| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | A'raf 31. Ayet (7:31:5) | ز۪ينَتَكُمْ | زينتكم | zînetekum | süs(lü, güzel giysiler)inizi | ز ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Âdemoğulları! Her mescitte ziynetinizi takının (güzel ve temiz giyinin). Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez. | |||||
| 2 | Yunus 88. Ayet (10:88:0) | ز۪ينَةً | زينة | zîneten | süs(ler) | ز ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ, şöyle dedi: “Ey Rabbimiz! Gerçekten sen Firavun’a ve onun ileri gelenlerine, dünya hayatında nice zinet ve mallar verdin. Ey Rabbimiz, yolundan saptırsınlar diye mi? Ey Rabbimiz, sen onların mallarını silip süpür ve kalplerine darlık ver, çünkü onlar elem dolu azabı görünceye kadar iman etmezler.” | |||||
| 3 | Hûd 15. Ayet (11:15:6) | وَز۪ينَتَهَا | وزينتها | ve zînetehâ | ve süsünü | ز ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim yalnız dünya hayatını ve onun zinetini isterse, biz onlara yaptıklarının karşılığını orada tastamam öderiz. Orada onlar bir eksikliğe uğratılmazlar. | |||||
| 4 | Kehf 7. Ayet (18:7:6) | ز۪ينَةً | زينة | zîneten | süs olsun diye | ز ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnsanların hangisinin daha güzel amel yaptığını deneyelim diye şüphesiz biz yeryüzündeki şeyleri ona bir zinet yaptık. | |||||
| 5 | Kehf 28. Ayet (18:28:16) | ز۪ينَةَ | زينة | zînete | süsünü | ز ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sabah akşam Rablerine, O’nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte ol. Dünya hayatının zînetini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma. Kalbini bizi anmaktan gafil kıldığımız, boş arzularına uymuş ve işi hep aşırılık olmuş kimselere boyun eğme. | |||||
| 6 | Nûr 31. Ayet (24:31:10) | ز۪ينَتَهُنَّ | زينتهن | zînetehunne | süslerini | ز ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarından, yahut kocalarının babalarından, yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü’minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz! | |||||
| 7 | Nûr 31. Ayet (24:31:21) | ز۪ينَتَهُنَّ | زينتهن | zînetehunne | süslerini | ز ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarından, yahut kocalarının babalarından, yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü’minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz! | |||||
| 8 | Ahzab 28. Ayet (33:28:11) | وَز۪ينَتَهَا | وزينتها | ve zînetehâ | ve süsünü | ز ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Peygamber! Hanımlarına de ki: “Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size mut’a[438] vereyim ve sizi güzelce bırakayım.” | |||||