Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
1587, sondan
4650. ayet;
11. sure ve
Hûd Suresinin
114. ayetidir.
Hûd Suresi 114. ayetinin kelime sayisi
14, harf sayısı
67 ve toplam ebced değeri ise
5771 olarak hesaplanmıştır.
Hûd Suresinin toplam ebced değeri
537792 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure
الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette
ا (12)
ل (11)
ر (4) bulunuyor.
واقم الصلوة طرفي النهار وزلفا من اليل ان الحسنات يذهبن السيـات ذلك ذكرى للذاكرين
واقمالصلوةطرفيالنهاروزلفامناليلانالحسناتيذهبنالسيـاتذلكذكرىللذاكرين
Veakimi-ssalâte tarafeyi-nnehâri vezulefen mine-lleyl(i)(c) inne-lhasenâti yużhibne-sseyyi-ât(i)(c) żâlike żikrâ liżżâkirîn(e)
(Ey Muhammed!) Gündüzün iki tarafında ve gecenin gündüze yakın vakitlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Bu, öğüt alanlar için bir öğüttür.[279]
Bu âyet, namaz vakitlerini göstermektedir. Gündüzün iki tarafından maksat, güneşin tepe noktasına gelmesinden önceki ve sonraki dilimleri demektir. Buna göre sabah namazı gündüzün bir tarafında, öğle ve ikindi namazları da öbür tarafında olmaktadır. Gecenin gündüze yakın vakitleri ise akşam ve yatsı vakitleridir.
Gündüz, “tan yerinin ağarmaya başladığı andan güneşin
batmasına kadar geçen süre” demektir. Gece ise “güneşin battığı andan başlayıp tan yerinin ağarmasına kadar geçen süre”yi ifade eder. Gündüzün iki tarafından maksat, geceyle birleşen iki tarafı, yani başı ve sonu olup tan yerinin ağardığı ve güneşin battığı zamanlardır. Buna göre gündüzün iki tarafında kılınması emredilen namazlardan biri sabah namazıdır; diğeri ise güneş batmadan önceki kısım (taraf) olarak alındığında öğle ve ikindi, battıktan sonraki taraf olarak alındığında akşam ve yatsı olarak yorumlanmıştır. “Gündüze yakın saatler” diye tercüme ettiğimiz zülef kelimesi ise zülfenin çoğulu olup gecenin gündüze yakın olan ilk saatlerini ifade eder; bu saatlerde kılınması emredilen namaz da yatsı namazıdır. Âyette namazın şekli ve zamanı belirlenmediği için âyet, vakti detaylı olarak tanımlamadan işaret edilen zamanlarda namaz kılmanın önemini vurgulamaktadır (Şevkânî, II, 603). Bu âyetin bütün farz namazların vakitlerini belirlediği kanaatinde olanlar da vardır (bk. Elmalılı, IV, 2831).
Namaz vakitlerini ve şeklini mütevâtir sünnet açıklamıştır. Hz. Peygamber’in uygulamalarına göre farz namazların vakitleri şöyledir: Sabah namazının vakti tan yerinin ağarmasıyla başlar, güneş doğuncaya kadar devam eder; öğle namazının vakti gün ortasından hemen sonra başlar, eşyanın gölgesi kendinin bir veya iki misli oluncaya kadar sürer; ikindi namazının vakti öğle vaktinin sona erdiği andan başlar, güneş batıncaya kadar devam eder; akşam namazının vakti güneş batınca başlar, batı tarafındaki kırmızı veya beyaz şafak kayboluncaya kadar devam eder; yatsı namazının vakti ise şafak kaybolduktan sonra başlar, tan yeri ağarıncaya kadar devam eder; vitir namazının vakti yatsı ile aynı olup yatsı namazını müteakip kılınır. Âyet, kötülüklerin ortadan kalkması veya bağışlanması için ibadetlerle iyiliklerin çokça yapılmasının gereğine işaret etmektedir. Bunların başında da namaz gelir (Ankebût
29:45). Âyetin son cümlesi yukarıdaki emir ve yasakların Kur’an’ın hidayetinden yüz çevirenler için değil, ona yönelenler için güzel bir öğüt olduğunu ifade buyurmaktadır. 115. âyet Hz. Peygamber’in şahsında bütün insanlara hitap ederek yukarıda geçen ilâhî emir ve yasakları yerine getiren kimselerin bazı sıkıntılarla karşılaşacağına işaret etmekte ve sabretmeyi öğütlemektedir.
Gündüzün iki bölümünde (öğle ve ikindi) ve gecenin de (gündüze) yakın bölümlerinde (akşam, yatsı ve sabah) namaz kıl! Şüphesiz ki iyilikler kötülükleri giderir. Bu, (gerçeği) hatırlamak isteyenlere bir hatırla(t)madır.
Bu ayet namazın beş vakit olduğunun en önemli delillerindendir. Ayetteki [tarafey(ni)] kelimesi [tesniye] (ikili çoğul) kalıbında olduğu için iki vakti içerirken, [zülef] kelimesi de [cemi] (en az üç olan çoğul) olduğu için en az üç vakti içermektedir. Namaz vakitleriyle ilgili mesajlar için bkz. Bakara
2:238; İsrâ
17:78; Tâhâ
20:130; Rûm
30:17-18; Kâf
50:39.,Benzer mesaj: Furkân
25:70.
Gündüzün iki tarafında ve geceye yakın saatlerde namaz kıl. İyilikler kötülükleri giderir. İşte bu, Allah'ı ananlara bir öğüttür.[220]
[220] Hasenât/iyilikler hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, IX, 342-345.
Gündüzün iki tarafında¹ ve gecenin yakınlarında² salâtı ikame et³. Çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Bu, anlayanlara bir öğüttür.
1- Sabah ve Akşam namazı. Namaz, vakitleri belirlenmiş bir farzdır. (4: 103). Sabah namazı (Salâti'l Fecri,
24:58. Salâti'l Fecri'in vakti, tan yerinin ağarmaya başlamasından Güneş'in doğuş anına kadardır.) Ve akşam namazı (Salâti'l İşâi
24:58). Salâti'l İşâi'nin vakti, Güneş'in batışından gecenin karanlığının iyice çöktüğü zamana kadardır. “İşâ” nın akşam demek olduğuna dair ayetler:
12:16;
79:46. 2. Gece/Yatsı namazı. Gecenin ilk bölümünde. (Salâti'l Leyli/ gece(yatsı) namazı,
11:114). Gece namazının vakti, gece karanlığının tam çökme anından gecenin ortasına kadardır. Bu ve salatı/namazı konu edinen diğer ayetlerden namazın; “sabah”, “akşam” ve “gece” olmak üzere günde üç vakit olduğu anlaşılmaktadır. Bu ayette geçen “zulef” sözcüğünün çoğul yani üç ve üçten fazla bir anlama sahip olmasından hareketle, namazın beş vakit olduğu söylense de “zulef” sözcüğü gecenin üç bölümünü ifade etmektedir; gecenin ilk bölümü, gecenin ortası ve gecenin son bölümü. (Örneğin
73:2,3,4;
73:20.) Dolayısı ile gecenin yakınlarından kasıt, gecenin ilk bölümüdür. Günümüzde cemaatle kılınan namazlara bakıldığında da namazların aslında üç vakit ve ikişer rekât olduğu anlaşılmaktadır. Dikkat edilirse namazların farzları olarak sabah namazı iki rekât ve ikisi de sesli; öğlen namazı dört rekât, dördü de sessiz; ikindi namazı dört rekât, dördü de sessiz; akşam namazı üç rekât, ikisi sesli, biri sessiz; yatsı namazı dört rekât, ikisi sessiz ikisi sesli kılınmaktadır. Kılınan namazlarda, sesli olarak kılınanlar sabah iki, akşam iki ve yatsı iki şeklindedir. Yani günde üç vakit ve ikişer rekât sesli kılınmaktadır. Sessiz kılınanlar sonrada yapılan ilavelerdir. Bu ilaveleri çıkarırsak geriye namazın vakitleri ve rekât sayıları kalmaktadır. 3. Namazı gereği gibi kıl, canlı ve diri tut.
Gündüzün iki tarafında (öğlen ve ikindi zamanında) ve gecenin (gündüze) yakın vaktinde (sabah, akşam ve yatsıda) namazı kıl. Şüphesiz iyilikler, kötülükleri giderip (sizi temize çıkarır) . Bu, (ibret) alanlara bir öğüt ve hatırlatmadan (ibarettir).
Ve gündüzün başlangıcıyla son kısmında ve gecenin ilk çağlarında namaz kıl; şüphe yok ki güzel işler, kötülükleri giderir. İşte bu, iyi düşünenlere bir öğüttür.
Gündüzün başlangıcıyla son kısmındaki namazlar, sabah ve akşam namazlarıdır. Gecenin ilk çağlarındaki namaz da akşam namazıdır. Gündüzün başlangıcında ve son kısmındaki namazlar, sabah, öğle ve ikindi, gecenin ilk çağlarındaki namazlar da akşam ve yatsı namazlarıdır diyenler de olmuştur. Güzel işlerden maksat namazdır.
Gündüzün başında ve sonunda, bir de gecenin erken saatlerinde, namaz kılmaya devamlı ve duyarlı ol. Çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Allah'ı hatırında tutanlar için bir öğüt ve hatırlatmadır bu.
Gündüzün iki tarafında, gecenin gündüze yakın saatlerinde (sabah,akşam,yatsı) namazları erkanına, şartlarına, vaktine riayet ederek âşikâre kıl. İyilikler, namazlar, câmiler, müesseseler, hukuk kurallarının işletilmesi, fazileti, sevabı yüksek hükümlere öncelik verilmesi kötülükleri, günahları, başıbozukluğu yok eder. Bu Kur'an, düşünebilenler için, kulağına söz girecek kimseler için büyük bir öğüttür.
Gündüzün iki tarafında ve gecenin (gündüze) yakın vakitlerinde namaz kıl. Şüphesiz iyilikler, kötülükleri giderir. Bu ibret alanlara bir öğüttür.
114.Buhari ve Müslim`in Abdullah bin Mes`ud (r.a.)`dan rivayet ettiklerine göre bir adam bir kadını öptü. Sonra Resulullah (a.s.)`a gelerek durumdan söz etti. Bunun üzerine Yüce Allah bu ayeti kerimesini indirerek iyiliklerin kötülükleri gidereceğini bildirdi. Adam: "Bu sadece benim için midir?" diye sordu. Resulullah (a.s.) da: "Bütün ümmetim içindir" diye buyurdu.Tirmizi`in rivayetine göre de Ebu`l-Yusr (r.a.)`un başından böyle bir olay geçmiş daha sonra bu ayeti kerime indirilmiştir. Hayli uzun olan ve olayı bütün incelikleriyle anlatan bu rivayet birincinin açıklaması olabilir.
Gündüzün iki tarafında ve gecenin (gündüze) yakın saatlerinde namazı kıl. Şüphesiz iyilikler, kötülükleri giderir. Bu, öğüt alanlara bir öğüttür.
Gündüzün iki tarafında (öğle ve ikindi vakitlerinde) ve geceye yakın üç vakitte (akşam, yatsı ve sabah vakitlerinde) gereği üzre namaz kıl. Doğrusu bu hasenat (beş vakit namazın sevabı, küçük) günahları mahveder, Bu, ibretle düşünenlere bir nasihattır.
Gündüzün iki tarafında (sabah ve ikindi) ve gecenin gündüze yakın saatlerinde (akşam ve yatsı) namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Bu namaz, zikredenler için bir uyarıcıdır.
İki ucunda gündüzün, gecenin yakınında kılasın namazını, evet kötülükleri iyilikler götürür, işte bu, anlayanlara öğüttür
Gündüzün iki tarafında (öğle ve ikindide) ve gecenin (gündüze) yakın vakitlerinde (akşam, yatsı ve sabah da) namazı ikame et! Muhakkak ki iyilikler, kötülükleri (küçük günahları) ortadan kaldırır. İşte bu, anlayışı ve kavrayışı olanlar için bir öğüttür.
Bkz.
2:238,
17:78,
30:17-18Günün beş vaktinde namaza durmaya işaret eden âyetlerden biri de budur. Sabahtan öğleye kadar gündüzün bir tarafı, öğleden akşama kadar da gündüzün diğer bir tarafıdır. Dolaysıyla gündüzün iki tarafından kasıt, öğle ve ikindi namazlarıdır. Gecenin gündüze yakın vakitlerinden kasıt ise sabah, akşam ve yatsı namazlarıdır. Bu ve bunun gibi bazı ayetlerle belirlenen beş vakit namaz Hz. Peygamber’in uygulamasıyla net bir şekilde ortaya konmuştur. Gününü belli zamanlarında belli aralıklarla Allah’la kulun bir araya gelmesi ve dileklerin Allah’a arz edilmesi kulluğun gereklerindendir. “Namazı ikame et” emri, davete icabet et, Yaratıcının huzuruna gel, aslını ve kendini düşün, sadakatini gözden geçir, yaşadıklarının muhasebesini yap, Allah’tan gelip O’na gideceğini hatırla, vefalı ve erdemli olmaya çalış, Allah’la yaşamayı içselleştir anlamındadır.
Gündüzün iki ucunda ve gecenin gündüze yakın zamanlarında namaz kıl. Doğrusu iyilikler kötülükleri giderir. Bu, öğüt kabul edenlere bir öğüttür.
Gündüzün iki ucunda, gecenin de ilk saatlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri (günahları) giderir. Bu, öğüt almak isteyenlere bir hatırlatmadır.
Tefsircilere göre, gündüzün iki tarafındaki namazlar, sabah, öğle ve ikindi; gecenin yakın saatlerindekiler de akşam ve yatsı namazlarıdır. Âyette belirtilen iyiliklerden biri 5 vakit namazdır. Resûlullah (s.a.) buyurmuştur ki: Ne dersiniz, sizden birisinin kapısı önünde bir ırmak bulunsa da, her gün beş defa onda yıkansa kendisinde kir namına bir şey kalır mı? Ashâp, «hayır» dediler. Bunun üzerine Resûlullah buyurdu ki: İşte beş vakit namaz da bunun gibidir ki, Allah o sayede bütün hataları arıtır.
Gündüzün iki ucunda, gecenin yakın kısmında namazı gözet. İyilikler kötülükleri silip götürür. Bu, öğüt alacak olanlara bir öğüttür.
Ayetin ilk bölümündeki "ve" harfini ekleme anlamında değil, açıklama anlamında kabul ettik. Kuran Arapçasına göre gece, güneşin batımından doğumuna kadar süren tüm zaman dilimidir (
2:187). Akşam ve sabah namazlarının vakitleri, gündüzün iki ucunda gecenin gündüze yakın birer bölümüdür. "Ve" harfinin farklı anlamlarda kullanımının örnekleri için bak
2:53;
21:48;
13:26. Kuran namaz hakkında detaylı bilgi içermektedir. Elinizdeki çevirinin son bölümünde yer alan "Kuran'a Göre Nasıl Namaz Kılabiliriz" başlıklı Not ilgili ayetleri sergilemektedir.
Gündüzün her iki tarafında ve gecenin saçaklarında (gündüze yakın olan saatlerinde) namaz kıl! Muhakkak ki, iyilik kötülükleri giderir. Bu ise, düşünebilenlere bir öğüttür.
Hem namaz kıl gündüzün taraflarından ikisinde ve gecenin gündüze yakın saatlerinde, çünkü hasenat, seyyiatı giderir, bu, idrâki olanlara bir öğüddür
Gündüzün iki tarafında, gecenin de yakın saatlerinde dosdoğru namaz kıl. Çünkü güzellikler kötülükleri (günâhları) giderir. Bu, iyi düşünenlere bir öğüddür.
Gündüzün iki tarafında (öğle ve ikindi vakitlerinde) ve gecenin (gündüze) yakın saatlerinde (akşam, yatsı ve sabah vakitlerinde)(3) ise namazı hakkıyla edâ et! Muhakkak ki iyilikler, (büyük günahlardan kaçınmak şartıyla) kötülükleri giderir. Bu, ibret alanlara bir nasîhattir.
(3)اَلزُّلَفُ*vakit ve yakınlık ma‘nâsına gelen اَلزُّلْفَتُ kelimesinin cem‘idir (çoğuludur). Arabca’da cemi‘lerin en azı üçtür. Böylelikle, sabah namazı gün doğmasına yakın, akşam ve yatsı namazları ise güneşin batmasına yakın saatlerde kılınmakla, bu üçlüyü ifâde ederler. Arabca’da ikili çokluklar ise “tesniye” ta‘bîr edilen diğer bir kalıpla yapılır ki طَرَفِي النَّهاَرِ ta‘bîri de, böylelikle gündüzün iki tarafı olup, öğle ve ikindi namazlarına işâret eder. Namazın bildiğimiz beş vakte tahsîsi, bunun gibi başka âyetlerle ve ayrıca mütevâtir hadîs-i şerîflerle ve icmâ‘-ı ümmet ile sâbittir. (Bilmen, c. 3, 1528)
Gündüzün iki tarafında ve gecenin yakın zamanında namaz kılın. (Şunu unutmayın) güzel davranışlar, yapılan yanlışlıkları siler. Bu hatırlatma düşünenler içindir.
Gündüzün iki tarafında, gecenin gündüze yakın birkaç saatinde namazı dosdoğru kılın. Çünkü iyi işler kötü işleri giderir. Bu, nasihat kabul edenlere bir nasihattir.
Gündüzün iki tarafında ve gecenin (gündüze) yakın zamanlarında namaz kıl. Doğrusu iyilikler kötülükleri giderir. Bu, hatırlayıp kendine gelenlere bir hatırlatmadır.
(Sabahtan öğleye kadar gündüzün bir tarafı, öğleden akşama kadar da gündüzün diğer bir tarafıdır. Dolayısıyla gündüzün iki tarafında kılınan namazlardan maksat sabah, öğle ve ikindi namazı; gecenin gündüze yakın zamanında kılınan namazlar ise akşam ve yatsı namazlarıdır.)
Ey hak yolunun yolcusu! Gündüzün iki ucunda bulunan sabah ve akşam vakitlerinde ve gecenin gündüze yakın saatlerindeki teheccüd vaktinde namazıözenle ve dikkatle kılmaya devam et! Çünkü ibadet ve iyilikler, küçük günahları siler atar, insan ruhunu eğitip olgunlaştırarak kötülükleri ortadan kaldırır. İşte bütün bu tavsiyeler, öğüt almasını bilenlere bir uyarı, bir hatırlatmadır.
Gündüz’ün iki ucunda ve Gece’nin sabaha yakın kısmında Namaz’ı kıl!
İyilikler, Kötülükler’i giderir.
İşte bu, Öğüt Alacaklar için hatırlatmalardır / öğütlerdir.
Gündüzün iki tarafında (öğle ve ikindi vakitlerinde) ve gecenin bölümlerinde1 (akşam, yatsı ve sabah vakitlerinde) namazı, hakkını vererek kıl. Çünkü iyilikler,2 kötülükleri3 giderir. İşte bu, öğüt alanlara bir hatırlatmadır.
1 (زُلَفٌ) kelimesi, (زُلْفَةٌ) kelimesinin çoğuludur ve Arapçada çoğulun en az, üç olması gerekir. Bu sebeple de gece namazları akşam, yatsı ve sabah olmak üzere üç vakittir. 2 Beş vakit namaz, yapılan tüm ibâdetler ve Allah’ın yapılmasını ve yapılmamasını emrettiği, tüm davranışlar. 3 Yani küçük günâhlar, hatalar.
Ve gündüzün başında ve sonunda, 144 bir de gecenin erken saatlerinde 145 salâtta devamlı ol; çünkü muhakkak ki iyi eylemler kötü eylemleri giderir; [Allah'ı] hatırında tutanlar için bir öğüt, bir hatırlatmadır bu.
Gündüzün iki tarafında (öğle ve ikindi) ve gecenin gündüze yakın vakitlerinde (Sabah, akşam ve yatsı) namazını kıl, unutma ki iyilikler kötülükleri giderir. İşte bu, öğüt alacaklara bir hatırlatmadır. 17/78, 20/130, 30/17- 18
Gündüzün iki ucunda ve gecenin gündüze yakın vakitlerinde namazı ikame et![1811] Unutma ki iyilikler kötülükleri giderir:[1812] işte bu, öğüt alacaklara bir hatırlatmadır.
[1811] Bu âyet namazın vakit sayısının beş olduğunun dilsel delilidir. “Gündüzün iki ucunda” ifadesinin iki vakte tekabül ettiği açıktır. “Gecenin gündüze yakın vakitlerinde” diye çevirdiğimiz ibaredeki zulefen, “gecenin gündüze sarkan saatleri ve gündüzün geceye sarkan saatleri” için kullanılır (Lisân). Kelime olarak çoğul kipindedir ve dilde çoğulun alt sınırı üçtür (zira Arapça’da ayrı bir tesniye formu vardır). Buna göre, bu âyette beş vakitten söz edildiği dilsel bir sonuçtur. Tartışılabilir olan, bu âyette kaç vakte atıf yapıldığı değil, hangi vakitlere atıf yapıldığıdır. Beş vaktin zamanları ve namazın diğer ayrıntıları, Allah Rasûlü’nün uygulamalarıyla sabittir. On binlerce insan bu uygulamaları nesilden nesile taşımıştır. Âyetten de çıkartılacağı gibi, Allah Rasûlü “gündüzün iki ucunu” öğle ve ikindi, “gecenin gündüze yakın vakitlerini” de akşam, yatsı ve sabah olarak uygulamıştır.
[1812] Seyyiât ile benzer anlama gelen zunûb arasındaki fark şudur: Birincisi bir kötülüğü istemek ya da bir yasağı çiğnemek, ikincisi ilâhî bir emri terk etmektir. Allah Rasûlü’nün günahları büyük ve küçük olarak sınıflandırması, özünde Kur’an’a dayanmaktadır (Bkz:
4:31 ve
53:32).
Ayetteki “iyilikler kötülükleri giderir” ilahi müjdesi nasıl anlaşılmalıdır? Allah Rasûlü’nün, bu ayeti nasıl yorumladığına dair ipucu veren ilginç bir olay aktarılır. Bir genç peygambere gelerek bahçede sevdiği kızla buluştuğunu, onunla cilveleştiklerini, fakat bundan öte gitmediklerini, ilişkiye girmediklerini söyler ve “Ne uygun görürsen onunla hükmet” der. Hz. Ömer “Eğer kendisi örtseydi, Allah onun bu durumunu örtmüştü” der. Allah Rasûlü arkasından gözüyle adamı takip eder ve “onu bana geri getirin” der. Getirirler. Ona “Gündüzün iki ucunda ve gecenin gündüze yakın vakitlerinde namazı ikame et! Unutma ki iyilikler kötülükleri giderir” ayetini okur. Hz. Ömer “Ya Rasulallah! Bu sadece ona mı has, yoksa herkes için geçerli mi?” diye sorar. Allah Rasûlü de, herkes için geçerli olduğunu söyler. (İbn Kesir, Tefsir,
2:462. Müslim, Tevbe 45’te bu olay üstü kapalı aktarılır).
Ve namazı gündüzün iki tarafında ve geceden de gündüze yakın saatlerde dosdoğru kıl. Şüphe yok ki güzellikler, kötülükleri giderir. Bu, güzelce düşünenler için bir iyi öğüttür.
Gündüzün iki tarafında, gecenin gündüze yakın saatlerinde namaz kıl. Zira böyle güzel işler insandan uzak olmayan günahları silip giderir. Bu, düşünen ve ibret alanlara bir nasihattır. [3, 113; 20, 130]
Gündüzün iki tarafında (sabah, akşam) ve geceye yakın sa'atlerde namaz kıl; çünkü iyilikler, kötülükleri giderir. Bu, ibret alanlara bir öğüttür.
Hz. peygamber (s.a.v.): "Büyük günâhlardan sakınıldığı sürece bir namaz, öteki namâza kadar olan günâhlara keffârettir" buyurmuştur.
Gündüzün iki bölümünde[1] ve gecenin gündüze yakın zamanlarında[2] namaz kıl. Çünkü iyilikler (namazlar), kabahatlerikötülükleri giderir. Bu, aklını başına alacaklar için bir hatırlatmadır.
[1] Öğle ve ikindide [2] Arapçada çoğul en az 3'tür.Dolayısıyla gece namazı en az üçtür. Akşam, yatsı ve sabah namazları.
Gündüzün iki ucunda ve gecenin ilk saatlerinde namaz kıl, iyilikler kötülükleri giderir. Bu, öğüt alanlara bir hatırlatmadır.
Gündüzün iki yanında, gecenin de yakın saatlerinde namaz kıl.(22) İyilikler kötülükleri giderir. İşte bu güzelce düşünenler için bir öğüttür.(23)
(22) Beş vakit namaza işaret eden âyetlerden biri de budur. Yapılan tanımlardan hangisinin hangi namaza işaret ettiği konusunda farklı yorumlar varsa da, kesin olan şey, bu namaz vakitlerinin, Peygamberimizin uygulamasıyla net bir şekilde belirlenmiş olduğudur.(23) Bir günah işlediğini söyleyerek Peygamberimize gelen ve kendisine ceza uygulanmasını isteyen birisinin müracaatı üzerine bu âyet inmiştir. “Bu âyetin hükmü sadece o kimse için mi?” sorusunu ise, Peygamberimiz, “Hayır, bütün insanlar için” şeklinde cevaplandırmıştır. (Müslim, Tevbe: 39-43; Ebû Davud, Hudud: 31; Tirmizî, Tefsir
11:4-7; Müsned,
1:445.) Yine benzeri bir müracaat karşısında Peygamberimiz, kendisine başvuran kişiye “Güzelce abdestini alıp bizimle beraber namaz kılmadın mı?” diye sormuş, “Evet” cevabını alınca “Öyleyse Allah senin günahını bağışladı” buyurmuştur. (Buhârî, Hudud: 27; Müslim, Tevbe: 44, 45; Ebû Davud, Hudud: 10.) “İyilikler kötülükleri giderir” ibaresinin namaz emrini izlemesi de, farz namazların, aradaki kötülükleri gidereceğine işaret etmektedir. Bunlar küçük günahlar hakkındadır; büyük günahlar için ise ayrıca tevbe ve istiğfar gerekir. Nitekim Nisâ Sûresindeki bir âyette de buna işaret edilmiş ve büyük günahlardan kaçınanların, kalan kusurlarının da Allah tarafından bağışlanacağı bildirilmiştir.
4:31 ve açıklamasına bakınız.
Gündüzün iki tarafında ve geceye yakın saatlerde namazı/duayı yerine getir. Güzellikler kötülükleri silip süpürür. İşte bu, Allah'ı ananlara bir öğüttür.
daħı ŧururuñ namāzı gündüzüñ iki ķıranında iki ŧar ķıraıñnda daħı ilk bölüklerde giceden ya'nį aħşam bayıķ eyü işler ya'nį biş namāz giderür yavuz işleri. şol andurmaķdur añıcılara.
Daḫı durġur namāzı ṣabāḥda, ‘aṣrda, gicenüñ sā‘atlerinde daḫı. Taḥḳīḳyaḫşılıḳ yamanlıġı giderür. Ol naṣīḥatdür ẕikr eyleyenlere.
(Ya Rəsulum!) Namazı gündüzün iki başında (günortadan əvvəl və sonra, yə’ni səhər, günorta və gün batan çağı və ya günün iki başında, yə’ni səhər-axşam) və gecənin (gündüzə yaxın) bə’zi saatlarında (axşam və gecə vaxtı) qıl. Həqiqətən, (beş vaxt namaz kimi) yaxşı əməllər pis işləri (kiçik günahları) yuyub aparar. Bu, (Allahın mükafatını və cəzasını) yada salanlara öyüd-nəsihətdir (xatırlatmadır).
Establish worship at the two ends of the day and in some watches of the night. Lo! good deeds annul ill deeds. This is a reminder for the mindful.
And establish regular prayers at the two ends of the day(1616) and at the approaches of the night:(1617) For those things, that are good remove those that are evil:(1618) Be that the word of remembrance to those who remember (their Lord):*
1616 The two ends of the day: Morning and afternoon. The morning prayer is the Fajr, after the light is up but before sunrise: we thus get up early and begin the day with the remembrance of Allah and of our duty to Him. The early afternoon prayer, Zuhr, is immediately after noon : we are in the midst of our daily life, and again we remember Allah. (R). 1617 Approaches of the night: Zulafun, plural of Zulfatun, an approach, something near at hand. As Arabic has, like Greek, a dual number distinct from the plural, and the plural number is used here, and not the dual, it is reasonable to argue that at least three "approaches of the night" are meant. The late afternoon prayer, 'Asr, can be one of these three, and the evening prayer, Maghrib, just after sunset, can be the second. The early night prayer,' lsha' at supper time when the glow of sunset is disappearing, would be the third of the "approaches of the night", when we commit ourselves to Allah before sleep. These are the five canonical prayers of Islam, (Cf. n. 3521). 1618 Those things that are good: in this context the words refer primarily to prayers and sacred thoughts, but they include all good thoughts, good words, and good deeds. It is by them that we keep away everything that is evil, whether referring to the past, the present, or the future.