| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Mâide 63. Ayet (5:63:13) | يَصْنَعُونَ | يصنعون | yasne’ûn(e) | yapmakta | ص ن ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunları, din adamları ve bilginler günah söz söylemekten ve haram yemekten sakındırsalardı ya! Yapmakta oldukları şey ne kötüdür! | |||||
| 2 | Nahl 112. Ayet (16:112:24) | يَصْنَعُونَ | يصنعون | yasne’ûn(e) | yapıyor(lar) | ص ن ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, şöyle bir kenti misal verdi: Orası güven ve huzur içinde idi. Oraya her taraftan bolca rızık gelirdi. Fakat Allah’ın nimetlerine nankörlük ettiler; bu yüzden yaptıklarına karşılık, Allah onlara şiddetli açlık ve korku ızdırabını tattırdı. | |||||
| 3 | Nûr 30. Ayet (24:30:15) | يَصْنَعُونَ | يصنعون | yasne’ûn(e) | her yaptıkları | ص ن ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mü’min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Bu davranış onlar için daha nezihtir. Şüphe yok ki, Allah onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır. | |||||
| 4 | Fâtır 8. Ayet (35:8:25) | يَصْنَعُونَ | يصنعون | yasne’ûn(e) | onların yaptıkları | ص ن ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kötü ameli kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse, ameli iyi olan kimse gibi mi olacaktır? Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir. (Ey Muhammed!) Onlar için duyduğun üzüntüler yüzünden kendini helâk etme! Şüphesiz ki Allah, onların yaptıklarını hakkıyla bilendir. | |||||