"zulmedenler" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 14 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 59. Ayet (2:59:12) ظَلَمُوا ظلموا zalemû zulmedenlerin ظ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Derken, onların içindeki zalimler, sözü kendilerine söylenenden başka şekle soktular. Biz de haktan ayrılmaları sebebiyle, o zalimlere gökten bir azap indirdik.[19]
2 Bakara 165. Ayet (2:165:20) ظَلَمُٓوا ظلموا zalemû zulmedenler ظ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanlar arasında Allah’ı bırakıp da O’na ortak koşanlar vardır. Onları, Allah’ı severcesine severler. Mü’minlerin Allah’a olan sevgisi daha güçlü bir sevgidir. Zulmedenler azaba uğrayacakları zaman bütün kuvvetin Allah’ın olduğunu ve Allah’ın azabının pek şiddetli olduğunu bir bilselerdi!
3 Nisâ 168. Ayet (4:168:4) وَظَلَمُوا وظلموا ve zalemû ve zulmedenler ظ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz inkâr edenler ve zulmedenler (var ya), Allah onları asla bağışlayacak ve doğru yola iletecek değildir.
4 Hûd 116. Ayet (11:116:21) ظَلَمُوا ظلموا zalemû zulmedenler ظ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Sizden önceki nesillerden aklı başında kimseler (insanları) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktan alıkoysalardı ya! Ancak içlerinden kendilerini kurtardığımız pek az kimse bunu yapmıştı. Zulmedenler ise içinde şımartıldıkları refahın ardına düştüler ve günahkâr kimseler oldular.
5 Yusuf 79. Ayet (12:79:13) لَظَالِمُونَ۟ لظالمون le-zâlimûn(e) zulmedenler (oluruz) ظ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Yûsuf, “Malımızı yanında bulduğumuz kimseden başkasını tutmaktan Allah’a sığınırız. Şüphesiz biz o takdirde zulmetmiş oluruz” dedi.
6 Nahl 85. Ayet (16:85:4) ظَلَمُوا ظلموا zalemû zulmedenler ظ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) O zalimler, azabı gördükleri zaman artık onlardan azap hafifletilmez ve kendilerine mühlet de verilmez.
7 Rum 29. Ayet (30:29:4) ظَلَمُٓوا ظلموا zalemû zulmedenler ظ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat, zulmedenler bilgisizce nefislerinin arzularına uydular. Allah’ın (bu şekilde) saptırdığı kimseleri kim doğru yola iletir? Onların hiçbir yardımcıları yoktur.
8 Zümer 47. Ayet (39:47:4) ظَلَمُوا ظلموا zalemû zulmedenlerin ظ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer yeryüzünde bulunan her şey tümüyle ve onlarla beraber bir o kadarı da zulmedenlerin olsa, kıyamet günü kötü azaptan kurtulmak için elbette onları verirlerdi. Artık, hiç hesap etmedikleri şeyler Allah tarafından karşılarına çıkmıştır.
9 Zümer 51. Ayet (39:51:6) ظَلَمُوا ظلموا zalemû zulmedenlere ظ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Nihayet kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara isabet etmişti. Onlardan zulmedenler var ya, kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara isabet edecektir. Onlar Allah’ı âciz bırakacak değillerdir.
10 Şûrâ 42. Ayet (42:42:5) يَظْلِمُونَ يظلمون yazlimûne zulmedenler ظ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Ceza yolu ancak insanlara zulmedenler ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenler içindir. İşte onlar için elem dolu bir azap vardır.
11 Zuhruf 65. Ayet (43:65:7) ظَلَمُوا ظلموا zalemû zulmedenlerin ظ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Ama aralarından çıkan gruplar ayrılığa düştüler. Elem dolu bir günün azâbından vay o zulmedenlerin hâline!
12 Zâriyât 59. Ayet (51:59:3) ظَلَمُوا ظلموا zalemû zulmedenlerin ظ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz zulmedenler için (önceki müşrik) arkadaşlarının azap payı gibi payları vardır. Artık azabımı acele istemesinler.
13 Tûr 47. Ayet (52:47:3) ظَلَمُوا ظلموا zalemû zulmedenlere ظ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz zulmedenlere bundan başka bir azap daha var.[509] Fakat onların çoğu bilmezler.
14 Kalem 29. Ayet (68:29:6) ظَالِم۪ينَ ظالمين zâlimîn(e) zulmedenlermişiz ظ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, “Rabbimizi tesbih ederiz (yüceltiriz). Şüphesiz biz zalim kimseler imişiz” dediler.