| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | İsrâ 26. Ayet (17:26:10) | تَبْذ۪يرًا | تبذيرا | tebżîrâ(n) | savurarak | ب ذ ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya haklarını ver, fakat saçıp savurma. | |||||
| 2 | Muhammed 27. Ayet (47:27:5) | يَضْرِبُونَ | يضربون | yadribûne | vurarak | ض ر ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Melekler, onların yüzlerine ve sırtlarına vurarak canlarını alırken hâlleri nasıl olacak? | |||||
| 3 | Zâriyât 29. Ayet (51:29:5) | فَصَكَّتْ | فصكت | fesakket | vurarak | ص ك ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunun üzerine karısı bir çığlık kopararak yönelip elini yüzüne vurdu. “Ben kısır bir kocakarıyım (nasıl çocuğum olabilir?)” dedi. | |||||