine 9. Ayet (60:9:9) وَاَخْرَجُوكُمْ واخرجوكم ve aḣracûkum ve sizi çıkaran خ ر ج
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, sizi ancak, sizinle din konusunda savaşan, sizi yurtlarınızdan çıkaran ve çıkarılmanız için destek verenleri dost edinmekten men eder. Kim onları dost edinirse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.
132 Saf 12. Ayet (61:12:4) وَيُدْخِلْكُمْ ويدخلكم ve yudḣilkum ve sizi koysun د خ ل
Diyanet İşleri (Yeni) (Bunu yapınız ki) Allah, günahlarınızı bağışlasın, sizi içinden ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koysun. İşte bu büyük başarıdır.
133 Teğabun 3. Ayet (64:3:5) وَصَوَّرَكُمْ وصوركم ve savverakum ve sizi biçimlendirdi ص و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş yalnız O’nadır.
134 Nûh 4. Ayet (71:4:5) وَيُؤَخِّرْكُمْ ويؤخركم ve yuaḣḣirkum ve sizi ertelesin أ خ ر
Diyanet İşleri (Yeni) 3,4. “Allah’a ibadet edin. O’na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vakte kadar ertelesin. Şüphesiz, Allah’ın belirlediği vakit gelince ertelenmez. Keşke bilseydiniz.”
135 Nûh 12. Ayet (71:12:1) وَيُمْدِدْكُمْ ويمددكم ve yumdidkum ve size yardım etsin م د د
Diyanet İşleri (Yeni) ‘Sizi mallarla, oğullarla desteklesin ve sizin için bahçeler var etsin, sizin için ırmaklar var etsin.’
136 Mürselât 27. Ayet (77:27:5) وَاَسْقَيْنَاكُمْ واسقيناكم ve eskaynâkum ve size içirmedik mi? س ق ي
Diyanet İşleri (Yeni) Orada sabit yüce dağlar yaratmadık mı, size tatlı bir su içirmedik mi?
137 Nebe' 8. Ayet (78:8:1) وَخَلَقْنَاكُمْ وخلقناكم ve ḣalaknâkum ve sizi yarattık خ ل ق
Diyanet İşleri (Yeni) Sizleri (erkekli-dişili) eşler hâlinde yarattık.