| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 233. Ayet (2:233:25) | بِوَلَدِهَا | بولدها | bi-veledihâ | çocuğu yüzünden | و ل د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | -Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını i-Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya aittir. Hiçbir kimseye gücünün üstünde bir yük ve sorumluluk teklif edilmez. -Hiçbir anne ve hiçbir baba çocuğu sebebiyle zarara uğratılmasın- (Baba ölmüşse) mirasçı da aynı şeyle sorumludur. Eğer (anne ve baba) kendi aralarında danışıp anlaşarak (iki yıl dolmadan) çocuğu sütten kesmek isterlerse onlara günah yoktur. Eğer çocuklarınızı (bir süt anneye) emzirtmek isterseniz örfe uygun olarak vereceğiniz ücreti güzelce ödediğiniz takdirde size bir günah yoktur. Allah’a karşı gelmekten sakının ve bilin ki, Allah yapmakta olduklarınızı hakkıyla görendir. | |||||
| 2 | Bakara 233. Ayet (2:233:29) | بِوَلَدِه۪ | بولده | bi-veledih(i) | çocuğu yüzünden | و ل د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | -Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını i-Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya aittir. Hiçbir kimseye gücünün üstünde bir yük ve sorumluluk teklif edilmez. -Hiçbir anne ve hiçbir baba çocuğu sebebiyle zarara uğratılmasın- (Baba ölmüşse) mirasçı da aynı şeyle sorumludur. Eğer (anne ve baba) kendi aralarında danışıp anlaşarak (iki yıl dolmadan) çocuğu sütten kesmek isterlerse onlara günah yoktur. Eğer çocuklarınızı (bir süt anneye) emzirtmek isterseniz örfe uygun olarak vereceğiniz ücreti güzelce ödediğiniz takdirde size bir günah yoktur. Allah’a karşı gelmekten sakının ve bilin ki, Allah yapmakta olduklarınızı hakkıyla görendir. | |||||
| 3 | Nisâ 54. Ayet (4:54:4) | عَلٰى | على | ‘alâ | yüzünden | عَلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa, insanları; Allah’ın lütfundan kendilerine verdiği şey dolayısıyla kıskanıyorlar mı? Şüphesiz biz, İbrahim ailesine de kitap ve hikmet vermişizdir. Onlara büyük bir hükümranlık da vermiştik.[122] | |||||
| 4 | Nisâ 62. Ayet (4:62:5) | بِمَا | بما | bimâ | yüzünden | مَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendi işledikleri yüzünden başlarına bir musibet geldiği, sonra da “Biz iyilik etmek ve uzlaştırmaktan başka bir şey istememiştik” diye Allah’a yemin ederek sana geldikleri zaman hâlleri nasıl olur? | |||||
| 5 | Mâide 49. Ayet (5:49:28) | ذُنُوبِهِمْۜ | ذنوبهم | żunûbihim | günahları yüzünden | ذ ن ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Aralarında, Allah’ın indirdiği ile hükmet. Onların arzularına uyma ve Allah’ın sana indirdiğinin bir kısmından (Kur’an’ın bazı hükümlerinden) seni şaşırtmalarından sakın. Eğer yüz çevirirlerse, bil ki şüphesiz Allah, bazı günahları sebebiyle onları bir musibete çarptırmak istiyor. İnsanlardan birçoğu muhakkak ki yoldan çıkmışlardır. | |||||
| 6 | En'am 49. Ayet (6:49:6) | بِمَا | بما | bimâ | yüzünden | مَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âyetlerimizi yalanlayanlara ise, yapmakta oldukları fasıklık sebebiyle azap dokunacaktır. | |||||
| 7 | En'am 140. Ayet (6:140:8) | عِلْمٍ | علم | ‘ilmin | bilgisizlik yüzünden | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Beyinsizlikleri yüzünden bilgisizce çocuklarını öldürenler, Allah’ın kendilerine verdiği rızkı -Allah’a iftira ederek- haram sayanlar, mutlaka ziyan etmişlerdir. Gerçekten onlar sapmışlardır. Doğru yolu bulmuş da değillerdir. | |||||
| 8 | En'am 146. Ayet (6:146:26) | بِبَغْيِهِمْۘ | ببغيهم | bi-baġyihim | aşırılıkları yüzünden | ب غ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yahudilere tırnaklı hayvanların hepsini haram kıldık. Sığır ve koyunların ise, sırtlarında veya bağırsaklarında bulunanlar, ya da kemiklerine karışanlar dışındaki içyağlarını (yine) onlara haram kıldık. İşte böyle, azgınlıkları sebebiyle onları cezalandırdık.[201] Biz elbette doğru söyleyenleriz. | |||||
| 9 | A'raf 137. Ayet (7:137:19) | بِمَا | بما | bimâ | yüzünden | مَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hor görülüp ezilmekte olan kavmi (İsrailoğullarını), toprağına bolluk ve bereket verdiğimiz yerin doğu ve batı taraflarına mirasçı kıldık. Rabbinin İsrailoğullarına verdiği güzel söz, onların sabretmeleri karşılığında gerçekleşti.[226] Firavun ve kavminin yaptıklarını ve (özenle kurup) yükselttiklerini yerle bir ettik. | |||||
| 10 | A'raf 165. Ayet (7:165:0) | بِمَا | بما | bimâ | yüzünden | مَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar kendilerine hatırlatılanı unutunca, biz de kötülükten alıkoymaya çalışanları kurtardık. Zulmedenleri yoldan çıkmaları sebebiyle, şiddetli bir azapla yakaladık. | |||||
| 11 | A'raf 173. Ayet (7:173:0) | بِمَا | بما | bimâ | yüzünden | مَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yahut, “Bizden önce babalarımız Allah’a ortak koşmuşlar. Biz onlardan sonra gelen bir nesiliz. Şimdi batılcıların işlediği yüzünden bizi helâk mı edeceksin?” dememeniz içindir. | |||||
| 12 | Enfal 51. Ayet (8:51:0) | بِمَا | بما | bimâ | yüzündendir | مَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey kâfirler!) Bu, sizin ellerinizin önceden yaptığının karşılığıdır. Yoksa, Allah kullarına zulmedici değildir. | |||||
| 13 | Ra'd 31. Ayet (13:31:35) | بِمَا | بما | bimâ | yüzünden | مَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı, ya da ölülerin konuşturulacağı bir Kur’an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu). Fakat bütün emir yalnız Allah’ındır. İman edenler anlamadılar mı ki, Allah dileseydi bütün insanları doğru yola eriştirirdi. Allah’ın sözü yerine gelinceye kadar, inkâr edenlere yaptıkları işler sebebiyle devamlı olarak, ya büyük bir felaket gelecek veya o felaket yurtlarının yakınına inecektir. Şüphesiz Allah, verdiği sözden dönmez. | |||||
| 14 | Hacc 10. Ayet (22:10:2) | بِمَا | بما | bimâ | yüzündendir | مَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ona), “İşte bu kendi ellerinin önceden işledikleri yüzündendir. Allah, kesinlikle kullara zulmedici değildir” (denir.) | |||||
| 15 | Hacc 39. Ayet (22:39:4) | بِاَنَّهُمْ | بانهم | bi-ennehum | yüzünden | أَنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerine savaş açılan müslümanlara, zulme uğramaları sebebiyle cihad için izin verildi. Şüphe yok ki Allah’ın onlara yardım etmeğe gücü yeter. | |||||
| 16 | Şu'arâ 22. Ayet (26:22:5) | اَنْ | ان | en | (yüzündendir) | أَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Senin başıma kaktığın bu nimet (gerçekte) İsrailoğullarını köleleştirmen(in neticesi)dir.”[398] | |||||
| 17 | Neml 14. Ayet (27:14:5) | ظُلْمًا | ظلما | zulmen | haksızlıkları yüzünden | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendileri de bunların hak olduklarını kesin olarak bildikleri hâlde, sırf zalimliklerinden ve büyüklük taslamalarından ötürü onları inkâr ettiler. Ama bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bir bak!” | |||||
| 18 | Neml 14. Ayet (27:14:6) | وَعُلُوًّاۜ | وعلوا | ve ’uluvvâ(en) | ve böbürlenmeleri yüzünden | ع ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendileri de bunların hak olduklarını kesin olarak bildikleri hâlde, sırf zalimliklerinden ve büyüklük taslamalarından ötürü onları inkâr ettiler. Ama bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bir bak!” | |||||
| 19 | Neml 47. Ayet (27:47:3) | بِكَ | بك | bike | senin yüzünden | بِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, “Sen ve beraberindekiler yüzünden uğursuzluğa uğradık” dediler. Salih, “Sizin uğursuzluğunuzun sebebi Allah katında(yazılı)dır. Aslında siz imtihan edilmekte olan bir kavimsiniz” dedi. | |||||
| 20 | Neml 47. Ayet (27:47:4) | وَبِمَنْ | وبمن | ve bimen | ve bulunanların yüzünden | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, “Sen ve beraberindekiler yüzünden uğursuzluğa uğradık” dediler. Salih, “Sizin uğursuzluğunuzun sebebi Allah katında(yazılı)dır. Aslında siz imtihan edilmekte olan bir kavimsiniz” dedi. | |||||
| 21 | Neml 52. Ayet (27:52:4) | بِمَا | بما | bimâ | yüzünden | مَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte zulümleri yüzünden harabeye dönmüş evleri! Şüphesiz bunda bilen bir kavim için bir ibret vardır. | |||||
| 22 | Neml 85. Ayet (27:85:4) | بِمَا | بما | bimâ | yüzünden | مَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Zulümlerinden dolayı sözü edilen azap tepelerine iner de artık konuşamazlar. | |||||
| 23 | Kasas 47. Ayet (28:47:5) | بِمَا | بما | bimâ | yüzünden | مَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendi yaptıkları sebebiyle başlarına bir musibet gelip de, “Ey Rabbimiz! Bize bir Peygamber gönderseydin de âyetlerine uysaydık ve mü’minlerden olsaydık” diyecek olmasalardı, seni peygamber olarak göndermezdik. | |||||
| 24 | Ankebut 33. Ayet (29:33:7) | بِهِمْ | بهم | bihim | onlar yüzünden | بِهِمْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Elçilerimiz Lût’a geldiklerinde, Lût, onlar yüzünden tasalandı, onlar hakkında çaresizlik içine düştü. Elçiler ona, “Korkma, üzülme. Biz, seni ve aileni kurtaracağız. Ancak karın başka. O, geride kalıp helâk edilenlerden olacaktır.” | |||||
| 25 | Rum 41. Ayet (30:41:6) | بِمَا | بما | bimâ | yüzünden | مَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnsanların kendi işledikleri (kötülükler) sebebiyle karada ve denizde bozulma ortaya çıkmıştır. Dönmeleri için Allah, yaptıklarının bazı (kötü) sonuçlarını (dünyada) onlara tattıracaktır.[427] | |||||
| 26 | Fâtır 45. Ayet (35:45:5) | بِمَا | بما | bimâ | yüzünden | مَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer Allah, insanları kazandıkları yüzünden hemen cezalandıracak olsaydı, yerkürenin sırtında hiçbir canlı bırakmazdı. Ne var ki, onları belirli bir süreye kadar erteliyor. Nihayet süreleri gelince, (gerekeni yapar). Çünkü Allah, kullarını hakkıyla görmektedir. | |||||
| 27 | Sâffât 151. Ayet (37:151:3) | مِنْ | من | min | yüzünden | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 151,152. İyi bilin ki onlar kendi uydurmaları olarak, “Allah çocuk sahibi oldu” diyorlar. Onlar elbette yalan söylüyorlar. | |||||
| 28 | Mü'min 21. Ayet (40:21:23) | بِذُنُوبِهِمْ | بذنوبهم | bi-żunûbihim | günahları yüzünden | ذ ن ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar, kendilerinden daha güçlü ve yeryüzündeki eserleri daha üstündü. Böyle iken Allah, günahları sebebiyle onları yakaladı. Onları Allah’ın azabından koruyacak hiç kimse olmadı. | |||||
| 29 | Fussilet 17. Ayet (41:17:12) | بِمَا | بما | bimâ | yüzünden | مَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Semûd kavmine gelince, biz onlara doğru yolu göstermiştik. Ama onlar körlüğü hidayete tercih etmişler ve yaptıklarına karşılık, alçaltıcı azap yıldırımı onları çarpmıştı. | |||||
| 30 | Şûrâ 22. Ayet (42:22:4) | مِمَّا | مما | mimmâ | yüzünden | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sen, zalimlerin yaptıkları şeyler tepelerine inerken bu yüzden korku ile titrediklerini göreceksin. İnanıp yararlı işler yapanlar da cennet bahçelerindedirler. Onlar için Rableri katında diledikleri her şey vardır. İşte bu büyük lütuftur. | |||||
| 31 | Şûrâ 30. Ayet (42:30:5) | فَبِمَا | فبما | febimâ | yüzündendir | مَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Başınıza her ne musibet gelirse, kendi yaptıklarınız yüzündendir. O, yine de çoğunu affeder. | |||||
| 32 | Şûrâ 34. Ayet (42:34:3) | بِمَا | بما | bimâ | yüzünden | مَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yahut (içlerindekilerin) yaptıklarından dolayı onları helâk eder, birçoğunu da affeder. | |||||
| 33 | Câsiye 17. Ayet (45:17:7) | اِلَّا | الا | illâ | sadece (yüzünden) | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara din işi konusunda açık deliller verdik. Ama onlar ancak kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki hasetten dolayı ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, hakkında ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kıyamet günü, aralarında hüküm verecektir. | |||||
| 34 | Cum'a 7. Ayet (62:7:4) | بِمَا | بما | bimâ | yüzünden | مَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ama onlar, daha evvel yaptıklarından dolayı asla ölümü istemezler. Allah, zalimleri hakkıyla bilir. | |||||
| 35 | Tekvîr 9. Ayet (81:9:2) | ذَنْبٍ | ذنب | żenbin | günah (yüzünden) | ذ ن ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 8,9. Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman, | |||||
| 36 | Şems 11. Ayet (91:11:3) | بِطَغْوٰيهَاۙۖ | بطغويها | bi-taġvâhâ | azgınlığı yüzünden | ط غ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Semûd kavmi, azgınlığı sebebiyle yalanladı. | |||||
| 37 | Şems 14. Ayet (91:14:6) | بِذَنْبِهِمْ | بذنبهم | bi-żenbihim | günahları yüzünden | ذ ن ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Fakat onlar, onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onları helâk etti ve kendilerini yerle bir etti. | |||||