| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Âl-i İmran 29. Ayet (3:29:11) | وَيَعْلَمُ | ويعلم | ve ya’lemu | ve bilir | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “İçinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir. Göklerdeki her şeyi, yerdeki her şeyi de bilir. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.” | |||||
| 2 | En'am 3. Ayet (6:3:10) | وَيَعْلَمُ | ويعلم | ve ya’lemu | ve bilir | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hâlbuki O, göklerde de Allah’tır, yerde de. Sizin gizlinizi de bilir, açığa vurduğunuzu da. Sizin daha ne kazanacağınızı da bilir. | |||||
| 3 | En'am 59. Ayet (6:59:8) | وَيَعْلَمُ | ويعلم | ve ya’lemu | ve (O) bilir | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gaybın anahtarları yalnızca O’nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah’ın bilgisi dâhilinde, Levh-i Mahfuz’da) olmasın. | |||||
| 4 | En'am 60. Ayet (6:60:5) | وَيَعْلَمُ | ويعلم | ve ya’lemu | ve bilir | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, geceleyin sizi ölü gibi kendinizden geçirip alan (uyutan) ve gündüzün kazandıklarınızı bilen, sonra da belirlenmiş eceliniz tamamlanıncaya kadar gündüzleri sizi tekrar diriltendir (uyandırandır). Sonra dönüşünüz yalnız O’nadır. Sonra O, işlemekte olduklarınızı size haber verecektir. | |||||
| 5 | Hûd 6. Ayet (11:6:10) | وَيَعْلَمُ | ويعلم | ve ya’lemu | ve O bilir | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasın. Her birinin (dünyada) duracakları yeri de, (öldükten sonra) emaneten konulacakları yeri de O bilir. Bunların hepsi açık bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da yazılı)dır. | |||||
| 6 | Enbiyâ 110. Ayet (21:110:6) | وَيَعْلَمُ | ويعلم | ve ya’lemu | ve bilir | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Şüphesiz, Allah sözün açığa vurulanını da bilir, gizlediğinizi de bilir.” | |||||
| 7 | Nûr 25. Ayet (24:25:6) | وَيَعْلَمُونَ | ويعلمون | ve ya’lemûne | ve onlar bilirler | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün Allah, onlara kesinleşmiş cezalarını tastamam verecek ve onlar Allah’ın apaçık bir gerçek olduğunu bileceklerdir. | |||||
| 8 | Neml 25. Ayet (27:25:10) | وَيَعْلَمُ | ويعلم | ve ya’lemu | ve bilen | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Göklerde ve yerde gizli olanı ortaya çıkaran, sizin gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz şeyleri bilen Allah’a secde etmesinler diye (şeytan onları yoldan çıkarmış.)” | |||||
| 9 | Lokman 34. Ayet (31:34:8) | وَيَعْلَمُ | ويعلم | ve ya’lemu | ve bilir | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz yalnızca Allah katındadır. O, yağmuru indirir, rahimlerdekini bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır. | |||||
| 10 | Şûrâ 18. Ayet (42:18:11) | وَيَعْلَمُونَ | ويعلمون | ve ya’lemûne | ve bilirler | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kıyamete inanmayanlar, onun çabuk kopmasını isterler. İnananlar ise, ondan korkarlar ve onun gerçek olduğunu bilirler. İyi bilin ki, Kıyamet günü hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler. | |||||
| 11 | Şûrâ 25. Ayet (42:25:10) | وَيَعْلَمُ | ويعلم | ve ya’lemu | ve bilir | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, kullarından tövbeyi kabul eden, kötülükleri bağışlayan ve yaptıklarınızı bilendir. | |||||
| 12 | Teğabun 4. Ayet (64:4:6) | وَيَعْلَمُ | ويعلم | ve ya’lemu | ve bilir | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir. Gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilir. Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir. | |||||