"yerâ" Analizi

Arapça Okunuşu ve benzeşen aramasında 58 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 165. Ayet (2:165:18) يَرَى يرى yera görselerdi ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanlar arasında Allah’ı bırakıp da O’na ortak koşanlar vardır. Onları, Allah’ı severcesine severler. Mü’minlerin Allah’a olan sevgisi daha güçlü bir sevgidir. Zulmedenler azaba uğrayacakları zaman bütün kuvvetin Allah’ın olduğunu ve Allah’ın azabının pek şiddetli olduğunu bir bilselerdi!
2 Bakara 165. Ayet (2:165:22) يَرَوْنَ يرون yeravne gördükleri ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanlar arasında Allah’ı bırakıp da O’na ortak koşanlar vardır. Onları, Allah’ı severcesine severler. Mü’minlerin Allah’a olan sevgisi daha güçlü bir sevgidir. Zulmedenler azaba uğrayacakları zaman bütün kuvvetin Allah’ın olduğunu ve Allah’ın azabının pek şiddetli olduğunu bir bilselerdi!
3 Âl-i İmran 13. Ayet (3:13:15) يَرَوْنَهُمْ يرونهم yeravnehum onları görüyorlardı ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz, karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için bir ibret vardır: Bir topluluk Allah yolunda çarpışıyordu. Öteki ise kâfirdi. (Onları) göz bakışıyla kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allah da dilediğini yardımıyla destekliyordu. Basireti olanlar için bunda elbette ibret vardır.[85]
4 En'am 6. Ayet (6:6:2) يَرَوْا يروا yerav görmediler mi ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan önce nice nesilleri helâk ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkân ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur yağdırmıştık. Topraklarından nehirler akıttık. Sonra da günahları sebebiyle onları helâk ettik ve arkalarından başka bir nesil var ettik.
5 En'am 25. Ayet (6:25:15) يَرَوْا يروا yerav görseler de ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) İçlerinden, (Kur’an okurken) seni dinleyenler de var. Onu anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler (gereriz), kulaklarına ağırlık koyarız.[173] Her türlü mucizeyi görseler de onlara inanmazlar. Hatta tartışmak üzere sana geldiklerinde inkâr edenler, “Bu (Kur’an) evvelkilerin masallarından başka bir şey değil” derler.
6 A'raf 27. Ayet (7:27:18) يَرٰيكُمْ يريكم yerâkum sizi görürler ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Âdemoğulları! Avret yerlerini kendilerine açmak için, elbiselerini soyarak ana babanızı cennetten çıkardığı gibi, şeytan sizi de saptırmasın. Çünkü o ve kabilesi, onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz, şeytanları, iman etmeyenlerin dostları kılmışızdır.
7 A'raf 146. Ayet (7:146:11) يَرَوْا يروا yerav onlar görseler ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları âyetlerimden uzaklaştıracağım. (Onlar) her âyeti görseler de ona iman etmezler. Doğru yolu görseler onu yol edinmezler. Ama sapıklık yolunu görseler onu (hemen) yol edinirler. Bu, onların, âyetlerimizi yalanlamaları ve onlardan hep gafil olmaları sebebiyledir.
8 A'raf 146. Ayet (7:146:18) يَرَوْا يروا yerav görseler ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları âyetlerimden uzaklaştıracağım. (Onlar) her âyeti görseler de ona iman etmezler. Doğru yolu görseler onu yol edinmezler. Ama sapıklık yolunu görseler onu (hemen) yol edinirler. Bu, onların, âyetlerimizi yalanlamaları ve onlardan hep gafil olmaları sebebiyledir.
9 A'raf 146. Ayet (7:146:25) يَرَوْا يروا yerav görseler ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları âyetlerimden uzaklaştıracağım. (Onlar) her âyeti görseler de ona iman etmezler. Doğru yolu görseler onu yol edinmezler. Ama sapıklık yolunu görseler onu (hemen) yol edinirler. Bu, onların, âyetlerimizi yalanlamaları ve onlardan hep gafil olmaları sebebiyledir.
10 A'raf 148. Ayet (7:148:13) يَرَوْا يروا yerav görmediler mi ki ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ’nın kavmi onun (Tur’a gitmesinin) ardından, ziynet eşyalarından, böğürmesi olan bir buzağı heykeli (yaparak ilâh) edindiler. Onun kendileriyle konuşmadığını ve onlara hiçbir yol göstermediğini görmediler mi? (Böyle iken) onu (ilâh) edindiler de zalim kimseler oldular.
11 Tevbe 94. Ayet (9:94:0) وَسَيَرَى وسيرى ve seyera ve görecektir ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara döndüğünüzde, size mazeret beyan edeceklerdir. De ki: “Mazeret beyan etmeyin. Size kesinlikle inanmayız. Çünkü Allah bize sizin durumunuzu bildirdi. Bundan böyle davranışlarınızı Allah da Resûlü de görecek. Sonra hepiniz, gaybı da görülen âlemi de bilene döndürüleceksiniz de yapmakta olduğunuz şeyleri size haber verecek.”
12 Tevbe 105. Ayet (9:105:0) فَسَيَرَى فسيرى fe-seyera görecek ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Çalışın, yapın. Yaptıklarınızı Allah da, Resûlü de, mü’minler de göreceklerdir. Sonra gaybı da, görülen âlemi de bilen Allah’ın huzuruna döndürüleceksiniz. O da size bütün yapmakta olduğunuz şeyleri haber verecektir.”
13 Tevbe 126. Ayet (9:126:0) يَرَوْنَ يرون yeravne görmüyorlar mı? ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Görmüyorlar mı ki, onlar her yıl bir veya iki kere belâya çarptırılıp imtihan ediliyorlar. Sonra ne tövbe ederler, ne de ibret alırlar.
14 Tevbe 127. Ayet (9:127:0) يَرٰيكُمْ يريكم yerâkum sizi görüyor ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Bir sûre indirildi mi, “Sizi bir kimse görüyor mu?” diye birbirlerine göz ederler, sonra da sıvışıp giderler. Anlamayan bir toplum olmalarından dolayı, Allah onların kalplerini çevirmiştir.
15 Yunus 88. Ayet (10:88:0) يَرَوُا يروا yeravû görünceye ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, şöyle dedi: “Ey Rabbimiz! Gerçekten sen Firavun’a ve onun ileri gelenlerine, dünya hayatında nice zinet ve mallar verdin. Ey Rabbimiz, yolundan saptırsınlar diye mi? Ey Rabbimiz, sen onların mallarını silip süpür ve kalplerine darlık ver, çünkü onlar elem dolu azabı görünceye kadar iman etmezler.”
16 Yunus 97. Ayet (10:97:0) يَرَوُا يروا yeravû görünceye ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) 96,97. Şüphesiz, haklarında Rabbinin sözü (hükmü) gerçekleşmiş olanlar, kendilerine bütün mucizeler gelse bile, elem dolu azabı görünceye kadar inanmazlar.
17 Ra'd 41. Ayet (13:41:2) يَرَوْا يروا yerav görmediler mi? ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, bizim yeryüzüne (kudretimizle) gelip onu etrafından eksilttiğimizi görmediler mi? Allah, hükmeder. O’nun hükmünü bozacak hiçbir kimse yoktur. O, hesabı çabuk görendir.
18 Nahl 48. Ayet (16:48:2) يَرَوْا يروا yerav görmediler mi? ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın yarattığı şeyleri görmüyorlar mı? Onların gölgeleri Allah’a secde ederek ve tevazu ile boyun eğerek sağa ve sola dönmektedir.
19 Nahl 79. Ayet (16:79:2) يَرَوْا يروا yerav bakmadılar mı? ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Gökyüzünde Allah’ın emrine boyun eğerek uçan kuşları görmüyorlar mı? Onları gökte ancak Allah tutar. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.
20 İsrâ 99. Ayet (17:99:2) يَرَوْا يروا yerav görmediler mi ki? ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, gökleri ve yeri yaratan Allah’ın kendileri gibilerini yaratmaya kadir olduğunu görmediler mi? Allah onlar için, hakkında hiçbir şüphe bulunmayan bir ecel belirlemiştir. Fakat zalimler ancak inkârda direttiler.
21 Tâhâ 89. Ayet (20:89:2) يَرَوْنَ يرون yeravne onlar görmüyorlar mı? ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar bu heykelin, sözlerine karşılık vermediğini, kendilerinden hiçbir zararı uzaklaştıramayacağını ve onlara hiçbir fayda sağlayamayacağını görmezler mi?
22 Enbiyâ 30. Ayet (21:30:2) يَرَ ير yerâ görmediler mi? ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenler, göklerle yer bitişikken, bizim onları ayırdığımızı ve diri olan her şeyi sudan meydana getirdiğimizi görmediler mi? Hâlâ inanmayacaklar mı?
23 Enbiyâ 44. Ayet (21:44:10) يَرَوْنَ يرون yeravne görmüyorlar mı? ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Evet, biz onları da atalarını da, faydalandırdık. Öyle ki uzun süre yaşadılar. Ama, artık görmüyorlar mı ki, biz yeryüzünü çevresinden eksiltiyoruz? O hâlde, onlar mı galip gelecekler?
24 Nûr 40. Ayet (24:40:23) يَرٰيهَاۜ يريها yerâhâ onu dahi göremez ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Yahut (inkârcıların küfür içindeki hâlleri) derin bir denizdeki karanlıklar gibidir. (Bir deniz ki) onu dalga üstüne dalga kaplıyor, üstünde de bulutlar var. Karanlıklar üstüne karanlıklar. İnsan, elini çıkarsa neredeyse onu bile göremez. Kime Allah nur vermezse, onun için nur diye bir şey yoktur.[389]
25 Furkan 22. Ayet (25:22:2) يَرَوْنَ يرون yeravne gördükleri ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat melekleri görecekleri gün, işte o gün suçlulara hiçbir müjde yoktur. “Eyvah! Biz Allah’ın rahmetinden tamamen uzaklaştırılmışız”[391] diyecekler.
26 Furkan 40. Ayet (25:40:11) يَرَوْنَهَاۚ يرونها yeravnehâ onu görmüyorlar- ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, senin kavmin, belâ yağmuruna tutularak yok edilen kente uğramışlardır. Yoksa onu görmüyorlar mıydı (ki ibret almadılar)? Hayır! (Görüyorlardı fakat) tekrar dirilmeyi ummuyorlardı.
27 Furkan 42. Ayet (25:42:13) يَرَوْنَ يرون yeravne gördükleri ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) 41,42. Onlar seni görünce ancak eğlenceye alırlar. “Allah’ın peygamber olarak gönderdiği adam bu mu? Biz, ilâhlarımıza sımsıkı sarılmasaydık neredeyse bizi ilâhlarımızdan uzaklaştıracaktı” (derler.) Onlar yakında azabı gördükleri zaman, yolca kimin daha sapık olduğunu görecekler.
28 Şu'arâ 7. Ayet (26:7:2) يَرَوْا يروا yerav bakmadılar mı? ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Yeryüzüne bakmazlar mı, orada her türden nice güzel ve yararlı bitkiler bitirdik.
29 Şu'arâ 201. Ayet (26:201:5) يَرَوُا يروا yeravû görünceye ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) 201,202,203. Onlar, farkında olmadan ansızın kendilerine gelecek olan elem dolu azabı görüp de, “Bize mühlet verilmez mi?” demedikçe, ona inanmazlar.
30 Şu'arâ 218. Ayet (26:218:2) يَرٰيكَ يريك yerâke seni görür ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) 217,218,219. Namaza kalktığında, seni ve secde edenler arasında dolaşmanı gören; mutlak güç sahibi, çok merhametli olan Allah’a tevekkül et.
31 Neml 86. Ayet (27:86:2) يَرَوْا يروا yerav görmediler mi? ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar görmüyorlar mı ki, biz geceyi içinde rahat etsinler diye, gündüzü de (her şeyi) gösterici (aydınlık) olarak yarattık. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için elbette (Allah varlığını gösteren) deliller vardır.
32 Kasas 68. Ayet (28:68:9) الْخِيَرَةُۜ الخيرة l-ḣiyera(tu) seçim خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Onların ise seçim hakkı yoktur. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır ve yücedir.
33 Ankebut 19. Ayet (29:19:2) يَرَوْا يروا yerav görmediler mi? ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, Allah’ın başlangıçta yaratmayı nasıl yaptığını, sonra onu nasıl tekrarladığını görmüyorlar mı? Şüphesiz bu, Allah’a göre kolaydır.[418]
34 Ankebut 67. Ayet (29:67:2) يَرَوْا يروا yerav görmediler mi? ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Çevrelerindeki insanlar kapılıp götürülürken, bizim, onların yurtlarını saygın ve güvenlikli bir yer kıldığımızı görmediler mi? Onlar hâlâ batıla inanıyorlar da Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar?
35 Rum 37. Ayet (30:37:2) يَرَوْا يروا yerav görmediler mi? ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın, rızkı dilediğine bol verdiğini ve (dilediğine) kıstığını görmediler mi? Bunda inanan bir toplum için elbette ibretler vardır.
36 Secde 27. Ayet (32:27:2) يَرَوْا يروا yerav görmüyorlar mı? ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Görmediler mi ki, biz yağmuru kupkuru yere gönderip onunla hayvanlarının ve kendilerinin yiyeceği ekinler çıkarırız. Hâlâ görmeyecekler mi?
37 Ahzab 36. Ayet (33:36:14) الْخِيَرَةُ الخيرة l-ḣiyeratu seçme hakkı خ ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Allah ve Resûlü bir iş hakkında hüküm verdikleri zaman, hiçbir mü’min erkek ve hiçbir mü’min kadın için kendi işleri konusunda tercih kullanma hakları yoktur. Kim Allah’a ve Resûlüne karşı gelirse, şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır.
38 Sebe' 6. Ayet (34:6:1) وَيَرَى ويرى ve yerâ ve görürler ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine ilim verilenler, Rabbinden sana indirilen Kur’an’ın gerçek olduğunu ve onun, mutlak güç sahibi ve övgüye lâyık Allah’ın yoluna ilettiğini görürler.
39 Sebe' 9. Ayet (34:9:2) يَرَوْا يروا yerav görmüyorlar mı? ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, önlerindeki ve arkalarındaki (kendilerini dört bir yandan kuşatan) göğe ve yere bakmadılar mı? Eğer dilersek onları yere geçirir veya gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. Bunda, Rabbine yönelen her kul için bir ibret vardır.
40 Yâsîn 31. Ayet (36:31:2) يَرَوْا يروا yerav görmediler mi? ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerinden önce nice nesilleri helâk ettiğimizi; onların artık kendilerine dönmeyeceklerini görmediler mi?
41 Yâsîn 71. Ayet (36:71:2) يَرَوْا يروا yerav görmediler mi? ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Görmediler mi ki, biz onlar için, ellerimizin (kudretimizin) eseri olan hayvanlar yarattık da onlar bu hayvanlara sahip oluyorlar.
42 Yâsîn 77. Ayet (36:77:2) يَرَ ير yerâ görmedi mi? ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) İnsan, bizim, kendisini az bir sudan (meniden) yarattığımızı görmedi mi ki, kalkmış apaçık bir düşman kesilmiştir.
43 Fussilet 15. Ayet (41:15:14) يَرَوْا يروا yerav görmediler mi? ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Âd kavmi ise yeryüzünde haksız olarak büyüklük taslamış, “Bizden daha güçlü kim var?” demişlerdi. Onlar, kendilerini yaratan Allah’ın onlardan daha güçlü olduğunu görmediler mi? Onlar bizim âyetlerimizi inkâr ediyorlardı.
44 Ahkaf 33. Ayet (46:33:2) يَرَوْا يروا yerav görmediler mi? ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Gökleri ve yeri yaratan ve onları yaratmaktan yorulmayan Allah’ın, ölüleri diriltmeye gücünün yeteceğini görmediler mi? Evet şüphesiz O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
45 Ahkaf 35. Ayet (46:35:13) يَرَوْنَ يرون yeravne gördükleri ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) O hâlde, yüksek azim sahibi peygamberlerin sabretmesi gibi sabret. Onlar için acele etme. Onlar tehdit edildikleri azabı gördükleri gün, sanki dünyada gündüzün bir anından başka kalmadıklarını sanırlar. Bu bir duyurudur. Ancak yoldan çıkmış olan topluluk helâk edilir.
46 Tûr 44. Ayet (52:44:2) يَرَوْا يروا yerav görseler ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Gökten düşmekte olan parçalar görseler, “Bunlar, üst üste yığılmış bulutlardır” derler.
47 Necm 12. Ayet (53:12:4) يَرٰى يرى yerâ onun gördüğü ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) (Şimdi siz) gördüğü şey hakkında onunla tartışıyor musunuz?
48 Necm 35. Ayet (53:35:5) يَرٰى يرى yerâ görüyor ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Gayb’ın ilmi kendi yanında da o gerçeği mi görüyor?
49 Kamer 2. Ayet (54:2:2) يَرَوْا يروا yerav görecek olsalar ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar bir mucize görseler yüz çevirirler ve “Süregelen bir sihirdir” derler.
50 Mülk 19. Ayet (67:19:2) يَرَوْا يروا yerav görmüyorlar mı? ر أ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Üstlerinde kanat çırparak uçan kuşlara bakmazlar mı? Onları (havada) ancak Rahmân tutuyor. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla görendir.