| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | En'am 25. Ayet (6:25:3) | يَسْتَمِعُ | يستمع | yestemi’u | dinleyen | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İçlerinden, (Kur’an okurken) seni dinleyenler de var. Onu anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler (gereriz), kulaklarına ağırlık koyarız.[173] Her türlü mucizeyi görseler de onlara inanmazlar. Hatta tartışmak üzere sana geldiklerinde inkâr edenler, “Bu (Kur’an) evvelkilerin masallarından başka bir şey değil” derler. | |||||
| 2 | Yunus 42. Ayet (10:42:0) | يَسْتَمِعُونَ | يستمعون | yestemi’ûne | dinleyenler | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlardan sana kulak verenler de vardır. Fakat sağırlara, hele akılları da ermiyorsa, sen mi işittireceksin? | |||||
| 3 | İsrâ 47. Ayet (17:47:4) | يَسْتَمِعُونَ | يستمعون | yestemi’ûne | dinlediklerini | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar seni dinlerlerken hangi maksatla dinlediklerini, kendi aralarında konuşurlarken de o zalimlerin, “Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz” dediklerini çok iyi biliyoruz. | |||||
| 4 | İsrâ 47. Ayet (17:47:7) | يَسْتَمِعُونَ | يستمعون | yestemi’ûne | dinlerken | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar seni dinlerlerken hangi maksatla dinlediklerini, kendi aralarında konuşurlarken de o zalimlerin, “Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz” dediklerini çok iyi biliyoruz. | |||||
| 5 | Zümer 18. Ayet (39:18:2) | يَسْتَمِعُونَ | يستمعون | yestemi’ûne | dinlerler | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sözü dinleyip de onun en güzeline uyanlar var ya, işte onlar Allah’ın hidayete erdirdiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahiplerinin ta kendileridir. | |||||
| 6 | Ahkaf 29. Ayet (46:29:7) | يَسْتَمِعُونَ | يستمعون | yestemi’ûne | dinlemek üzere | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani Kur’an’ı dinlemek üzere cinlerden bir grubu sana yöneltmiştik. Onlar, onun huzuruna gelince[492] birbirlerine, “Susun!” dediler. Kur’an’ın okunması bitince de uyarıcı olarak kavimlerine döndüler. | |||||
| 7 | Muhammed 16. Ayet (47:16:3) | يَسْتَمِعُ | يستمع | yestemi’u | seni dinler | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlardan seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıktıkları zaman (alay ederek), kendilerine bilgi verilmiş olanlara, “Az önce ne söyledi?” derler. İşte bunlar, Allah’ın, kalplerini mühürlediği ve nefislerinin arzularına uyan kimselerdir. | |||||
| 8 | Tûr 38. Ayet (52:38:4) | يَسْتَمِعُونَ | يستمعون | yestemi’ûne | dinleyecekleri | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa onların, kendisi vasıtasıyla (ilâhî vahyi) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? (Eğer varsa) dinleyenleri, açık bir delil getirsin! | |||||