| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 116. Ayet (2:116:5) | سُبْحَانَهُۜ | سبحانه | subhâneh(u) | O yücedir | س ب ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Allah, çocuk edindi” dediler.[33] O, bundan uzaktır. Hayır! Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah’ındır. Hepsi O’na boyun eğmiştir. | |||||
| 2 | Bakara 255. Ayet (2:255:49) | الْعَلِيُّ | العلي | l-’aliyyu | yücedir | ع ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayandır. Diridir, kayyumdur.[70] O’nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. İzni olmaksızın O’nun katında şefaatte bulunacak kimdir?[71] O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar O’nun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O’nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O’na güç gelmez. O, yücedir, büyüktür.[72] | |||||
| 3 | Nisâ 34. Ayet (4:34:39) | عَلِيًّا | عليا | ‘aliyyen | yücedir | ع ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar.[115] Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah’ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da “gayb”ı[116] korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün.[117] Eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah, çok yücedir, çok büyüktür. | |||||
| 4 | Nisâ 171. Ayet (4:171:40) | سُبْحَانَهُٓ | سبحانه | subhânehu | O yücedir | س ب ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Kitab ehli! Dininizde sınırları aşmayın ve Allah hakkında ancak hakkı söyleyin. Meryem oğlu İsa Mesih, ancak Allah’ın peygamberi, Meryem’e ulaştırdığı (emriyle onda var ettiği) kelimesi ve kendisinden bir ruhtur. Öyleyse Allah’a ve peygamberlerine iman edin, “(Allah) üçtür” demeyin.[136] Kendi iyiliğiniz için buna son verin. Allah, ancak bir tek ilâhtır. O, çocuk sahibi olmaktan uzaktır. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. Vekil olarak Allah yeter. | |||||
| 5 | En'am 100. Ayet (6:100:13) | وَتَعَالٰى | وتعالى | ve te’âlâ | ve yücedir | ع ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bir de cinleri Allah’a birtakım ortaklar yaptılar. Oysa onları O yarattı. Bilgisizce Allah’a oğullar ve kızlar da uydurdular. O, onların niteledikleri şeylerden uzaktır, yücedir. | |||||
| 6 | A'raf 190. Ayet (7:190:0) | فَتَعَالَى | فتعالى | fe-te’âla | oysa yücedir | ع ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Fakat Allah onlara iyi ve sağlıklı bir çocuk verince de, Allah’ın kendilerine verdiği çocuk konusunda O’na ortaklar koşarlar. Allah, onların ortak koştukları şeylerden yücedir. | |||||
| 7 | Yunus 10. Ayet (10:10:0) | سُبْحَانَكَ | سبحانك | subhâneke | senin şanın pek yücedir | س ب ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunların oradaki duaları, “Seni eksikliklerden uzak tutarız Allah’ım!”, aralarındaki esenlik dilekleri, “selâm”; dualarının sonu ise, “Hamd âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur” sözleridir. | |||||
| 8 | Yunus 18. Ayet (10:18:0) | وَتَعَالٰى | وتعالى | ve te’âlâ | ve yücedir | ع ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ı bırakıp, kendilerine ne zarar, ne de fayda verebilecek şeylere tapıyorlar ve “İşte bunlar Allah katında bizim şefaatçılarımızdır” diyorlar. De ki: “Siz, Allah’a göklerde ve yerde O’nun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz!? O, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır, yücedir.”. | |||||
| 9 | Yusuf 108. Ayet (12:108:12) | وَسُبْحَانَ | وسبحان | ve subhâna | ve şanı yücedir | س ب ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “İşte bu benim yolumdur. Ben ve bana uyanlar bilerek Allah’a çağırırız. Allah’ın şanı yücedir. Ben, Allah’a ortak koşanlardan değilim.” | |||||
| 10 | Ra'd 9. Ayet (13:9:5) | الْمُتَعَالِ | المتعال | l-mute’âl(i) | yücedir | ع ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, gaybı da görülen âlemi de bilendir, çok büyüktür, çok yücedir. | |||||
| 11 | Nahl 1. Ayet (16:1:7) | وَتَعَالٰى | وتعالى | ve te’âlâ | ve yücedir | ع ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın emri gelecektir. Artık onun acele gelmesini istemeyin. Allah, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır, yücedir. | |||||
| 12 | Nahl 3. Ayet (16:3:5) | تَعَالٰى | تعالى | te’âlâ | yücedir | ع ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattı. O, müşriklerin ortak koştukları şeylerden yücedir. | |||||
| 13 | İsrâ 43. Ayet (17:43:5) | عُلُوًّا | علوا | ‘uluvven | yücedir | ع ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, her türlü eksiklikten uzaktır, onların söylediklerinin ötesindedir, yücedir. | |||||
| 14 | İsrâ 93. Ayet (17:93:20) | سُبْحَانَ | سبحان | subhâne | şanı yücedir | س ب ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 90,91,92,93. Dediler ki: “Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmadıkça; yahut iddia ettiğin gibi, gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmedikçe; yahut Allah’ı ve melekleri karşımıza getirmedikçe; yahut altından bir evin olmadıkça; ya da göğe çıkmadıkça sana asla inanmayacağız. Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da inanacak değiliz.” De ki: “Rabbimi tenzih ederim. Ben ancak resûl olarak gönderilen bir beşerim.” | |||||
| 15 | İsrâ 108. Ayet (17:108:2) | سُبْحَانَ | سبحان | subhâne | şanı yücedir | س ب ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Rabbimizin şanı yücedir. Rabbimizin va’di mutlaka gerçekleşecektir” derler. | |||||
| 16 | Meryem 35. Ayet (19:35:8) | سُبْحَانَهُۜ | سبحانه | subhâneh(u) | O'nun şanı yücedir | س ب ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın çocuk edinmesi düşünülemez. O, bundan yücedir, uzaktır. Bir işe hükmettiği zaman ona sadece “ol!” der ve o da oluverir. | |||||
| 17 | Tâhâ 114. Ayet (20:114:1) | فَتَعَالَى | فتعالى | fe-te’âla | yücedir | ع ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gerçek hükümdar olan Allah yücedir. Sana vahyedilmesi tamamlanmadan önce Kur’an’ı okumakta acele etme. “Rabbim! İlmimi arttır” de. | |||||
| 18 | Enbiyâ 87. Ayet (21:87:19) | سُبْحَانَكَۗ | سبحانك | subhâneke | senin şanın yücedir | س ب ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Zünnûn’u da hatırla.[369] Hani öfkelenerek (halkından ayrılıp) gitmişti de kendisini asla sıkıştırmayacağımızı sanmıştı. Derken karanlıklar içinde, “Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Seni eksikliklerden uzak tutarım. Ben gerçekten (nefsine) zulmedenlerden oldum” diye dua etti. | |||||
| 19 | Hacc 62. Ayet (22:62:16) | الْعَلِيُّ | العلي | l-’aliyyu | çok yücedir | ع ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu böyle. Çünkü Allah, hakkın ta kendisidir. O’nu bırakıp da taptıkları ise batılın ta kendisidir. Şüphesiz ki Allah yücedir, büyüktür. | |||||
| 20 | Mü'minûn 14. Ayet (23:14:18) | فَتَبَارَكَ | فتبارك | fe-tebâraka | ne yücedir | ب ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra bu az suyu “alaka”[381] hâline getirdik. Alakayı da “mudga”[382] yaptık. Bu “mudga”yı da kemiklere dönüştürdük ve bu kemiklere de et giydirdik. Nihayet onu bambaşka bir yaratık olarak ortaya çıkardık. Yaratanların en güzeli olan Allah’ın şânı ne yücedir! | |||||
| 21 | Mü'minûn 92. Ayet (23:92:4) | فَتَعَالٰى | فتعالى | fe-te’âlâ | ve yücedir | ع ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 91,92. Allah, hiçbir çocuk edinmemiştir. O’nunla birlikte başka hiçbir ilâh yoktur. Öyle olsaydı, her ilâh kendi yarattığını alır götürür ve mutlaka birbirlerine üstün gelmeye çalışırlardı. Gaybı da, görülen âlemi de bilen Allah, onların yakıştırdığı nitelemelerden uzaktır. Onların koştukları ortaklardan çok yücedir. | |||||
| 22 | Mü'minûn 116. Ayet (23:116:1) | فَتَعَالَى | فتعالى | fe-te’âla | pek yücedir | ع ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gerçek hükümdar olan Allah, yücedir. O’ndan başka hiç ilâh yoktur. O, şerefli ve yüce Arş’ın Rabbidir. | |||||
| 23 | Furkan 10. Ayet (25:10:1) | تَبَارَكَ | تبارك | tebârake | yücedir | ب ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dilerse sana bundan daha güzelini, içinden ırmaklar akan cennetleri verebilecek olan, sana saraylar kurabilecek olan Allah’ın şanı yücedir. | |||||
| 24 | Furkan 18. Ayet (25:18:2) | سُبْحَانَكَ | سبحانك | subhâneke | senin şanın yücedir | س ب ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, “Seni eksikliklerden uzak tutarız. Seni bırakıp da başka dostlar edinmek bize yaraşmaz. Fakat sen onlara ve atalarına o kadar bol nimet verdin ki, sonunda seni anmayı unuttular ve helâke giden bir toplum oldular” derler. | |||||
| 25 | Furkan 61. Ayet (25:61:1) | تَبَارَكَ | تبارك | tebârake | yücedir | ب ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Göğe burçlar yerleştiren, orada bir ışık kaynağı (güneş) ve aydınlatıcı bir ay yaratanın şanı çok yücedir. | |||||
| 26 | Neml 63. Ayet (27:63:17) | تَعَالَى | تعالى | te’âla | yücedir | ع ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yahut karanın ve denizin karanlıklarında size yolunuzu gösteren ve rahmetinin önünden rüzgârları bir müjdeci olarak gönderen mi? Allah ile birlikte başka bir ilâh mı var!? Allah, onların ortak koştuklarından yücedir. | |||||
| 27 | Kasas 68. Ayet (28:68:12) | وَتَعَالٰى | وتعالى | ve te’âlâ | ve yücedir | ع ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Onların ise seçim hakkı yoktur. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır ve yücedir. | |||||
| 28 | Rum 40. Ayet (30:40:20) | وَتَعَالٰى | وتعالى | ve te’âlâ | ve yücedir | ع ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, sizi yaratan, sonra size rızık veren, sonra sizi öldürecek ve daha sonra da diriltecek olandır. Allah’a koştuğunuz ortaklardan, bunlardan herhangi bir şeyi yapabilen var mı? O, onların ortak koştuklarından uzaktır, yücedir. | |||||
| 29 | Sebe' 23. Ayet (34:23:21) | الْعَلِيُّ | العلي | l-’aliyyu | yücedir | ع ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah katında, O’nun izin verdiği kimseden başkasının şefaati yarar sağlamaz. (Şefaat için izin verilip de) kalplerinden korku giderilince birbirlerine, “Rabbiniz ne söyledi?” diye sorarlar. Onlar da “Gerçeği” diye cevap verirler. O, yücedir, büyüktür. | |||||
| 30 | Yâsîn 36. Ayet (36:36:1) | سُبْحَانَ | سبحان | subhâne | ne yücedir | س ب ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yerin bitirdiği şeylerden, insanların kendilerinden ve (daha) bilemedikleri (nice) şeylerden, bütün çiftleri yaratanın şanı yücedir. | |||||
| 31 | Yâsîn 83. Ayet (36:83:1) | فَسُبْحَانَ | فسبحان | fe-subhâne | yücedir | س ب ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Her şeyin hükümranlığı elinde olan Allah’ın şanı yücedir! Siz yalnız O’na döndürüleceksiniz. | |||||
| 32 | Sâffât 159. Ayet (37:159:1) | سُبْحَانَ | سبحان | subhâna | (münezzehtir) yücedir | س ب ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, onların nitelendirdiği şeylerden uzaktır, yücedir. | |||||
| 33 | Sâffât 180. Ayet (37:180:1) | سُبْحَانَ | سبحان | subhâne | yücedir | س ب ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Senin Rabbin; kudret ve şeref sahibi olan Rab, onların nitelendirdiği şeylerden uzaktır, yücedir. | |||||
| 34 | Zümer 4. Ayet (39:4:12) | سُبْحَانَهُۜ | سبحانه | subhâneh(u) | O (bundan münezzehtir) yücedir | س ب ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer Allah bir çocuk edinmek isteseydi, yarattıklarından dilediğini seçerdi. O, bundan uzaktır, yücedir. O, bir ve her şey üzerinde mutlak otorite sahibi olan Allah’tır. | |||||
| 35 | Zümer 67. Ayet (39:67:15) | وَتَعَالٰى | وتعالى | ve te’âlâ | ve yücedir | ع ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler. Yeryüzü kıyamet gününde bütünüyle O’nun elindedir. Gökler de O’nun kudretiyle dürülmüştür. O, onların ortak koştuklarından uzaktır, yücedir. | |||||
| 36 | Mü'min 64. Ayet (40:64:18) | فَتَبَارَكَ | فتبارك | fe-tebâraka | ne yücedir | ب ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, yeryüzünü sizin için karar kılma yeri, göğü de binâ yapan; size şekil verip de şekillerinizi güzel kılan ve sizi temiz şeylerle rızıklandırandır. İşte Rabbiniz Allah! Âlemlerin Rabbi Allah ne yücedir! | |||||
| 37 | Şûrâ 4. Ayet (42:4:9) | الْعَلِيُّ | العلي | l-’aliyyu | yücedir | ع ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. O, yücedir, büyüktür. | |||||
| 38 | Şûrâ 51. Ayet (42:51:21) | عَلِيٌّ | علي | ‘aliyyun | yücedir | ع ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, bir insanla ancak vahiy yoluyla, yahut perde arkasından konuşur. Yahut bir elçi gönderip, izniyle ona dilediğini vahyeder. Şüphesiz O yücedir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 39 | Zuhruf 4. Ayet (43:4:6) | لَعَلِيٌّ | لعلي | le-’aliyyun | elbette yücedir | ع ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz o, katımızdaki ana kitapta (Levh-i Mahfuz’da) mevcuttur, çok yücedir, hikmetlerle doludur. | |||||
| 40 | Zuhruf 13. Ayet (43:13:12) | سُبْحَانَ | سبحان | subhâne | şanı yücedir | س ب ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 12,13,14. O, bütün çiftleri yaratan, üzerlerine kurulasınız, sonra da, kurulduğunuzda, Rabbinizin nimetini hatırlayasınız ve “Bunu hizmetimize veren Allah’ın şanı yücedir. Bunlara bizim gücümüz yetmezdi. Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz” diyesiniz diye sizin için bindiğiniz gemileri ve hayvanları yaratandır. | |||||
| 41 | Zuhruf 85. Ayet (43:85:1) | وَتَبَارَكَ | وتبارك | ve tebârake | ve ne yücedir | ب ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Göklerin, yerin ve ikisi arasındaki her şeyin hükümranlığı kendisine ait olan Allah yücedir! Kıyametin bilgisi de yalnız O’nun katındadır ve yalnızca O’na döndürüleceksiniz. | |||||
| 42 | Tûr 43. Ayet (52:43:6) | سُبْحَانَ | سبحان | subhâna | şanı yücedir | س ب ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa, onların Allah’tan başka bir ilâhı mı var? Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır. | |||||
| 43 | Rahman 78. Ayet (55:78:1) | تَبَارَكَ | تبارك | tebârake | ne yücedir | ب ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Azamet ve ikram sahibi Rabbinin adı yücedir. | |||||
| 44 | Haşr 23. Ayet (59:23:16) | سُبْحَانَ | سبحان | subhâne | yücedir | س ب ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah’tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı, güvenlik veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte eşsiz olan Allah’tır. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır. | |||||
| 45 | Cin 3. Ayet (72:3:2) | تَعَالٰى | تعالى | te’âlâ | yücedir | ع ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Doğrusu Rabbimizin şanı çok yücedir; ne bir eş edinmiştir, ne de bir çocuk.” | |||||
| 46 | Tekvîr 20. Ayet (81:20:6) | مَك۪ينٍۙ | مكين | mekîn(in) | yücedir | م ك ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 19,20,21.O (Kur’an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş’ın sahibi katında itibarlı, orada (meleklerce) itaat edilen, güvenilir bir elçinin (Cebrail’in) getirdiği sözdür. | |||||
| 47 | Büruc 15. Ayet (85:15:3) | الْمَج۪يدُۙ | المجيد | l-mecîd(i) | yücedir | م ج د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Arş’ın sahibidir, şanı yüce olandır. | |||||