| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 57. Ayet (2:57:14) | ظَلَمُونَا | ظلمونا | zalemûnâ | bize zulmediyor | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. “Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin” (dedik). Onlar (verdiğimiz nimetlere nankörlük etmekle) bize zulmetmediler, fakat kendilerine zulmediyorlardı. | |||||
| 2 | Âl-i İmran 117. Ayet (3:117:23) | يَظْلِمُونَ | يظلمون | yazlimûn(e) | zulmediyorlardı | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onların bu dünya hayatında harcadıkları malların durumu, kendilerine zulmeden bir topluluğun ekinlerini vurup mahveden kavurucu ve soğuk bir rüzgârın durumu gibidir. Allah, onlara zulmetmedi. Fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlar. | |||||
| 3 | A'raf 160. Ayet (7:160:0) | يَظْلِمُونَ | يظلمون | yazlimûn(e) | zulmediyorlardı | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz onları on iki kabile hâlinde topluluklara ayırdık. (Tîh sahrasında susuzluktan sıkılan) kavmi Mûsâ’dan su istediğinde biz ona, “Asânı taşa vur” diye vahyettik. (Vurunca) taştan on iki pınar fışkırdı. Herkes (kendi) su içeceği yeri bildi. Üzerlerine bulutu da gölgelik yaptık ve onlara kudret helvası ve bıldırcın indirdik. “Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin iyi ve temiz olanlarından yiyin” (dedik). Onlar bize zulmetmediler, fakat kendi nefislerine zulmediyorlardı. | |||||
| 4 | A'raf 177. Ayet (7:177:0) | يَظْلِمُونَ | يظلمون | yazlimûn(e) | zulmediyor | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âyetlerimizi yalan sayan ve ancak kendilerine zulmeden bir kavmin durumu ne kötüdür! | |||||
| 5 | Tevbe 70. Ayet (9:70:0) | لِيَظْلِمَهُمْ | ليظلمهم | li-yazlimehum | onlara zulmediyor | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara kendilerinden öncekilerin; Nûh, Âd ve Semûd kavimlerinin; İbrahim’in kavminin; Medyen halkının ve yerle bir olan şehirlerin haberleri ulaşmadı mı? Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getirmişti. (Ama inanmadılar, Allah da onları cezalandırdı.) Demek ki Allah onlara zulmediyor değildi, ama onlar kendilerine zulmediyorlardı. | |||||
| 6 | Tevbe 70. Ayet (9:70:0) | يَظْلِمُونَ | يظلمون | yazlimûn(e) | zulmediyorlardı | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara kendilerinden öncekilerin; Nûh, Âd ve Semûd kavimlerinin; İbrahim’in kavminin; Medyen halkının ve yerle bir olan şehirlerin haberleri ulaşmadı mı? Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getirmişti. (Ama inanmadılar, Allah da onları cezalandırdı.) Demek ki Allah onlara zulmediyor değildi, ama onlar kendilerine zulmediyorlardı. | |||||
| 7 | Nahl 33. Ayet (16:33:22) | يَظْلِمُونَ | يظلمون | yazlimûn(e) | zulmediyorlardı | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (O kâfirler) kendilerine ancak meleklerin veya senin Rabbinin helâk emrinin gelmesini bekliyorlar. Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı. | |||||
| 8 | Nahl 118. Ayet (16:118:11) | ظَلَمْنَاهُمْ | ظلمناهم | zalemnâhum | onlara zulmediyor | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Daha önce sana anlattıklarımızı yahudi olanlara da haram kılmıştık. Biz (bununla) onlara zulmetmedik, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı. | |||||
| 9 | Enbiyâ 97. Ayet (21:97:20) | ظَالِم۪ينَ | ظالمين | zâlimîn(e) | zulmediyormuşuz | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gerçek vaad (kıyametin kopması) yaklaşır, bir de bakarsın inkâr edenlerin gözleri açılıp donakalmıştır. “Eyvah bizlere! Doğrusu biz bundan gafildik. Hatta biz zalim kimselermişiz” derler. | |||||
| 10 | Ankebut 40. Ayet (29:40:28) | يَظْلِمُونَ | يظلمون | yazlimûn(e) | zulmediyorlardı | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunların her birini kendi günahları yüzünden yakaladık. Onlardan taş yağmuruna tuttuklarımız var. Onlardan o korkunç sesin yakaladığı kimseler var. Onlardan yerin dibine geçirdiklerimiz var. Onlardan suda boğduklarımız var. Allah, onlara zulmediyor değildi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı. | |||||
| 11 | Rum 9. Ayet (30:9:32) | يَظْلِمُونَۜ | يظلمون | yazlimûn(e) | zulmediyorlardı | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Yine) onlar, yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha kuvvetli idiler. Yeryüzünü sürüp işlemişler ve orayı kendilerinin imar ettiğinden daha çok imar etmişlerdi. Onlara da peygamberleri apaçık deliller getirmişlerdi. Allah, onlara asla zulmediyor değildi. Fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı. | |||||