| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 61. Ayet (2:61:41) | وَالْمَسْكَنَةُ | والمسكنة | vel-meskenetu | ve yoksulluk (damgası) | س ك ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani, “Ey Mûsâ! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O hâlde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek, soğan versin” demiştiniz. O da size, “İyi olanı düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Öyle ise inin şehre! İstedikleriniz orada var” demişti. Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allah’ın gazabına uğradılar. Bunun sebebi, onların; Allah’ın âyetlerini inkâr ediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmek ve aşırı gitmekte oluşlarıydı. | |||||
| 2 | Bakara 214. Ayet (2:214:15) | وَالضَّرَّٓاءُ | والضراء | ve-ddarrâu | ve yoksulluk | ض ر ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü’minler, “Allah’ın yardımı ne zaman?” diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı. İyi bilin ki, Allah’ın yardımı pek yakındır. | |||||
| 3 | A'raf 94. Ayet (7:94:10) | بِالْبَأْسَٓاءِ | بالبأساء | bil-be/sâ-i | yoksulluk | ب أ س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz hiçbir memlekete bir peygamber göndermedik ki (karşı çıkmaktan vazgeçip) yalvarıp yakarsınlar diye ora halkını yoksulluk ve sıkıntıya uğratmış olmayalım. | |||||