| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Âl-i İmran 69. Ayet (3:69:7) | يُضِلُّونَكُمْۜ | يضلونكم | yudillûnekum | sizi saptırsınlar | ض ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kitap ehlinden bir grup sizi saptırabilmeyi çok arzu etti. Oysa sadece kendilerini saptırıyorlar, fakat farkına varmıyorlar. | |||||
| 2 | Âl-i İmran 69. Ayet (3:69:9) | يُضِلُّونَ | يضلون | yudillûne | saptırıyorlar | ض ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kitap ehlinden bir grup sizi saptırabilmeyi çok arzu etti. Oysa sadece kendilerini saptırıyorlar, fakat farkına varmıyorlar. | |||||
| 3 | Nisâ 113. Ayet (4:113:12) | يُضِلُّونَ | يضلون | yudillûne | onlar saptıramazlar | ض ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Eğer Allah’ın sana lütuf ve merhameti olmasaydı, onlardan bir grup seni saptırmaya çalışırdı. Hâlbuki onlar, ancak kendilerini saptırırlar, sana hiçbir zarar veremezler. Allah, sana kitabı (Kur’an’ı) ve hikmeti indirmiş ve sana bilmediğin şeyleri öğretmiştir. Allah’ın sana lütfu çok büyüktür. | |||||
| 4 | En'am 119. Ayet (6:119:22) | لَيُضِلُّونَ | ليضلون | leyudillûne | şaşırtıyorlar | ض ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, yemek zorunda kaldıklarınız dışında size neleri haram kıldığını tek tek açıklamışken, üzerine adının anıldığı hayvanları yememenizin sebebi nedir.[191] Gerçekten birçokları nefislerinin arzularına uyarak bilmeden (halkı) saptırıyorlar. Şüphesiz senin Rabbin, haddi aşanları çok iyi bilir. | |||||
| 5 | Nahl 25. Ayet (16:25:9) | يُضِلُّونَهُمْ | يضلونهم | yudillûnehum | saptırdıkları kimselerin | ض ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Böylece kıyamet gününde kendi günahlarını tam olarak, bilgisizce saptırdıkları kimselerin günahlarının da bir kısmını yüklenirler. Dikkat et, yüklendikleri ne kötüdür. | |||||