| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | En'am 97. Ayet (6:97:3) | جَعَلَ | جعل | ce’ale | yaratan | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, sayelerinde, kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır. Bilen bir toplum için âyetleri ayrı ayrı açıkladık. | |||||
| 2 | En'am 141. Ayet (6:141:3) | اَنْشَاَ | انشا | enşee | yaratan | ن ش أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, çardaklı-çardaksız olarak bahçeleri, ürünleri, çeşit çeşit hurmalıkları ve ekinleri, zeytini ve narı (her biri) birbirine benzer ve (her biri) birbirinden farklı biçimde yaratandır.[196] Bunlar meyve verince meyvelerinden yiyin. Hasat günü de hakkını (öşürünü)[197] verin, fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez. | |||||
| 3 | Yunus 67. Ayet (10:67:0) | جَعَلَ | جعل | ce’ale | yaratan | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, içinde dinlenesiniz diye geceyi sizin için (karanlık); gündüzü ise aydınlık kılandır. Şüphesiz bunda işiten bir toplum için ibretler vardır. | |||||
| 4 | Hûd 7. Ayet (11:7:3) | خَلَقَ | خلق | ḣaleka | yaratan | خ ل ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan için, henüz Arş'ı[272] su üstünde iken gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratandır. Böyle iken “Ölümden sonra şüphesiz diriltileceksiniz” desen, inkârcılar “Mutlaka bu, apaçık bir büyüdür” derler. | |||||
| 5 | Hûd 51. Ayet (11:51:12) | فَطَرَن۪يۜ | فطرني | fetaranî | beni yaratana | ف ط ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ey kavmim! Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, ancak beni yaratana âittir. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?” | |||||
| 6 | Ra'd 16. Ayet (13:16:33) | خَلَقُوا | خلقوا | ḣalekû | yaratan | خ ل ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” “Allah’tır” de. De ki: “O'nu bırakıp da kendilerine (bile) bir faydası ve zararı olmayan dostlar (mabutlar) mı edindiniz?” De ki: “Kör ile gören bir olur mu? Ya da karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah’a, O’nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma ile Allah’ın yaratması onlara göre birbirine mi benzedi?” De ki: “Her şeyin yaratıcısı Allah’tır. O, birdir, mutlak hâkimiyet sahibidir.” | |||||
| 7 | İbrahim 10. Ayet (14:10:6) | فَاطِرِ | فاطر | fâtiri | yaratan | ف ط ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Peygamberleri dedi ki: “Gökleri ve yeri yaratan Allah hakkında şüphe mi var? (Hâlbuki) O, günahlarınızı bağışlamak ve sizi belli bir zamana kadar ertelemek için sizi (imana) çağırıyor. Onlar, “Siz de bizim gibi sadece birer insansınız. Bizi babalarımızın taptıklarından alıkoymak istiyorsunuz. Öyleyse bize apaçık bir delil getirin” dediler. | |||||
| 8 | Hicr 86. Ayet (15:86:4) | الْخَلَّاقُ | الخلاق | l-ḣallâku | yaratandır | خ ل ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz, Rabbin hakkıyla yaratanın (ve her şeyi) bilenin ta kendisidir. | |||||
| 9 | Nahl 17. Ayet (16:17:2) | يَخْلُقُ | يخلق | yaḣluku | yaratan | خ ل ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şu hâlde yaratan, yaratamayan gibi olur mu? Artık siz düşünmez misiniz? | |||||
| 10 | İsrâ 51. Ayet (17:51:12) | فَطَرَكُمْ | فطركم | fatarakum | sizi yaratan | ف ط ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Yahut aklınızca, diriltilmesi daha da imkânsız olan başka bir varlık olun, (yine de diriltileceksiniz.)” Diyecekler ki: “Peki bizi hayata tekrar kim döndürecek?” De ki: “Sizi ilk defa yaratan.” Bunun üzerine başlarını sana (alaylı bir tarzda) sallayacaklar ve “Ne zamanmış o?” diyecekler. De ki: “Yakın olsa gerek!” | |||||
| 11 | İsrâ 99. Ayet (17:99:6) | خَلَقَ | خلق | ḣaleka | yaratan | خ ل ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, gökleri ve yeri yaratan Allah’ın kendileri gibilerini yaratmaya kadir olduğunu görmediler mi? Allah onlar için, hakkında hiçbir şüphe bulunmayan bir ecel belirlemiştir. Fakat zalimler ancak inkârda direttiler. | |||||
| 12 | Kehf 37. Ayet (18:37:8) | خَلَقَكَ | خلقك | ḣalekake | seni yaratanı | خ ل ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Arkadaşı, ona cevap vererek dedi ki: “Seni topraktan, sonra bir damla döl suyundan yaratan, sonra da seni (eksiksiz) bir insan şeklinde düzenleyen Allah’ı inkâr mı ediyorsun?” | |||||
| 13 | Tâhâ 4. Ayet (20:4:3) | خَلَقَ | خلق | ḣaleka | yaratan | خ ل ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (O) yüksek gökleri yaratanın katından peyderpey indirilmiştir. | |||||
| 14 | Tâhâ 72. Ayet (20:72:10) | فَطَرَنَا | فطرنا | fetaranâ | bizi yaratan | ف ط ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sihirbazlar şöyle dediler: “Bize gelen apaçık delillere ve bizi yaratana seni asla tercih etmeyeceğiz. Artık sen vereceğin hükmü ver. Sen ancak bu dünya hayatında hüküm verirsin.” | |||||
| 15 | Enbiyâ 33. Ayet (21:33:3) | خَلَقَ | خلق | ḣaleka | yaratan | خ ل ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratandır. Her biri bir yörüngede yüzmektedirler. | |||||
| 16 | Mü'minûn 14. Ayet (23:14:21) | الْخَالِق۪ينَۜ | الخالقين | l-ḣâlikîn(e) | yaratanların | خ ل ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra bu az suyu “alaka”[381] hâline getirdik. Alakayı da “mudga”[382] yaptık. Bu “mudga”yı da kemiklere dönüştürdük ve bu kemiklere de et giydirdik. Nihayet onu bambaşka bir yaratık olarak ortaya çıkardık. Yaratanların en güzeli olan Allah’ın şânı ne yücedir! | |||||
| 17 | Şu'arâ 78. Ayet (26:78:2) | خَلَقَن۪ي | خلقني | ḣalekanî | beni yaratan | خ ل ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “O, beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir.” | |||||
| 18 | Şu'arâ 184. Ayet (26:184:3) | خَلَقَكُمْ | خلقكم | ḣalekakum | sizi yaratandan | خ ل ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Sizi ve önceki nesilleri yaratana karşı gelmekten sakının.” | |||||
| 19 | Neml 61. Ayet (27:61:8) | وَجَعَلَ | وجعل | ve ce’ale | ve yaratan | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yahut yeryüzünü karar kılma yeri yapan, içinde nehirler akıtan, onun için oturaklı dağlar yapan ve iki denizin arasına bir engel koyan mı? Allah ile birlikte başka bir ilâh mı var!? Hayır, onların çoğu bilmiyor! | |||||
| 20 | Neml 61. Ayet (27:61:11) | وَجَعَلَ | وجعل | ve ce’ale | ve yaratan | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yahut yeryüzünü karar kılma yeri yapan, içinde nehirler akıtan, onun için oturaklı dağlar yapan ve iki denizin arasına bir engel koyan mı? Allah ile birlikte başka bir ilâh mı var!? Hayır, onların çoğu bilmiyor! | |||||
| 21 | Yâsîn 22. Ayet (36:22:6) | فَطَرَن۪ي | فطرني | fetaranî | beni yaratana | ف ط ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Hem ben, ne diye beni yaratana kulluk etmeyeyim. Oysa siz de yalnızca O’na döndürüleceksiniz.” | |||||
| 22 | Yâsîn 79. Ayet (36:79:4) | اَنْشَاَهَٓا | انشاها | enşe-ehâ | yaratan | ن ش أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Onları ilk defa var eden diriltecektir. O, her yaratılmışı hakkıyla bilendir.” | |||||
| 23 | Yâsîn 81. Ayet (36:81:3) | خَلَقَ | خلق | ḣaleka | yaratan | خ ل ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gökleri ve yeri yaratan Allah’ın, onların benzerini yaratmaya gücü yetmez mi? Evet yeter. O, hakkıyla yaratandır, hakkıyla bilendir. | |||||
| 24 | Fussilet 9. Ayet (41:9:5) | خَلَقَ | خلق | ḣaleka | yaratanı | خ ل ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Siz mi yeri iki günde (iki evrede) yaratanı inkâr ediyor ve O’na ortaklar koşuyorsunuz? O, âlemlerin Rabbidir.” | |||||
| 25 | Fussilet 15. Ayet (41:15:18) | خَلَقَهُمْ | خلقهم | ḣalekahum | onları yaratan | خ ل ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âd kavmi ise yeryüzünde haksız olarak büyüklük taslamış, “Bizden daha güçlü kim var?” demişlerdi. Onlar, kendilerini yaratan Allah’ın onlardan daha güçlü olduğunu görmediler mi? Onlar bizim âyetlerimizi inkâr ediyorlardı. | |||||
| 26 | Fussilet 37. Ayet (41:37:15) | خَلَقَهُنَّ | خلقهن | ḣalekahunne | onları yaratan | خ ل ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gece, gündüz, güneş ve ay Allah’ın varlığının delillerindendir. Güneşe ve aya secde etmeyin. Eğer gerçekten Allah’a kulluk ediyorsanız, onları yaratan Allah’a secde edin.[478] | |||||
| 27 | Zuhruf 12. Ayet (43:12:2) | خَلَقَ | خلق | ḣaleka | yaratandır | خ ل ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 12,13,14. O, bütün çiftleri yaratan, üzerlerine kurulasınız, sonra da, kurulduğunuzda, Rabbinizin nimetini hatırlayasınız ve “Bunu hizmetimize veren Allah’ın şanı yücedir. Bunlara bizim gücümüz yetmezdi. Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz” diyesiniz diye sizin için bindiğiniz gemileri ve hayvanları yaratandır. | |||||
| 28 | Zuhruf 27. Ayet (43:27:3) | فَطَرَن۪ي | فطرني | fetaranî | beni yaratana | ف ط ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ben ancak O, beni yaratana taparım. Şüphesiz O beni doğru yola iletecektir.” | |||||
| 29 | Ahkaf 33. Ayet (46:33:6) | خَلَقَ | خلق | ḣaleka | yaratan | خ ل ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gökleri ve yeri yaratan ve onları yaratmaktan yorulmayan Allah’ın, ölüleri diriltmeye gücünün yeteceğini görmediler mi? Evet şüphesiz O, her şeye hakkıyla gücü yetendir. | |||||
| 30 | Tûr 35. Ayet (52:35:8) | الْخَالِقُونَۜ | الخالقون | l-ḣâlikûn(e) | yaratanlar | خ ل ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Acaba onlar herhangi bir yaratıcı olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendileri mi yaratıcıdırlar? | |||||
| 31 | Vâkı'a 72. Ayet (56:72:6) | الْمُنْشِؤُ۫نَ | المنشؤن | l-munşiûn(e) | yaratanlar | ن ش أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onun ağacını siz mi yarattınız, yoksa yaratan biz miyiz? | |||||
| 32 | Hadîd 4. Ayet (57:4:3) | خَلَقَ | خلق | ḣaleka | yaratan | خ ل ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, gökleri ve yeri altı günde (altı evrede) yaratan, sonra Arş’a[525] kurulandır. Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni, oraya yükseleni bilir. Nerede olsanız, O sizinle beraberdir. Allah, bütün yaptıklarınızı hakkıyla görendir. | |||||
| 33 | Haşr 24. Ayet (59:24:3) | الْخَالِقُ | الخالق | l-ḣâliku | Hâlik'dir (yaratan) | خ ل ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah’tır. Güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 34 | Teğabun 2. Ayet (64:2:3) | خَلَقَكُمْ | خلقكم | ḣalekakum | sizi yaratan | خ ل ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, sizi yaratandır. Böyle iken kiminiz kâfir, kiminiz mü’mindir. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir. | |||||
| 35 | Mülk 14. Ayet (67:14:4) | خَلَقَۜ | خلق | ḣalaka | yaratan | خ ل ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yaratan bilmez mi? O, en gizli şeyleri bilir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır. | |||||
| 36 | Mülk 23. Ayet (67:23:4) | اَنْشَاَكُمْ | انشاكم | enşe-ekum | sizi yaratan | ن ش أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “O, sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!” | |||||
| 37 | Leyl 3. Ayet (92:3:2) | خَلَقَ | خلق | ḣaleka | yaratana | خ ل ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Erkeği ve dişiyi yaratana andolsun ki, | |||||
| 38 | Alak 1. Ayet (96:1:5) | خَلَقَۚ | خلق | ḣalak(e) | yaratan | خ ل ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 1,2. Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı “alak”dan yarattı.[587] | |||||