| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | En'am 84. Ayet (6:84:1) | وَوَهَبْنَا | ووهبنا | ve vehebnâ | ve biz hediye ettik | و ه ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz ona İshak’ı ve Yakub’u armağan ettik. Hepsini hidayete erdirdik. Daha önce Nûh’u da hidayete erdirmiştik. Zürriyetinden Dâvud’u, Süleyman’ı, Eyyub’u, Yûsuf’u, Mûsâ’yı ve Hârûn’u da. İyilik yapanları işte böyle mükâfatlandırırız. | |||||
| 2 | Meryem 50. Ayet (19:50:1) | وَوَهَبْنَا | ووهبنا | ve vehebnâ | ve lutfettik | و ه ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk. Onlar için yüce bir doğruluk dili var ettik (güzel bir söz ile anılmalarını temin ettik). | |||||
| 3 | Meryem 53. Ayet (19:53:1) | وَوَهَبْنَا | ووهبنا | ve vehebnâ | ve armağan ettik | و ه ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rahmetimiz sonucu kardeşi Hârûn’u bir nebî olarak kendisine bahşettik. | |||||
| 4 | Enbiyâ 72. Ayet (21:72:1) | وَوَهَبْنَا | ووهبنا | ve vehebnâ | ve hediye ettik | و ه ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ona İshak’ı ve ayrıca da Yakub’u bağışladık ve her birini salih kimseler yaptık. | |||||
| 5 | Enbiyâ 90. Ayet (21:90:3) | وَوَهَبْنَا | ووهبنا | ve vehebnâ | ve armağan ettik | و ه ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz de onun duasını kabul ettik ve kendisine Yahya’yı bağışladık. Eşini de kendisi için, (doğurmaya) elverişli kıldık. Onlar gerçekten hayır işlerinde yarışırlar, (rahmetimizi) umarak ve (azabımızdan) korkarak bize dua ederlerdi. Onlar bize derin saygı duyan kimselerdi. | |||||
| 6 | Ankebut 27. Ayet (29:27:1) | وَوَهَبْنَا | ووهبنا | ve vehebnâ | ve biz armağan ettik | و ه ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ona (İbrahim’e) İshak’ı ve Yakub’u bahşettik. Onun soyundan gelenlere peygamberlik ve kitab verdik. Ayrıca ona dünyada mükâfatını da verdik. Şüphesiz o, ahirette de salih kimselerdendir. | |||||
| 7 | Sâd 30. Ayet (38:30:1) | وَوَهَبْنَا | ووهبنا | ve vehebnâ | ve biz armağan ettik | و ه ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dâvûd’a Süleyman’ı bağışladık. O ne güzel kuldu! Şüphesiz o, Allah’a çok yönelen bir kimse idi. | |||||
| 8 | Sâd 43. Ayet (38:43:1) | وَوَهَبْنَا | ووهبنا | ve vehebnâ | ve armağan ettik | و ه ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz ona tarafımızdan bir rahmet ve akıl sahiplerine bir öğüt olmak üzere ailesini ve onlarla birlikte bir o kadarını bahşettik. | |||||