| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Nisâ 168. Ayet (4:168:4) | وَظَلَمُوا | وظلموا | ve zalemû | ve zulmedenler | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz inkâr edenler ve zulmedenler (var ya), Allah onları asla bağışlayacak ve doğru yola iletecek değildir. | |||||
| 2 | Sebe' 19. Ayet (34:19:6) | وَظَلَمُٓوا | وظلموا | ve zalemû | ve zulmettiler | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar ise, “Ey Rabbimiz! Yolculuğumuzun konakları arasını uzaklaştır” dediler ve kendilerine zulmettiler. Biz de onları ibret kıssalarına çevirdik ve kendilerini darmadağın ettik. Şüphesiz ki bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır. | |||||