| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 2. Ayet (2:2:6) | هُدًى | هدى | huden | yol göstericidir | ه د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir. | |||||
| 2 | Âl-i İmran 4. Ayet (3:4:3) | هُدًى | هدى | huden | yol gösterici olarak | ه د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 3,4. O, sana Kitab’ı hak ve kendisinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, daha önce Tevrat’ı ve İncil’i insanlar için birer hidayet olarak indirmişti. Furkan’ı[83] da indirdi. Şüphesiz, Allah’ın âyetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir. | |||||
| 3 | Mâide 46. Ayet (5:46:24) | وَهُدًى | وهدى | ve huden | ve yol gösterici | ه د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O peygamberlerin izleri üzere Meryem oğlu İsa’yı, önündeki Tevrat’ı doğrulayıcı olarak gönderdik. Ona, içerisinde hidayet ve nur bulunan, önündeki Tevrat’ı doğrulayan, Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için doğru yola iletici ve bir öğüt olarak İncil’i verdik. | |||||
| 4 | En'am 91. Ayet (6:91:24) | وَهُدًى | وهدى | ve huden | ve yol gösterici olarak | ه د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler.[183] Çünkü, “Allah, hiç kimseye hiçbir şey indirmedi” dediler.[184] De ki: “Mûsâ’nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği, parça parça kâğıtlar hâline koyup ortaya çıkardığınız, pek çoğunu ise gizlediğiniz; (kendisiyle) sizin de, babalarınızın da bilmediği şeylerin size öğretildiği Kitab’ı kim indirdi?” (Ey Muhammed!) “Allah” (indirdi) de, sonra bırak onları, içine daldıkları batakta oynayadursunlar. | |||||
| 5 | A'raf 52. Ayet (7:52:7) | هُدًى | هدى | huden | yol gösterici | ه د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun biz onlara, bilerek açıkladığımız bir kitabı, inanan bir toplum için bir yol gösterici ve rahmet olarak getirdik. | |||||
| 6 | A'raf 203. Ayet (7:203:0) | وَهُدًى | وهدى | ve huden | ve yol göstericidir | ه د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Onlara (istedikleri) bir âyet getirmediğin zaman (alay ederek) derler ki: “Onu (da) bir yerlerden derleyip toplasaydın ya.” De ki: “Ben ancak Rabbimden bana vahyedilene uymaktayım. Bu (Kur’an âyetleri), Rabbinizden gelen basiretlerdir (Gönül gözlerini aydınlatan nurlardır). İman edecek bir topluluk için bir hidayet kaynağı ve bir rahmettir.” | |||||
| 7 | Ra'd 7. Ayet (13:7:15) | هَادٍ۟ | هاد | hâd(in) | bir yol göstericisi | ه د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler, “Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!” diyorlar. Sen ancak bir uyarıcısın. Her kavim için de bir yol gösteren vardır. | |||||
| 8 | Nahl 64. Ayet (16:64:11) | وَهُدًى | وهدى | ve huden | ve yol gösterici | ه د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sana kitabı, ancak ayrılığa düştükleri şeyleri onlara açıklaman için ve iman eden bir topluma doğru yolu gösterici ve rahmet olarak indirdik. | |||||
| 9 | Nahl 89. Ayet (16:89:21) | وَهُدًى | وهدى | ve huden | ve yol gösterici olarak | ه د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Her ümmetin kendi içinden üzerlerine bir şahit göndereceğimiz, seni de onların üzerine bir şahit olarak getireceğimiz günü düşün. Sana bu kitabı; her şey için bir açıklama, doğru yolu gösteren bir rehber, bir rahmet ve müslümanlar için bir müjde olarak indirdik. | |||||
| 10 | Nahl 102. Ayet (16:102:11) | وَهُدًى | وهدى | ve huden | ve yol gösterici | ه د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Muhammed! De ki: “Ruhu’l-Kudüs (Cebrail), inananların inançlarını sağlamlaştırmak, müslümanlara doğru yolu göstermek ve onlara bir müjde olmak üzere Kur’an’ı Rabbinden hak olarak indirdi.” | |||||
| 11 | Furkan 31. Ayet (25:31:10) | هَادِيًا | هاديا | hâdiyen | yol gösterici olarak | ه د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz, işte böyle, her peygamber için suçlulardan bir düşman yarattık. Yol gösterici ve yardım edici olarak Rabbin yeter. | |||||
| 12 | Neml 2. Ayet (27:2:1) | هُدًى | هدى | huden | yol göstericidir | ه د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 2,3. Kur’an, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve ahirete de kesin olarak inanan mü’minler için bir hidayet rehberi ve bir müjdedir. | |||||
| 13 | Neml 77. Ayet (27:77:2) | لَهُدًى | لهدى | le-huden | bir yol göstericidir | ه د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz o, elbette mü’minler için bir hidayet ve bir rahmettir. | |||||
| 14 | Kasas 50. Ayet (28:50:15) | هُدًى | هدى | huden | bir yol gösterici | ه د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer (bu konuda) sana cevap veremezlerse, bil ki onlar sadece kendi nefislerinin arzularına uymaktadırlar. Kim, Allah’tan bir yol gösterme olmaksızın kendi nefsinin arzusuna uyandan daha sapıktır. Şüphesiz Allah, zalimler toplumunu doğruya iletmez. | |||||
| 15 | Lokman 3. Ayet (31:3:1) | هُدًى | هدى | huden | yol göstericidir | ه د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 2,3. Bunlar, hikmet dolu Kitab’ın; iyilik yapanlara bir hidayet ve rahmet olarak indirilmiş âyetleridir. | |||||
| 16 | Secde 23. Ayet (32:23:12) | هُدًى | هدى | huden | yol gösterici | ه د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) vermiştik. Sen de kitaba (Kur’an’a) kavuşma konusunda sakın şüphe içinde olma. Onu İsrailoğullarına bir yol gösterici kılmıştık. | |||||
| 17 | Mü'min 54. Ayet (40:54:1) | هُدًى | هدى | huden | bir yol göstericidir | ه د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 53,54. Andolsun, biz Mûsâ’ya hidayet verdik. İsrailoğulları’na da, akıl sahipleri için bir öğüt ve doğruluk rehberi olarak o kitabı (Tevrat’ı) miras bıraktık. | |||||
| 18 | Fussilet 44. Ayet (41:44:15) | هُدًى | هدى | huden | bir yol göstericidir | ه د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer biz onu başka dilde bir Kur’an yapsaydık onlar mutlaka, “Onun âyetleri genişçe açıklanmalı değil miydi? Başka dilde bir kitap ve Arap bir peygamber öyle mi?” derlerdi. De ki: “O, inananlar için bir hidayet ve şifâdır. İnanmayanların kulaklarında bir ağırlık vardır ve Kur’an onlara kapalı ve anlaşılmaz gelir. (Sanki) onlara uzak bir yerden sesleniliyor (da anlamıyorlar).” | |||||
| 19 | Câsiye 11. Ayet (45:11:2) | هُدًىۚ | هدى | hudâ(en) | yol gösterici | ه د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte bu (Kur’an) bir hidayettir. Rablerinin âyetlerini inkâr edenlere ise elem dolu çok kötü bir azap vardır. | |||||
| 20 | Câsiye 20. Ayet (45:20:4) | وَهُدًى | وهدى | ve huden | ve yol göstericidir | ه د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu Kur’an, insanlar için kalp gözleri (konumundaki bir nur), kesin olarak inanan bir toplum için de bir hidayet ve bir rahmettir. | |||||
| 21 | Necm 23. Ayet (53:23:25) | الْهُدٰىۜ | الهدى | l-hudâ | yol gösterici | ه د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar ancak sizin ve atalarınızın (ilâh edindiğiniz şeylere) taktığınız isimlerdir. Allah, onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir. Onlar (putperestler) yalnız zanna ve nefislerin arzusuna tâbi oluyorlar. Andolsun ki, kendilerine, Rableri katından yol gösterici gelmiştir. | |||||