"veddû" Analizi

Arapça Okunuşu ve benzeşen aramasında 14 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 96. Ayet (2:96:9) يَوَدُّ يود yeveddu ister و د د
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah’a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl yaşamak ister. Hâlbuki uzun yaşamak, onları azaptan kurtaracak değildir. Allah, onların bütün işlediklerini görür.
2 Bakara 105. Ayet (2:105:2) يَوَدُّ يود yeveddu arzu etmezler و د د
Diyanet İşleri (Yeni) Ne Kitab ehlinden inkâr edenler ve ne de Allah’a ortak koşanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini isterler. Oysa Allah, rahmetini dilediğine tahsis eder. Allah, büyük lütuf sahibidir.
3 Bakara 266. Ayet (2:266:1) اَيَوَدُّ ايود eyeveddu ister mi ki? و د د
Diyanet İşleri (Yeni) Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi olsun; himayeye muhtaç çocukları var iken ihtiyarlık gelip kendisine çatsın; derken bağı ateşli (yıldırımlı) bir kasırga vursun da orası yanıversin? Allah, düşünesiniz diye size âyetlerini böyle açıklıyor.[75]
4 Âl-i İmran 30. Ayet (3:30:14) تَوَدُّ تود teveddu ister و د د
Diyanet İşleri (Yeni) Herkesin yaptığı iyiliği ve yaptığı kötülüğü hazır bulacağı günde kişi, kötülükleri ile kendi arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Yine Allah, sizi kendisine karşı dikkatli olmanız hakkında uyarmaktadır. Allah, kullarını çok esirgeyicidir.
5 Âl-i İmran 106. Ayet (3:106:4) وَتَسْوَدُّ وتسود ve tesveddu kararır س و د
Diyanet İşleri (Yeni) O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara, “İmanınızdan sonra inkâr ettiniz, öyle mi? Öyle ise inkâr etmenize karşılık azabı tadın” denilir.
6 Âl-i İmran 118. Ayet (3:118:13) وَدُّوا ودوا veddû isterler و د د
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Sizden olmayanlardan hiçbir sırdaş edinmeyin. Onlar size fenalık etmekten asla geri kalmazlar. Hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Onların kinleri konuşmalarından apaçık ortaya çıkmıştır. Kalplerinde gizledikleri ise daha büyüktür. Eğer düşünürseniz size âyetleri açıkladık.
7 Nisâ 42. Ayet (4:42:2) يَوَدُّ يود yeveddu isterler و د د
Diyanet İşleri (Yeni) O kıyamet günü, Allah’ı inkâr edip Peygamber’e isyan edenler, yer yarılıp içine girmiş olmayı isterler ve Allah’tan hiçbir söz gizleyemezler.
8 Nisâ 89. Ayet (4:89:1) وَدُّوا ودوا veddû istediler و د د
Diyanet İşleri (Yeni) Arzu ettiler ki kendilerinin küfre saptıkları gibi siz de sapasınız da beraber olasınız. Bu sebeple, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse, onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan ne bir dost edinin, ne de bir yardımcı.
9 Enfal 7. Ayet (8:7:0) وَتَوَدُّونَ وتودون ve teveddûne siz de istiyordunuz و د د
Diyanet İşleri (Yeni) Hani Allah size iki taifeden birini, o sizindir diye va’dediyordu. Siz de güçsüz olanın sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah, sözleriyle hakkı meydana çıkarmak ve kâfirlerin ardını kesmek istiyordu.[242]
10 Hicr 2. Ayet (15:2:2) يَوَدُّ يود yeveddu arzu ederler و د د
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenler, “Keşke müslüman olsaydık” diye çok arzu edeceklerdir.
11 Ahzab 20. Ayet (33:20:8) يَوَدُّوا يودوا yeveddû arzu ederlerdi و د د
Diyanet İşleri (Yeni) Düşman birliklerinin gitmediğini sanıyorlar. Düşman birlikleri (bir daha) gelecek olsa, isterler ki, (çölde) bedevilerin arasında bulunsunlar da size dair haberleri (gidip gelenlerden) sorsunlar. İçinizde bulunsalardı da pek az savaşırlardı.
12 Mümtehine 2. Ayet (60:2:11) وَوَدُّوا وودوا ve veddû ve isterler و د د
Diyanet İşleri (Yeni) Şâyet onlar sizi ele geçirirlerse, size düşman olurlar, size ellerini ve dillerini kötülükle uzatırlar ve inkâr etmenizi arzu ederler.
13 Kalem 9. Ayet (68:9:1) وَدُّوا ودوا veddû istediler ki و د د
Diyanet İşleri (Yeni) İstediler ki, yumuşak davranasın, böylece onlar da yumuşak davransınlar.[554]
14 Meâric 11. Ayet (70:11:2) يَوَدُّ يود yeveddu ister و د د
Diyanet İşleri (Yeni) 11,12,13,14. Birbirlerine gösterilirler. Günahkâr kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.