| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 184. Ayet (2:184:19) | مِسْك۪ينٍۜ | مسكين | miskîn(in) | bir yoksulu | س ك ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir.[50] Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır. | |||||
| 2 | Hâkka 34. Ayet (69:34:5) | الْمِسْك۪ينِۜ | المسكين | l-miskîn(i) | yoksulu | س ك ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Yoksulu doyurmağa teşvik etmiyordu.” | |||||
| 3 | Beled 16. Ayet (90:16:2) | مِسْك۪ينًا | مسكينا | miskînen | yoksulu | س ك ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 14,15,16. Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır. | |||||
| 4 | Mâ'ûn 3. Ayet (107:3:5) | الْمِسْك۪ينِۜ | المسكين | l-miskîn(i) | yoksulu | س ك ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 2,3. İşte o, yetimi itip kakan, yoksula yedirmeyi özendirmeyen kimsedir. | |||||