"verenler" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 18 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 277. Ayet (2:277:8) وَاٰتَوُا واتوا ve âtevû ve verenler أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz iman edip salih ameller işleyen, namazı dosdoğru kılan ve zekâtı verenlerin mükâfatları Rableri katındadır. Onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır.
2 Nisâ 162. Ayet (4:162:17) وَالْمُؤْتُونَ والمؤتون vel-mu/tûne verenler أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve mü’minler, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler. O namazı kılanlar, zekâtı verenler, Allah’a ve ahiret gününe inananlar var ya, işte onlara büyük bir mükâfat vereceğiz.
3 Mâide 114. Ayet (5:114:22) الرَّازِق۪ينَ الرازقين rrâzikîn(e) rızık verenlerin ر ز ق
Diyanet İşleri (Yeni) Meryem oğlu İsa, “Ey Allahım! Ey Rabbimiz! Bize gökten bir sofra indir ki; önce gelenlerimize (zamanımızdaki dindaşlarımıza) ve sonradan geleceklerimize bir bayram ve senden (gelen) bir mucize olsun. Bizi rızıklandır. Sen rızıklandıranların en hayırlısısın” dedi.
4 A'raf 21. Ayet (7:21:5) النَّاصِح۪ينَۙ الناصحين nnâsihîn(e) öğüt verenlerdenim ن ص ح
Diyanet İşleri (Yeni) “Şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim” diye de onlara yemin etti.
5 A'raf 79. Ayet (7:79:15) النَّاصِح۪ينَ الناصحين nnâsihîn(e) öğüt verenleri ن ص ح
Diyanet İşleri (Yeni) Artık, Salih onlardan yüz çevirdi ve “Andolsun, ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ettim ve size nasihatta bulundum. Fakat siz nasihat edenleri sevmiyorsunuz” dedi.
6 A'raf 156. Ayet (7:156:0) وَيُؤْتُونَ ويؤتون ve yu/tûne ve verenlere أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) “Bizim için bu dünyada da bir iyilik yaz, ahirette de. Çünkü biz sana varan doğru yola yöneldik.” Allah, şöyle dedi: “Azabım var ya, dilediğim kimseyi ona uğratırım. Rahmetim ise her şeyi kapsamıştır. Onu, bana karşı gelmekten sakınanlara, zekâtı verenlere ve âyetlerimize inananlara yazacağım.”
7 Tevbe 47. Ayet (9:47:0) سَمَّاعُونَ سماعون semmâ’ûne kulak verenler س م ع
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer onlar da sizin içinizde (sefere) çıksalardı, size bozgunculuktan başka bir katkıları olmayacak ve sizi fitneye düşürmek için aranızda koşuşturacaklardı. Aranızda onları dinleyecek kişiler de vardı. Allah, zalimleri hakkıyla bilendir.
8 Tevbe 79. Ayet (9:79:0) الْمُطَّوِّع۪ينَ المطوعين l-muttavvi’îne gönülden verenleri ط و ع
Diyanet İşleri (Yeni) Sadakalar hususunda gönüllü bağışta bulunan mü’minlerle, güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları çekiştirip onlarla alay edenler var ya; işte Allah asıl onları maskaraya çevirmiştir. Onlar için elem dolu bir azap vardır.
9 Yunus 109. Ayet (10:109:0) الْحَاكِم۪ينَ الحاكمين l-hâkimîn(e) hüküm verenlerin ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Sana vahyolunana uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.
10 Yusuf 11. Ayet (12:11:12) لَنَاصِحُونَ لناصحون le-nâsihûn(e) öğüt verenleriz ن ص ح
Diyanet İşleri (Yeni) Babalarına şöyle dediler: “Ey babamız! Yûsuf hakkında bize neden güvenmiyorsun? Hâlbuki biz onun iyiliğini isteyen kişileriz.”
11 Hacc 58. Ayet (22:58:18) الرَّازِق۪ينَ الرازقين rrâzikîn(e) rızık verenlerin ر ز ق
Diyanet İşleri (Yeni) Allah yolunda hicret edip de sonra öldürülmüş veya ölmüş olanlara gelince, Allah onlara muhakkak güzel bir rızık verecektir. Şüphe yok ki Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
12 Mü'minûn 72. Ayet (23:72:9) الرَّازِق۪ينَ الرازقين rrâzikîn(e) rızık verenlerin ر ز ق
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Muhammed! Yoksa sen onlardan bir vergi mi istiyorsun (da inanmıyorlar)? Rabbinin vergisi daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
13 Şu'arâ 136. Ayet (26:136:9) الْوَاعِظ۪ينَۙ الواعظين l-vâ’izîn(e) öğüt verenler- و ع ظ
Diyanet İşleri (Yeni) Dediler ki: “Sen ister öğüt ver, ister öğüt verenlerden olma, bize göre birdir.”
14 Kasas 20. Ayet (28:20:19) النَّاصِح۪ينَ الناصحين nnâsihîn(e) öğüt verenler- ن ص ح
Diyanet İşleri (Yeni) Şehrin öbür ucundan koşarak bir adam geldi. “Ey Mûsâ! İleri gelenler seni öldürmek için aralarında senin durumunu görüşüyorlar. Şehirden hemen çık. Şüphesiz ben sana öğüt verenlerdenim” dedi.
15 Sebe' 39. Ayet (34:39:20) الرَّازِق۪ينَ الرازقين rrâzikîn(e) rızık verenlerin ر ز ق
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Şüphesiz, Rabbim rızkı kullarından dilediğine bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Allah yolunda her ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.”
16 Hadîd 18. Ayet (57:18:4) وَاَقْرَضُوا واقرضوا ve akradû ve borç verenler ق ر ض
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz ki sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar ve Allah’a güzel bir borç verenler var ya, (verdikleri) onlara kat kat ödenir. Ayrıca onlara çok değerli bir mükâfat da vardır.
17 Cum'a 11. Ayet (62:11:21) الرَّازِق۪ينَ الرازقين rrâzikîn(e) rızık verenlerin ر ز ق
Diyanet İşleri (Yeni) (Durum böyle iken) onlar bir ticaret veya bir oyun eğlence gördükleri zaman hemen dağılıp ona koştular ve seni ayakta bıraktılar.[549] De ki: “Allah’ın yanında bulunan, eğlence ve ticaretten daha hayırlıdır. Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.”
18 Tîn 8. Ayet (95:8:4) الْحَاكِم۪ينَ الحاكمين l-hâkimîn(e) hüküm verenlerin ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?