| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Nisâ 62. Ayet (4:62:10) | يَحْلِفُونَ | يحلفون | yahlifûne | yemin ederler | ح ل ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendi işledikleri yüzünden başlarına bir musibet geldiği, sonra da “Biz iyilik etmek ve uzlaştırmaktan başka bir şey istememiştik” diye Allah’a yemin ederek sana geldikleri zaman hâlleri nasıl olur? | |||||
| 2 | Tevbe 42. Ayet (9:42:0) | وَسَيَحْلِفُونَ | وسيحلفون | ve seyahlifûne | bir de yemin edecekler | ح ل ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer yakın bir dünya menfaati ve kolay bir yolculuk olsaydı, (sefere katılmayan münafıklar da) mutlaka sana uyarlardı. Fakat meşakkatli yol, onlara uzak geldi. Gerçi onlar, “Eğer gücümüz yetseydi, elbette sizinle beraber çıkardık” diye Allah’a yemin edeceklerdir. Onlar kendilerini helâke sürüklüyorlar. Allah, biliyor ki onlar kesinlikle yalancıdırlar. | |||||
| 3 | Tevbe 56. Ayet (9:56:0) | وَيَحْلِفُونَ | ويحلفون | ve yahlifûne | ve yemin ediyorlar | ح ل ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kesinlikle sizden olduklarına dair Allah’a yemin ederler. Oysa onlar sizden değillerdir. Fakat onlar korkudan ödleri patlayan bir topluluktur. | |||||
| 4 | Tevbe 62. Ayet (9:62:0) | يَحْلِفُونَ | يحلفون | yahlifûne | yemin ederler | ح ل ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sizi razı etmek için, Allah’a yemin ederler. Eğer gerçekten mü’min iseler (bilsinler ki), Allah ve Resûlü’nü razı etmeleri daha önceliklidir. | |||||
| 5 | Tevbe 74. Ayet (9:74:0) | يَحْلِفُونَ | يحلفون | yahlifûne | yemin ediyorlar | ح ل ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bir şey söylemediklerine dair Allah’a yemin ediyorlar. Hâlbuki o küfür sözünü söylediler ve (sözde) müslüman olduktan sonra inkâr ettiler. Ayrıca başaramadıkları şeye (peygamberi öldürmeye) de yeltendiler. Sırf, Allah ve Resûlü kendi lütfu ile onları zengin kıldığı için intikam almaya kalktılar. Eğer tövbe ederlerse, kendileri için hayırlı olur. Şayet yüz çevirirlerse, Allah onları dünyada ve ahirette elem dolu bir azaba çarptıracaktır. Artık onlar için yeryüzünde ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır. | |||||
| 6 | Tevbe 95. Ayet (9:95:0) | سَيَحْلِفُونَ | سيحلفون | se-yahlifûne | yemin edecekler | ح ل ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yanlarına döndüğünüz zaman, kendilerini rahat bırakmanız için size Allah adıyla yemin edeceklerdir. Artık onların peşini bırakın. Çünkü onlar pistir. Kazandıklarının karşılığı olarak, varacakları yer de cehennemdir. | |||||
| 7 | Tevbe 96. Ayet (9:96:0) | يَحْلِفُونَ | يحلفون | yahlifûne | yemin ediyorlar | ح ل ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerinden razı olasınız diye, size yemin edeceklerdir. Siz onlardan razı olsanız bile, Allah o fasıklar topluluğundan asla razı olmaz. | |||||
| 8 | Mücadele 14. Ayet (58:14:15) | وَيَحْلِفُونَ | ويحلفون | ve yahlifûne | ve yemin ediyorlar | ح ل ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmez misin? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler. | |||||
| 9 | Mücadele 18. Ayet (58:18:5) | فَيَحْلِفُونَ | فيحلفون | fe-yahlifûne | sonra yemin ederler | ح ل ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın onları hep birden dirilteceği, onların da (kendilerini kurtaracak) bir iş üzerinde olduklarını sanarak size yemin ettikleri gibi Allah’a da yemin edecekleri günü düşün! İyi bilin ki, onlar yalancıların ta kendileridir. | |||||
| 10 | Mücadele 18. Ayet (58:18:8) | يَحْلِفُونَ | يحلفون | yahlifûne | yemin ettikleri | ح ل ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın onları hep birden dirilteceği, onların da (kendilerini kurtaracak) bir iş üzerinde olduklarını sanarak size yemin ettikleri gibi Allah’a da yemin edecekleri günü düşün! İyi bilin ki, onlar yalancıların ta kendileridir. | |||||