| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 281. Ayet (2:281:15) | يُظْلَمُونَ۟ | يظلمون | yuzlemûn(e) | haksızlık edilmeyecektir | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Öyle bir günden sakının ki, o gün hepiniz Allah’a döndürülüp götürüleceksiniz. Sonra herkese kazandığı amellerin karşılığı verilecek ve onlara asla haksızlık yapılmayacaktır. | |||||
| 2 | Âl-i İmran 25. Ayet (3:25:15) | يُظْلَمُونَ | يظلمون | yuzlemûn(e) | zulme uğratılmadığı | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bakalım, kendilerini o geleceğinde hiç şüphe olmayan gün için bir araya topladığımız ve hiç kimseye haksızlık edilmeden herkese kazandığı tamamen ödendiği vakit, hâlleri nice olacaktır. | |||||
| 3 | Âl-i İmran 161. Ayet (3:161:21) | يُظْلَمُونَ | يظلمون | yuzlemûn(e) | hiçbir haksızlığa uğratılmazlar | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hiçbir peygamberin emanete hıyanet etmesi düşünülemez. Kim hıyanet ederse, kıyamet günü, hıyanet ettiği şeyle birlikte gelir. Sonra da hiçbir haksızlığa uğratılmaksızın herkese kazandığının karşılığı tastamam ödenir. | |||||
| 4 | En'am 160. Ayet (6:160:16) | يُظْلَمُونَ | يظلمون | yuzlemûn(e) | haksızlığa uğratılmazlar | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez. | |||||
| 5 | Yunus 47. Ayet (10:47:0) | يُظْلَمُونَ | يظلمون | yuzlemûn(e) | haksızlığa uğratılmazlar | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Her ümmetin bir peygamberi vardır. Onların peygamberi geldiği (tebliğini yaptığı) zaman, aralarında adaletle hükmedilir ve onlara asla zulmedilmez. | |||||
| 6 | Yunus 54. Ayet (10:54:0) | يُظْلَمُونَ | يظلمون | yuzlemûn(e) | haksızlığa uğratılmazlar | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (O gün) zulmetmiş olan herkes, eğer yeryüzündeki her şeye sahip olsa, kendini kurtarmak için onu fidye verir. Azabı gördüklerinde, için için derin bir pişmanlık duyarlar. Onlara zulmedilmeksizin aralarında adaletle hükmedilir. | |||||
| 7 | Nahl 111. Ayet (16:111:15) | يُظْلَمُونَ | يظلمون | yuzlemûn(e) | haksızlık edilmez | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Herkesin nefsi için mücadele ederek geleceği, kendilerine zulmedilmeksizin herkese yaptığının karşılığının eksiksiz ödeneceği günü düşün. | |||||
| 8 | Mü'minûn 62. Ayet (23:62:12) | يُظْلَمُونَ | يظلمون | yuzlemûn(e) | haksızlık edilmez | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazla yük yüklemeyiz. Katımızda hakkı söyleyen bir kitab vardır. Onlar zulme, haksızlığa uğratılmazlar. | |||||
| 9 | Zümer 69. Ayet (39:69:15) | يُظْلَمُونَ | يظلمون | yuzlemûn(e) | haksızlık edilmez | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yeryüzü, Rabbinin nuruyla aydınlanır. Kitap (amel defterleri) ortaya konur. Peygamberler ve şahitler getirilir ve haksızlığa uğratılmaksızın aralarında adaletle hüküm verilir. | |||||
| 10 | Câsiye 22. Ayet (45:22:13) | يُظْلَمُونَ | يظلمون | yuzlemûn(e) | haksızlık edilmesin | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak, herkese kazandığının karşılığı verilsin diye yaratmıştır. Onlara zulm edilmez. | |||||
| 11 | Ahkaf 19. Ayet (46:19:9) | يُظْلَمُونَ | يظلمون | yuzlemûn(e) | haksızlık edilmez | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Herkesin yaptıklarına göre dereceleri vardır. (Bu da) Allah’ın onlara yaptıklarının karşılığını tastamam vermesi içindir. Asla kendilerine haksızlık yapılmaz. | |||||